Category Archive : Teknoloji

Blokzincir tabanlı oylama makinesi tanıtıldı

Kaspersky Innovation Hub projesi olan ve çevrim içi oylama platformu geliştiren Polys, yeni oylama makinesinin prototipini tanıttı.

Kaspersky açıklamasına göre, şirketler, üniversiteler ve siyasi partiler için bir çevrim içi oylama platformu geliştiren Polys’nin yeni oylama makinesi, blokzincir teknolojilerini Polys çevrim içi seçim sistemiyle birlikte kullanıyor.

Oy verme merkezlerinden veya kişisel cihazlardan gönderilen oylar güvenli bir şekilde aktarılıp işleniyor. Bu şekilde seçmenler nasıl oy vereceklerini tercih edebiliyor, organizatörler de gizliliği garanti altına alınmış güvenli bir çevrim içi oylama sistemi kullanıyor.

Çevrim içi oylama sistemleri; seçimleri düzenleyenlere ve katılımcılara uzaktan oy verme, sonuçları otomatik hesaplama, lojistik zorlukları aşma ve süreci tek bir merkezden yönetme gibi çeşitli imkanlar sunuyor. Ancak, çevrim içi oylamalar akıllı telefon veya bilgisayar kullanma alışkanlığı olmayanların ya da oylarını bizzat bir merkeze gidip vermeyi tercih edenlerin önünde bir engel haline gelebiliyor. Bu sistemde karşılaşılan bir diğer zorluk ise bir katılımcının verdiği kararı ortaya çıkarmadan oyunun sayılıp sayılmadığını kontrol etmesini sağlamak oluyor.

Polys oylama makinesi, bu sorunu aşmak için dağıtık defter teknolojisinden yararlanıyor. Bu durum tüm oyların merkezi olmayan bir şekilde çok sayıda blokzinciri düğümünde saklanması anlamına geliyor. Oylamayı düzenleyenler, bu verileri saklamak için çok sayıda bilgisayar seçebiliyor. Bunun için güvenilir kurumlara veya bağımsız gözlemcilere ait bilgisayarları tercih edebiliyor. Bu yöntem, verilen oylar üzerinde değişiklik yapma ihtimalini en aza indiriyor. Kötü niyetli kişilerin değişiklik yapabilmesi için tüm bu bilgisayarlara sızması gerekiyor.

“Rahat ve şeffaf bir şekilde oy vermeyi sağlıyor”

Oylama makinesini kullanmak için katılımcıların gerekli belgelerle kimliklerini doğrulatması gerekiyor. Bunu yapan katılımcılara kendilerine özel bir kod veriliyor. Bu kodu özel bir cihazla tarattıktan sonra Polys oylama makinesi üzerindeki ekrandan seçim yapılabiliyor. Katılımcılar, bu QR kodunu özel bir web uygulamasında kullanarak verdikleri oyların blokzincirine kaydedilip kaydedilmediğini kontrol edebiliyor. Oyların kişiye kadar takip edilmemesi için isimler ve tercihler blokzincirinde kaydedilmiyor.

Belirli bir bölgede yapılan seçimler için de ayrı bir erişim kodu hazırlanabiliyor. Böylece başka bir bölgede bile oy verirken katılımcılara kendi yerel seçimlerindeki adaylar gösteriliyor. Denetim ve yeniden sayım için, bu dağıtık defter sistemine bir Polys yazıcı bağlanarak kağıtta baskı da alınabiliyor. Bölgesel seçim ekibinin ana ofisinde yer alan bu cihaz, oy verildiğinde bunu kağıda basabiliyor.

Oylama makineleri Polys çevrim içi oylama platformu ile tek bir blokzinciri sistemi üzerinden birbirine bağlanabiliyor. Bu da makinelerin tek bir kayıt tutabilmesini sağlıyor. Böylece bir seçmenin birden fazla oy vermesinin önüne geçiliyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Polys Ürün Müdürü Roman Aleshkin, müşterilerle yaptıkları görüşmelerde, kağıt kullanılarak yapılan oylamaların getirdiği zorlukları anladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Polys platformuyla sunduğumuz elektronik oylama sistemi bu sorunların bazılarını çözüyor. Uzaktan oy verme imkanı sunarak gençlerin katılım oranını artırabiliyor. Ancak fiziksel oy verme merkezleri tamamen kapatılacak olursa bazı grupların seçimlere katılması ve seslerini duyurması da zorlaşabilir. Bu yüzden yeni oylama makinelerimizi geliştirdik. Çevrim içi platformla birlikte çalışan bu makine, vatandaşların istedikleri şekilde rahat ve şeffaf bir şekilde oy vermesini sağlıyor.”

Kaynak: AA

Konya Teknik Üniversitesi akademisyenleri nano kaplama cihazı geliştirdi

Konya Teknik Üniversitesi (KTÜN) akademisyenleri “nano kaplama cihazı” yaptı.

Akademisyenler, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK) da destek verdiği proje kapsamında yaklaşık 10 yıl önce her yüzeye uygulanabilen nano kaplama teknolojisi üzerine çalışma başlattı.

Endüstriyel özellikleri ile nano teknoloji alanında faaliyet gösteren birçok firmanın ilgisini çeken çalışma, laboratuvar ortamında geliştirildi.

Teknolojinin savunma sanayisinde de kullanılması için çalışan akademisyenler, proje ile katma değeri yüksek ürünler üretmek istiyor.

Konya Teknik Üniversitesi (KTÜN) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Kimya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Karaman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, projeye yaklaşık 10 yıl önce Selçuk Üniversitesinde başladıklarını söyledi.

“Bu teknoloji sayesinde istediğimiz ürüne çizilmeme, su geçirmeme, ısıyı kaybetmeme ve bulunduğu arazinin rengini alabilme gibi birçok özelliği kazandırabiliyoruz.” ifadesini kullanan Karaman, şöyle konuştu:

“Kaplama yapmak istediğimiz malzemeyi cihaza yerleştiriyoruz. Çizilmeme, su geçirmeme, ısıyı kaybetmeme ve bulunduğu arazinin rengini alabilme gibi birçok özelliği bulunan kimyasal sıvıyı, havasız bir ortamda buhar olarak sisteme gönderiyoruz. Cihaz, bu sıvıyı ürünün üzerine kaplama yapıyor. Bu sayede ürünün yüzeyi istediğimiz özelliğe kavuşuyor. Cihazın yaptığı, yüzey kaplaması. Nanometre mertebesinde, yani çok ince ve gözle algılamak da pek mümkün değil. Cihaz, malzemenin özelliğini, geometrik yapısını, rengini ve dokusunu bozmadan bunu gerçekleştiriyor. Dolayısıyla ürüne istenilen fonksiyonu yüzey özelliğini bozmadan kazandırıyoruz.”

Karaman, çalışmayı tamamen yerli imkanlarla yaptıklarını dile getirerek, yaklaşık 10 kişilik ekiple bugüne kadar gerek TÜBİTAK gerekse özel sektör için çok sayıda projeyi tamamladıklarını vurguladı.

“Patenti için başvuruda bulunduk”

Çalışma alanlarının geniş olduğunu belirten Karaman, şöyle devam etti:

“Çünkü bu kaplama teknolojisi ahşabından tekstiline ve cam endüstrisinden savunma sanayisine kadar birçok farklı yüzeye uygulanabiliyor. Bu alanlarda çok önemli projelere imza attık ve atmaya da devam ediyoruz. Burada geliştirdiğimiz çalışma tamamen endüstriye uygun. Bu yüzden ülke ekonomisine katma değerli ürünlerle destek vereceğiz. Örneğin bu nano kaplama teknolojisi sayesinde bir kumaşa su geçirmeme, ısıyı tutma, antibakteriyel ya da herhangi bir özellik kazandırdığımızda bunun katma değeri çok daha fazla oluyor. Türkiye’de de böyle bir çalışmayı ilk kez biz yaptık. Patenti için de başvuruda bulunduk.”

Karaman, nano kaplama teknolojisini savunma sanayisinde kullanmak için çalışma yürüttüklerini aktararak, savunma sanayi firmalarıyla iş birliği içerisinde olduklarını ifade etti.

Kaynak: AA

GTÜ’den sera gazını sentetik sıvı yakıta dönüştürecek katalizör

Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) Mühendislik Fakültesi Enerji Sistemleri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ercan Özdemir, Kore İleri Teknoloji ve Bilim Enstitüsü araştırmacılarının iş birliğiyle sera gazlarını sentetik sıvı yakıta dönüştürebilecek katalizör geliştirdi.

Kore’deki enstitüde sürekli çalıştırılarak test edilen katalizör, sera gazları olan metan ve karbondioksidin endüstriyel ölçekte yüksek verimlilik ve düşük maliyetle değerli kimyasallara dönüştürülmesine imkan sağlıyor.

Uluslararası bir petrokimya şirketinin pilot ölçek tesiste yakın gelecekte denemelere başlayacağı katalizör, su buharı yerine karbondioksidin reaksiyona sokulmasını mümkün hale getirerek, karbon emisyonunun azaltılmasına umut oluyor.

“Pahalı soy metal içermiyor”

Doç. Dr. Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada artan enerji ihtiyaçlarının fosil kaynaklardan sağlandığını belirterek, bunun da karbon emisyonunu her geçen gün artırdığını söyledi.

Geçen ay yapılan bir çalışmada atmosferdeki karbondioksit oranının 400 ppm seviyesine çıktığının belirlendiğini aktaran Özdemir, bunun bugüne kadar dünyada görülenin en yüksek seviye olduğunu kaydetti.

Özdemir, diğer bir sera gazı olan metanın özellikle 1950’li yıllardan sonra her yıl yüzde 1 artış gösterdiğine işaret ederek, “Yapılan çalışmalar küresel ısınmayla birlikte kutup bölgesinde ciddi erime olduğunu, yakın gelecekte metan emisyonu görüleceğini gösteriyor. Böyle olunca metan da küresel ısınmayı tetikleyecek. Yaptığımız çalışmayla sera gazı olarak bilinen karbondioksit ve metanın reaksiyonuyla sentetik sıvı yakıt eldesine olanak sağlayan katalizör geliştirdik. Bu katalizör, pahalı soy metal içermiyor, yüksek dönüş oranlarında yüzde 98’e kadar çıkabiliyor ve ayrıca sürekli çalışabiliyor.” diye konuştu.

“Geliştirdiğimiz katalizörün şu anda benzeri yok”

Katalizörlerin kullanımını karbon birikimi ve sinterlemenin (yüksek sıcaklıkta gözeneklerin kapanması) kısıtladığını aktaran Özdemir, “Geliştirdiğimiz katalizör sinterlemeye karşı oldukça dirençli ve yüzeyinde karbon birikimi gerçekleşmiyor. Öyle olduğu için bir aydan uzun süre kullanmamıza rağmen herhangi bir karbon birikimi ve sinterleme gözlemlenmedi.” dedi.

Özdemir, daha önce soy metal içerikli katalizörlerin emisyon azaltması için önerildiğini ancak bunların stabilite problemleri olduğu ve üzerinde karbon biriktiğinin tespit edildiğini bildirdi.

Geliştirdikleri katalizörün hem soy metal içermemesi hem uzun süre çalışabilmesi hem de stabil olması dolayısıyla şu anda benzerinin olmadığını söyleyen Özdemir, şöyle devam etti:

“Metandan değerli kimyasalların üretimi 2 aşamalı bir prosestir. Birinci aşama sentez gazının üretimi, ikincisi ise sentez gazının reaksiyonuyla hidrokarbonun üretimidir. Bugün kullanılan yöntem, metanın su buharıyla reaksiyonu sonucu elde edilen sentez gazının kullanılmasıdır. Bu ılımlı şartlarda gerçekleştiği için tercih edilmektedir. Ancak karbon emisyonuna bir katkısı bulunmamaktadır. Biz sera etkisine yol açan karbondioksidi reaksiyona sokan bir katalizör geliştirdiğimiz için büyük ilgi uyandı. Geliştirdiğimiz katalizör sıvı sentetik yakıt, bu dizel ya da benzin eşdeğeri olabilir, bunun dışında metanol, aldehit gibi kimyasalların üretimine olanak sağlayacak. Ayrıca elde edilen sıvı yakıt kullanılan benzin ve dizele göre daha temiz olacak, kendisi de hidrokarbon olmasına rağmen. Bu da direkt kullanımında karbon emisyonunda ciddi bir azalmaya sebep olabilir. Mevcut kullanılan yakıtlara ilave olarak da kullanılabilir.”

Özdemir, çalışmalarının bulgularının uluslararası bir bilim dergisinde yayınlandığını ifade ederek, çalışmalarına ilginin artığını sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

Harita mühendisleri ve teknikerlerine yeni iş imkanı

Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Derneği Başkanı Eyüp Özkan, yeni lisanslı harita mühendisliği bürolarının açılmasıyla en az 3 bin 200 harita teknik personeline iş imkanı sağlanacağını belirtti.

Özkan, yaptığı yazılı açıklamada, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün girişimleriyle gerçekleştirilen mevzuat düzenlemeleri doğrultusunda harita teknik personeline yeni iş imkanı doğduğunu ifade etti.

Eyüp Özkan, boş bulunan yaklaşık 800 lisanslı büro kontenjanı için sınav açılacağını ve sınava meslekte 5 yılını dolduran tüm harita mühendislerinin katılabileceğini belirtti.

Sınav sonucunda açılacak 800 büronun her birinde zorunlu olarak en az bir harita mühendisi ile en az iki harita teknikerinin istihdam edileceği bilgisini veren Özkan, böylece en az 3 bin 200 harita teknik personeline iş imkanı sağlanacağını kaydetti.

Kaynak: AA

ETÜ’lü öğrencilerin projesine TÜBİTAK’tan destek

Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) öğrencilerince hazırlanan “İHA ile Görüntü İşleme Teknikleri Yardımıyla Enerji Hatlarının Kontrolü” projesi, Türkiye Bilimsel ve Teknoloji Araştırma Kurumundan (TÜBİTAK) destek aldı.

ETÜ’den yapılan açıklamada, üniversitenin Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencilerinden Ahmet Birkan Namlı, Mehmet Yaşar Özkan, Metin Dikici ve Yusuf Ziya Göçer’in hazırlayıp TÜBİTAK’a sunduğu “İHA ile Görüntü İşleme Teknikleri Yardımıyla Enerji Hatlarının Kontrolü” başlıklı 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projesi’nin, desteklenmeye layık görüldüğü bildirildi.

Projenin akademik danışmanlığını Doç. Dr. Nur Hüseyin Kaplan’ın üstlendiği ifade edilen açılamada, şunlar kaydedildi:

“Proje kapsamında öğrenciler tasarlayacakları İHA ile yüksek gerilim hatları için güzergah planlaması ve kontrolü yapacak. İHA ile elde edilecek güzergah görüntüleri, görüntü işleme algoritmaları yardımıyla işlenecek ve alternatif güzergahlarda bulunan toplam ağaç sayısı ile kesilmesi gereken ağaç sayısını raporlayarak optimum güzergah tespiti yapacak. Öğrencilerimizi ve danışmanlarını tebrik eder başarılarının devamını dileriz.”

Kaynak: AA

Çin’in Ay’ın karanlık tarafındaki keşif aracı yaklaşık 400 metre yol katetti

Çin’in Ay’ın karanlık tarafına gönderdiği Yütu-2 (Yeşim Tavşanı-2 ) keşif aracı bugüne kadar 399,7 metre yol katederek uyku moduna girdi.

Şinhua ajansının haberine göre, ülkenin Ay’ın karanlık tarafına Çang’ı-4 uzay aracıyla gönderdiği Yütu-2, karanlık bölgede 15 ay günü bilimsel keşif çalışmaları yürüttükten sonra uyku moduna girdi. Bir Ay günü, 24 saat 50 dakikaya denk geliyor.

Yütu-2, Ay’daki görevi sırasında 399,7 metre yol katederek, alçak radyo frekanslı astronomik gözlemler, Ay’ın yer ve yüzey yapısı, mineral bileşenleri ile nötron radyasyon ölçümleri konusunda çalışmalar yürüttü. Araç, bu keşif göreviyle Ay’ın karanlık tarafının yapısı hakkında Çinli bilim insanlarına veriler gönderdi.

Çin, uzay keşif çalışmaları kapsamında Yütu-2’yi, Çang’ı-4 Ay misyonuyla Aralık 2018’de Ay’ın karanlık tarafına göndermişti.

Çang’ı- 4, 3 Ocak 2019’da karanlık bölgesindeki Von Karman kraterine iniş yapmış ve Ay şartlarında deneyler yapmak üzere dünyadan pamuk, patates, maya ve meyve sineği yumurtalarını içeren toprak götürmüştü. Çang’ı-4 ayrıca Ay ile alakalı çok sayıda dünyaya fotoğraf göndermişti.

Çin hükümeti karanlık bölgede keşif aracıyla iletişimi sağlamak için Çang’ı-4’ten önce Çüeçiao İletişim Uydusu’nu dünyadan 455 bin kilometre uzaklıktaki Lagrangian-2 noktasına göndermişti.

Yütu-2, üzerinde bulunan güneş panelleri sayesinde kendini şarj etmek için uyku moduna giriyor. Yeterli enerji depoladıktan sonra araç uyku modundan çıkarak görevine devam ediyor. Yütu-2, bugüne kadar birkaç defa uyku moduna girmişti.

Ay keşif çalışmaları kapsamında Çang’ı-5 aracının da bu yıl içinde uzaya gönderilmesi planlanıyor.

Kaynak: AA