Category Archive : Gündem

Yargıtaydaki ‘Selam Tevhid’ kumpası davasında sona yaklaşıldı

Ankara

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY), “Selam Tevhid” soruşturmasında kumpas kurmasıyla ilgili binlerce kişi hakkında usulsüz dinleme kararı vermekle suçlanan 54 eski hakim ve savcının yargılanmasına devam edildi.

İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 16. Ceza Dairesince Yargıtay ek binadaki salonda görülen duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, sanık yakınları ve avukatlar katıldı.

Mahkeme heyetine başkanlık eden Daire Üyesi Mehmet Öztunç tarafından dosyaya gelen belgelerin okunmasının ardından, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı ifadeye çağıran tutuklu eski savcı Sadrettin Sarıkaya’ya, MİT’te irtibat görevlisi olarak çalışan eski gazeteci Mustafa Özer’in deşifre edilmesiyle ilgili 6 ayrı suçlamaya ilişkin söz verildi.

Hakkındaki suçlamayı kabul etmeyen Sarıkaya, Anayasa ve kanunların verdiği görevi yaptığını, suç işlemediğini iddia etti.

Müşteki Özer’le ilgili dosyaya 40 gün süresince baktığını savunan Sarıkaya, Özer’in gözaltına alınması kararını kendisinin vermediğini, müştekinin ifadesinin, dosya kendisinden alındıktan sonra basına sızdırıldığını öne sürdü.

Sanık Sarıkaya, kamuoyunda “Oslo görüşmeleri” olarak bilinen ses kaydını kendisinin sızdırmadığını iddia etti.

Sarıkaya’nın savunmasını tamamlaması üzerine tutuklu sanıklara söz verildi.

Tutuklu sanık eski hakim Nalan Can, örgüt üyesi olmadığını, ByLock kullanmadığını öne sürerek tahliyesini istedi. Diğer tutuklu sanıklar da tahliye talebinde bulundu.

Duruşmaya verilen aranın ardından Mahkeme Başkanı Öztunç, ara kararları açıkladı.

Sanıklardan Süleyman Karaçöl, Sadrettin Sarıkaya, Fatih Mehmet Uslu, Bülent Kınay, Hikmet Şen, Mehmet Ali Uysal, Adnan Çimen ile Nalan Can’ın tutukluluk hallerinin devamına hükmeden mahkeme heyeti, esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar vererek duruşmayı 15 Haziran’a erteledi. 

Birleştirme kararı

Firari savcı Bilal Bayraktar ve Sarıkaya’nın, PKK/KCK soruşturması yürütürken MİT’te irtibat görevlisi olarak çalışan eski gazeteci Mustafa Özer’i deşifre ederek hedef göstermeleriyle ilgili Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianame yerine geçen son soruşturmanın açılmasına dair kararıyla 6 ayrı suçtan Yargıtay 9. Ceza Dairesinde dava açılmıştı.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi ise 6 Kasım 2019’daki duruşmada, firari Bayraktar hakkındaki yakalama emrinin infazının beklenmesine, davanın hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle Sarıkaya’nın örgüt üyeliği ile çeşitli suçlardan yargılandığı Yargıtay 16. Ceza Dairesindeki davayla birleştirilmesine hükmetmişti.

Son soruşturmanın açılmasına dair kararda, sanıkların “silahlı terör örgütüne üye olmak”, “devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklamak”, “gizliliği ihlal etmek”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak”, “görevi kötüye kullanma”, “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlarından cezalandırılmaları istenmişti.

Müşteki Özer’in, 2005’te MİT’ten gelen teklif üzerine irtibat görevlisi olarak çalışmaya başladığı, PKK/KCK’nın bitirilmesi amacıyla başlatılan çözüm sürecinde, kurduğu haber ajansı aracılığıyla PKK yöneticileriyle irtibata geçerek aldığı bilgileri analiz edilmek üzere MİT’e gönderdiği belirtilmişti.

Eski savcılar Bilal Bayraktar ve Sadrettin Sarıkaya’nın, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, eski MİT Müsteşarı Emre Taner ve müşteki Özer’in de aralarında bulunduğu bazı kişiler hakkında “PKK/KCK silahlı terör örgütüne bilerek yardım etme” ve “soruşturmanın gizliliğinin ihlal” suçlarından soruşturma yürüttükleri aktarılmıştı.

Son soruşturmanın açılmasına dair kararda, 13 Eylül 2011’de kamuoyunda “Oslo görüşmeleri” olarak bilinen ses kayıtlarının basına sızdırıldığı, MİT adına çalıştığı bilindiği halde müşteki Özer’in evinde arama yapılarak gözaltına alındığı, savcı Bayraktar tarafından 23 Aralık 2011’de ifadesi alınan müştekinin aynı gün salıverildiği ve hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulduğu belirtilmişti.

Aynı gün müştekinin telefonunun dinlenmeye alındığı, gizlilik kararı bulunduğu halde savcılıktaki beyanının basına sızdırıldığı, Taraf gazetesinin internet sitesinde ismi ve fotoğrafının yayınlandığı kaydedilen kararda, müşteki Özer’in MİT adına çalıştığı deşifre edilerek PKK/KCK silahlı terör örgütüne hedef gösterildiği ve can güvenliğinin tehlikeye sokulduğu, Sadrettin Sarıkaya ve Bilal Bayraktar’ın yaptığı soruşturmayla kamuoyunda MİT’le ilgili “PKK ile organize hareket eden teşkilat” algısı oluşturduğu vurgulanmıştı.

Bahar Kalkanı Harekatı ile ilgili manipülasyon içerikli sosyal medya paylaşımlarına soruşturma

İstanbul

İstanbul’da, Türk Silahlı Kuvvetlerince (TSK) icra edilen Bahar Kalkanı Harekatı ile ilgili sosyal medyada manipülasyonlara sebebiyet veren ve terör örgütlerini övücü mahiyetteki paylaşımlara ilişkin soruşturmada, 12 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Güvenlik Şube Müdürlüğünün, TSK tarafından Suriye’nin İdlib bölgesinde başlatılan Bahar Kalkanı Harekatı ile ilgili sosyal medyada birtakım manipülasyonlara sebebiyet verildiği yönündeki tespitleri üzerine soruşturma başlattı.

Soruşturma kapsamında, bazı sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütlerini övücü mahiyette propaganda faaliyeti yürüttüğü tespit edilen kişilerin, ”terör örgütü propagandası yapmak”, ”Cumhurbaşkanına hakaret”, ”halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve ”Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ve devletin kurum ve organlarını aşağılamak” suçlarını işlediği belirlendi.

Savcılık, söz konusu paylaşımları yaptığı gerekçesiyle 12 şüpheli hakkında ” terör örgütü propagandası yapmak”, ”Cumhurbaşkanına hakaret”, ”halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlarından gözaltı kararı verdi.

Ege sahillerinde sığınmacı hareketliliği

İzmir❮❯Ege sahillerinde sığınmacı hareketliliği

Yunanistan’a deniz yoluyla geçmek isteyen bir grup sığınmacı, İzmir’in Dikili ilçesine gelerek sahil bandında beklemeye başladı. Bademler mevkisinde Midilli Adası’na çok yakın konumdaki bir koyda zeytinlik arazide bekleyen, aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu yaklaşık 50 kişilik sığınmacı grubu, lastik bot temin etmek için çalışma yapıyor. Kuvvetli rüzgar nedeniyle güvenlik güçleri tarafından denize açılmalarına bugün için izin verilmeyen sığınmacıların havanın sakinleşmesiyle karşı kıyıya geçmeyi denemesi bekleniyor. Bekleyen sığınmacılar arasında yer alan bazı çocukların oyun oynadığı görüldü. ( Mehmet Emin Mengüarslan – Anadolu Ajansı )

Yunanistan‘a deniz yoluyla geçmek isteyen bir grup sığınmacı, İzmir’in Dikili ilçesine gelerek sahil bandında beklemeye başladı.

Bademler mevkisinde Midilli Adası‘na çok yakın konumdaki bir koyda zeytinlik arazide bekleyen, aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu yaklaşık 50 kişilik sığınmacı grubu, lastik bot temin etmek için çalışma yapıyor.

Kuvvetli rüzgar nedeniyle güvenlik güçleri tarafından denize açılmalarına bugün için izin verilmeyen sığınmacıların havanın sakinleşmesiyle karşı kıyıya geçmeyi denemesi bekleniyor.

Sığınmacılar, Yunan polisinin kara sınırında düzensiz göçmenlere yaptığı sert müdahalelere tepki göstererek Almanya’ya gitmek için her yolu deneyeceklerini ifade ediyor.

Türkiye’den Tacikistan Cumhurbaşkanı’na seçim başarısı tebriği

Ankara

Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, “1 Mart 2020 tarihinde gerçekleştirilen Temsilciler Meclisi seçimlerinin dost Tacikistan’a hayırlı olmasını diliyoruz. Seçimlerde elde edilen başarı dolayısıyla Cumhurbaşkanı İmamali Rahman‘ı ve lideri olduğu Halkın Demokratik Partisini tebrik ediyoruz.” ifadesine yer verildi. 

Açıklamada ayrıca, “seçimlerin tüm ülke çapında huzur içinde ve yüzde 86,4 gibi yüksek bir katılım oranıyla gerçekleştirilmiş olmasından duyulan memnuniyet” de vurgulandı.

Tacikistan’da genel seçim

Başkanlık sistemiyle yönetilen Tacikistan‘da parlamento, Temsilciler Meclisi ve Milli Meclis’ten oluşuyor.

Tacikistan parlamentosunun alt kanadı olan Temsilciler Meclisi’nde 63 milletvekili, 3 ayda bir toplanan Milli Meclis’inde ise 33 üye ve hayatta olan eski cumhurbaşkanları görev alıyor.

Ülkede 1 Mart’ta düzenlenen genel seçimde, Halkın Demokratik Partisi oyların yüzde 50,4’ünü almıştı.

Milli Meclis üyeleri ise 27 Mart’ta yapılacak seçimle belirlenecek.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: Rusya’ya ortak anlayışla bir mutabakata varma ümidiyle gidiyoruz

Ankara

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Erdoğan ve Putin Moskova’da görüşecek

Toplantıda, iç güvenlik ve dış güvenlik konularının ele alındığını belirten Kalın, Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının da kendi konuları ile ilgili sunum ve değerlendirmeleri olduğunu aktardı. 

Kalın, Suriye’de yaşanan gelişmeler, terörle mücadele, Doğu Akdeniz ve Libya’daki gelişmelerin detaylı bir şekilde ele alındığını, bu bağlamda Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve MİT Başkanlığının sunumları olduğunu belirtti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın takdim konuşmasında Bahar Kalkanı Harekatı ile neyin hedeflendiğini kabine üyeleriyle paylaştığını aktaran Kalın, “Özellikle İdlib’de verdiğimiz mücadelenin herhangi bir toprak elde etme amacıyla yapılmadığını, buradaki siyasi sürecin önünü açmak ve sivillerin korunmasını sağlamak amacıyla yürütülen bir mücadele olduğunun altını çizdi.” diye konuştu. 

Bahar Kalkanı Harekatı ile rejime ciddi zayiatlar verildiğini vurgulayan Kalın, “Meşru müdafaa hakkı çerçevesinde bu mücadelemizin devam edeceği de kararlılıkla ifade edildi.” dedi. 

Rusya ziyareti

Kalın, hem sahada hem masada güçlü olmak prensibi çerçevesinde, Türkiye’nin ulusal güvenlik sorunlarını teminat altına alacak adımları yoğun bir şekilde atmaya devam etiklerine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu çerçevede Sayın Cumhurbaşkanımızın bir Moskova ziyareti olacak ve burada Sayın Putin’le ve heyeti ile İdlib’de atılabilecek adımlar konusunu da etraflı bir şekilde ele alma imkanımız olacak. Moskova’ya giderken bizim temel çerçevemiz daha önce Rusya Federasyonu ile imzaladığımız İdlib Mutabakatı çerçevesinde acilen bir ateşkesin sağlanmasıdır. Burada 2018 yılında yaptığımız bu mutabakat çerçevesinde İdlib çatışmasızlık bölgesindeki ihlallerin bir an önce sona erdirilmesi temel beklentimizdir. Böylece hem üzerinde mutabık kalınan bu anlaşma hayata geçirilecek hem çatışmalar sonlandırılacak hem de mülteci krizinin aşılması noktasında da önemli bir adım atılacaktır.”

Türkiye’nin Rusya ile kapsamlı ilişkileri bulunduğunu vurgulayan Kalın, “Özellikle İdlib’de yaşanan hadiseler çerçevesinde bir ortak anlayışla bir mutabakata varma ümidiyle gidiyoruz ama buraya giderken dediğim gibi Türkiye’nin pozisyonunun son derece açık ve net olduğunu da bir kez daha ifade etmek istiyorum.” diye konuştu. 

Suriye krizinin çözümünün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin aldığı 2254 nolu karar çerçevesinde belirlenen temel ilkeler olduğunu aktaran Kalın, şunları söyledi:

“Bir askeri çözümden ziyade siyasi sürecin ilerletilmesi, Anayasa Komisyonu’nun çalışmalarını bir an önce tamamlanması, Suriye’de meşru, şeffaf uluslararası gözlemcilere açık bir seçimin gerçekleştirilmesi ve Suriye halkının ve mültecilerin iradesini sandığa yansıtacak bir seçimin yapılarak orada demokratik meşruiyeti olan, kuşatıcı, çoğulcu, şeffaf bir yönetimin iş başına gelmesidir. Bu manada da Esad rejiminin dün açıkladığı, basından öğrendiğimiz kadarıyla, nisan ayında bir seçim yapılacağına dair ilanının da hiçbir hükmünün olmadığını, bunun geçen sefer yapılan seçimden hiçbir farkının olmayacağını, ne bizim ne de Suriye halkı nezdinde ne de uluslararası toplum nezdinde bir meşruiyetinin bulunmayacağını da tekrar ifade etmek istiyorum.”

“Külfet paylaşımı olmazsa herkesin yükü artar”

Suriye’de yaşanan gelişmeler bağlamında bir sığınmacı krizi ile de karşı karşıya olunduğunu ifade eden Kalın, şöyle konuştu:

“Aslında bu kriz geçtiğimiz hafta ya da geçtiğimiz ay ortaya çıkmadı. Sayın Cumhurbaşkanımız müteaddit kereler geçtiğimiz yıllar içerisinde bu krizin artık taşınamaz, yönetilemez bir noktaya geldiğini birçok vesile ile ifade ettiler. Fakat maalesef Avrupalı dostlarımız ‘mülteciler bize gelmediği müddetçe, sınırlarımıza dayanmadığı müddetçe bizim sorunumuz değildir, başkasının sorunudur’ yaklaşımıyla bu meseleyi ele aldıkları için de bugün panik halinde ‘bu göçü nasıl durdururuz’ diye harekete geçmiş durumdalar. Külfet paylaşımı olmazsa herkesin yükü artar.” 

Bu ilke çerçevesinde mülteci krizine bir çözüm bulunması için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yoğun diploması trafiğinin devam ettiğini anlatan Kalın, bugün AB Konseyi Başkanı Charles Michel’in, iki gün önce de Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov’un Türkiye’de olduğunu hatırlattı. 

Önümüzdeki günlerde mülteci krizine çözüm bulma noktasında temas, ziyaret ve telefon görüşmelerinin devam edeceğini vurgulayan Kalın, şöyle devam etti:

“Bizim tabii buradaki temel beklentimiz, çünkü sık sık soruluyor bu konu, ‘Türkiye-AB mülteci anlaşması yürürlükten kalktı mı’ veya ‘revize edilecek mi, güncellenecek mi’ diye… Öncelikle bu anlaşmanın temel hükümlerinin uygulanması dahi hızlı bir şekilde bu süreci rahatlatacaktır. Biz daha önce de birçok defa ifade ettik; 2016 yılından beri Türkiye bu anlaşma çerçevesinde üzerine düşen yükümlülükleri fazlasıyla yerine getirmiştir. Türkiye’nin çabaları, gayretleri, planlamaları sayesinde Avrupa’ya düzensiz göç önlenmiştir. Ama artık Türkiye’nin de kapasitesinin bir sınırı vardır. Bize Suriye’den, İdlib’den, başka yerlerden, Afganistan’dan, İran’dan, Libya’dan mülteci akını devam ettiği müddetçe ve bu mülteci akınına sebep olan siyasi kargaşa ve askeri çatışmalar devam ettiği müddetçe ne Türkiye’nin ne de bir başka ülkenin bu sorunu tek başına çözmesi elbette mümkün değildir.”

İdlib ve Suriye meselesine çözüm ararken aynı zamanda Türkiye’ye verilen sözlerin yerine getirilmesinin de önem arz ettiğini belirten Kalın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye-AB anlaşması çerçevesinde Schengen vize sistemine Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının dahil edilmesi, öngörülen maddelerden biriydi ve bu gerçekleştirilmedi. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi yine bu müzakerelerin bir başlığı idi, bu da hiçbir zaman gerçekleşmedi. Yeni fasılların açılması yine bu çerçevede öngörülen başlıklardan biri idi fakat bu da gerçekleşmedi. Ayrıca Türkiye’ye mülteciler için gönderilmesi öngörülen 3+3, yani toplamda 6 milyar avroluk yardım da sadece yarısı ödenmek suretiyle adeta böyle bir yavaşlatılmış film halinde orada bekliyor. Kalan kısmının ödenmesinin hızlandırılması konusunda AB bürokrasinin nasıl harekete geçeceğini açıkçası bilmiyoruz. Bu tabii ki onların kendi iç meselesi ama eğer mültecilere yardım konusunda özellikle bu zor şartlarda evlerinden, barklarından mahrum olan insanlara yardım etmek istiyorsa Avrupa Birliği ve ilgili kurumları hem bu kalan fonun hem de ilave fonların nasıl yönetileceğine dair hızlı, somut, öngörülebilir bir yol haritasını ortaya çıkartması gerekiyor.”

Türkiye’ye vadedilen birçok konu bulunduğunu ancak bunların neredeyse hiçbirinin hayata geçirilmediğini anlatan Kalın, “Bunları da AB bürokrasisi, bizdeki mevzuat vesaire gibi gerekçelerle izah etmek inanın inandırıcılıktan son derece uzak. Bu kadar acil krizler varken, küresel boyutlara ulaşmış ve küresel iş birliği gerektiren meseleler varken AB’nin bürokrasisini buna gerekçe olarak göstermek çok kabul edilebilir değil.” dedi. 

Terörle mücadele

Fırat’ın doğusunda, Rasulayn ve Telabyad bölgelerinde terörle mücadelenin kararlı bir şekilde devam ettiğini vurgulayan Kalın, bu doğrultuda PKK terör örgütü ve onun uzantıları olan PYD-YPG ile DEAŞ terör örgütüne karşı mücadelenin sürdüğünü ifade etti. 

Konuya ilişkin toplantıda bilgi sunulduğunu aktaran Kalın, “Bu bölgede istikrarın sağlanması ve sivillerin hayatının normalleştirilmesi için çabalarımız yoğun bir şekilde devam edecek. Yani gündemin sıcaklığı içerisinde biz İdlib’e yoğunlaşırken Türkiye’nin kontrolü altında bulunan Azez gibi, Cerablus gibi, El Bab gibi, Telabyad ve Rasulayn gibi bölgelerde gerçekten bir istikrarın, sükunetin olduğunu da göz ardı etmemek lazım.” diye konuştu. 

Kalın, bu durumun bir gerçeği daha ortaya çıkardığına işaret ederek, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Zaman zaman çeşitli taraflardan, rejim taraftarı çevrelerden, bu bölgelere, yani rejimin kontrolü altında olan bölgelere sivillerin ya da mültecilerin gönderilmesinden bahsediliyor. Ama gerçek şu ki ne yerlerinden edilen Suriyeliler ne de mülteci konumuna düşmüş olan Suriyeliler rejimin kontrolü altında olan bölgelerde yaşamak, buralara geri dönmek istemiyorlar. Onlar, tersine, rejimin kontrolünün olmadığı, Türkiye’nin kontrolünde olan bölgelerde kendilerini daha güvende hissediyorlar. Dolayısıyla BM ilkeleri çerçevesinde mültecilerin güvenli, gönüllü ve onurlu bir şekilde geri dönüşü sağlanacaksa bunun şartlarının mutlaka Suriye sahasında oluşturulması gerekiyor. Bunun için de tabii ki bizim hem Batılı müttefiklerimizden hem NATO’dan hem Avrupa Birliği’nden hem de diğer ülkelerden beklentimiz güzel söz ve temennilerin ötesinde somut, öngörülebilir, bir takvimi olan yardım sürecini, iş birliği sürecini başlatmalarıdır. Bu gerçekleşmezse bu yükü ne Türkiye’nin ne de bir başka ülkenin tek başına kaldırması elbette mümkün değildir.”

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Meşruiyeti olmayan Hafter yönetiminin her gün ilan edilen ateşkesi nasıl ihlal ettiğini, insanların ölümüne sebep olduğunu, havaalanlarını nasıl bombaladıklarını, sivil uçakları hedef aldıklarını görüyoruz. Artık uluslararası toplumun da bunu açık ve net bir şekilde görmesi ve buna göre adım atması gerekiyor.” dedi.

Kalın, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan kabine toplantısı sonrasında açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Kabine toplantısında, Libya’daki gelişmelerin de ele alındığını belirten Kalın, “Burada da süreci çok açık ve net bir şekilde görüyoruz. Meşruiyeti olmayan Hafter yönetiminin her gün ilan edilen ateşkesi nasıl ihlal ettiğini, insanların ölümüne sebep olduğunu, havaalanlarını nasıl bombaladıklarını, sivil uçakları hedef aldıklarını görüyoruz. Artık uluslararası toplumun da bunu açık ve net bir şekilde görmesi ve buna göre adım atması gerekiyor. Müeyyidesi olmayan açıklamaların bir karşılığının olmadığını ifade etmek gerekir.” ifadesini kullandı.

Libya’nın doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter’e karşı uluslararası toplumun bir tavır sergilemezse bu ihlallerin devam edeceğine dikkati çeken Kalın, şöyle konuştu:

“Libya’daki krizin daha da derinleşerek daha fazla can kaybına yol açacağı açıktır. Türkiye olarak uluslararası meşruiyeti olan ulusal mutabakat hükümeti ile yaptığımız anlaşma çerçevesinde oraya askeri eğitim ve danışmanlık hizmeti veriyoruz. Bizim bu müdahalemiz sayesinde artık herkes şu gerçeği görüyor ki Libya’daki sürece, çatışmaya bir denge gelmiştir ve bu Türkiye’nin çabaları sayesinde olmuştur.” 

Türkiye’nin hem meşru Libya Hükümetinin hem de Libya halkının yanında olmaya devam edeceğini belirten İbrahim Kalın, “Yaptığımız görüşmelerde de Amerikalı muhataplarımız olsun, Avrupalı muhataplarımız olsun artık kendileri Türkiye’nin bu hamlesinin sürece denge getirdiğini ve daha kötü sonuçların ortaya çıkmasını önlediğini kendileri açıkça ifade etmektedirler.” diye konuştu.

Kalın, toplantıda Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin de ele alındığını, Türkiye’nin orada hak ve menfaatlerinden vazgeçmeyeceğini hem hidrokarbon kaynaklarının ortaya çıkartılması hem de Kıbrıs Türklerinin hak ve hukuklarının korunması konusunda kararlılığın net bir şekilde vurgulandığını ifade etti.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile ilgili olarak da Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın değerlendirmelerini paylaşan Kalın, şöyle devam etti:

“Giderek yayılan bu virüsle ilgili Türkiye’de çok ciddi tedbirler alındı ve bu tedbirler çok disiplinli bir şekilde de uygulanmaya devam ediyor. Dün Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında konu ile ilgili bütün birimlerimizin, bakanlıklarımızın ve sağlık politikaları kurulumuzun bulunduğu bir toplantı yapıldı. Burada şu ana kadar alınan tedbirler gözden geçirildi. Tabii salgının birçok Avrupa ülkesine, İran’a ve başka ülkelere yayılmasıyla bizim de teyakkuz halinde olmamız gayet normal.

Hamdolsun şu ana kadar Türkiye’de bir vaka görülmedi. Bu, alınan tedbirlerin fayda sağladığını, netice verdiğini gösteriyor. Burada özellikle Sağlık Bakanımızın da bir mesajını sizinle paylaşmak istiyorum; vatandaşlarımızın özellikle Bakanlığımızın uyarılarına dikkat etmesi ve bunları titizlikle uygulaması büyük önem arz ediyor. Bununla ilgili Sağlık Bakanlığımızın mütemadiyen yaptığı açıklamalar var ve bunların takip edilmesi hem genel kamu sağlığı açısından hem de koronavirüsle ilgili alınacak tedbirlerin uygulanması açısından büyük önem arz ediyor.”

“Söz, insana mahsus bir haslettir”

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’un Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik açıklamalarını nasıl değerlendirdiği sorulan Kalın, şu yanıtı verdi:

“Söz, insana mahsus bir haslettir. Bugün edilen o sözler söz değildir, bir insana ait olabilecek sözler değildir. Yapılan suçlamaları cevap vermeye dahi değer bulmuyoruz ama hakkın teslimiyeti açısından, hakkaniyet açısından şu birkaç hususu ifade etmek zarureti hasıl olmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milletiyle ne zaman bir düşmanıyla mücadeleye başlasa bu PKK olabilir, bu onun Suriye’deki PYD/YPG gibi uzantıları olabilir, bu FETÖ terör örgütü olabilir, bu DEAŞ olabilir, bu eli kanlı Esed rejimi olabilir, CHP zihniyetinin maalesef bir şekilde ortaya çıktığını ve bu düşmanlarla aynı safta yer aldığını görüyoruz. Milletimiz, biz eli kanlı PKK terör örgütüyle ve onların uzantılarıyla mücadele ederken onların yanında saf tutan, onların siyasi uzantıları ile ittifak yapanlara ne isim verileceğini gayet iyi bilir.

Biz bu ülkeyi ele geçirmek ve emperyalist güçlere peşkeş çekmek isteyen FETÖ terör örgütüne karşı mücadele ederken onlara kol kanat germeye çalışanlara ne isim verileceğini gayet iyi bilir. Biz DEAŞ terör örgütüyle her cephede sonuna kadar göğüs göğüse mücadele ederken şu veya bu gerekçeyle Türkiye’nin bu mücadelesini gölgelemeye lekelemeye çalışanlara ne isim verileceğini halkımız, milletimiz gayet iyi bilir. 

Çoluk çocuk demeden yüz binlerce insanın kanına giren Esed rejimi ile biz mücadele ederken orada şebbihaların, varil bombalarının, intikam tugaylarının sahibi olan, talimatını veren kişilerle yan yana duranların, gidip fotoğraf verenlerin isminin ne olduğunu milletimiz gayet iyi bilir.”

“Somut neticelerini de sahada açık bir şekilde görmek istiyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump görüşmesinde gündeme gelen hava savunma sistemi ile ilgili son durumun ne olduğu ve bu konuda şu ana kadar somut destek sözü veren olup olmadığı sorulan İbrahim Kalın, “Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Trump ile bildiğiniz gibi geçen hafta bir telefon görüşmesi olmuş ve bu konu konuşulmuştu. Şimdi ilgili birimler arasında bu konunun değerlendirmesi devam ediyor.” dedi.

Konuyla ilgili birtakım mesajların geldiğini, bunların bazılarının kamuoyuyla paylaşıldığını, bazılarının ise kendilerine iletildiğini söyleyen Kalın, şöyle devam etti:

“Olumlu birtakım gelişmelerin olduğuna dair işaretler alıyoruz. Tabii bizim beklentimiz Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere bütün NATO müttefiklerimizden özellikle Suriye’de ve İdlib’deki durumu kontrol altına almak, çatışmaları önlemek ve sivilleri korumak için somut, öngörülebilir adımların atılmasıdır. Bunun için de Türkiye’nin, NATO çerçevesinde gündeme getirdiği bir dizi tedbir var. 

Geçtiğimiz hafta yine NATO Konseyi acil toplantıya davet edilmiş, 74’üncü madde çerçevesinde ve orada Türkiye olarak NATO’dan beklentilerimizi açık bir şekilde ortaya koymuştuk. Hem bu çerçevede hem ikili düzeyde hem de DEAŞ ile mücadele koalisyonu çerçevesinde atılabilecek pek çok adım var. Bu Türkiye’nin hava savunma sisteminin kuvvetlendirilmesi olabilir, Türkiye’ye başka alanlarda ekipman, mühimmat yardımı şeklinde olabilir. Bunlarla ilgili olumlu birtakım gelişmelerin olduğunun işaretini alıyoruz ama biz tabii ki somut neticelerini de sahada açık bir şekilde görmek istiyoruz.”

“Avrupa şu an kendi değerlerini, kendi eylemleriyle test ediyor”

Türkiye’nin sığınmacılara sınır kapılarını açmasının ardından AB’nin Yunanistan’a yardım yapma kararı almasının nasıl değerlendirilmesi gerektiği yönündeki bir soruya Kalın, şu cevabı verdi:

“Kapıların açılması meselesi bilindiği gibi bu yaşadığımız sürecin bir nirengi noktasıdır. Bu Avrupalı dostlarımız için bir sürpriz olmamalıdır. Çünkü bu konuyu Cumhurbaşkanımız, aylardır hatta birkaç yıldır çok açık ve net bir şekilde dile getirmektedir. Biz hiç kimseyi burada iradesi hilafına zorla tutamayız. Karşı tarafın da bu Yunanistan olur, Bulgaristan olur başka Avrupa ülkeleri olur, uluslararası hukuk ve insani hukuk çerçevesinde de bu insanları alma mecburiyeti vardır. Biz nasıl bu insanları alıp Türkiye’de temel insan hakları çerçevesinde temel ihtiyaçlarını karşılıyorsak, diğer ülkelerin de bu hakları karşılama mecburiyeti vardır. Burada bir Avrupai ya da Avrupa merkezci bir istisnacılık asla kabul edilemez. Uygulamaları görüyoruz. Birkaç gündür sınırda, aradaki bölmede, oraya geçmeye çalışan mültecilere nasıl muamele edildiğini görüyoruz. Şimdi temel insan hakları, insan onuru, yaşam hakkı gibi kavramları sürekli dile getiren Avrupalıların, bu yaşananlar karşısında nasıl tavır alacağı büyük önem arz ediyor. Aslında Avrupa şu an kendi değerlerini, kendi eylemleriyle test ediyor. AB başkanlarının, temsilcilerinin oralarda fotoğraf vermesi, destek olması kendi bilecekleri bir şeydir ama bugüne kadar rakam verecek olursam maksimum 100 bin civarında mülteci almış olan Yunanistan’a acilen 100 milyonlarca avro yardım fonunu harekete geçirebilen Avrupa Birliği’nin, 4 milyon civarında mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye söz konusu olduğunda bürokrasiden, mevzuattan bahsetmesi çifte standarttır. İkincisi mülteci krizinin sorumlusu olarak Türkiye’yi göstermeye çalışan çevrelerin, öncelikle aynaya bakmaları gerekir. Bu krize neyin neden olduğunu, krizin çözümü için kimin ne yaptığını ve kimin yapmadığını oturup çetelesini çıkartmalarında fayda vardır.”

“AB ne kadar hızlı adım atarlarsa o kadar hızlı mesafe alma imkanımız olacak”

Kalın, Türkiye’nin sığınmacılara sınır kapılarını açma kararının süresinin sorulması üzerine, şu değerlendirmede bulundu:

“Bizim amacımız, bu kapıları açmak suretiyle suni bir kriz yaratmak, buradan bir siyasi baskı oluşturmak, buradan birtakım menfaatler elde etmek asla değildir. Biz mültecileri hiçbir zaman bir siyasi şantaj konusu olarak görmedik. O yüzden Cumhurbaşkanımızın açık kapı politikaları çerçevesinde yüz binlerce insana kapılarımızı, gönüllerimize açtık. İmkan ve kabiliyetlerimiz çerçevesinde elbette onlara insani yardım yapmaya da devam edeceğiz ama külfet paylaşımı ve Türkiye-AB Mülteci Anlaşması çerçevesinde adımlar atılmadığı müddetçe bizim tabii ki artık bu yükü taşıma imkanımız kalmamıştır. Dolayısıyla Avrupa Birliği ve ilgili taraflar ne kadar hızlı adım atarlarsa bu krizin çözümü ile ilgili de o kadar hızlı mesafe alma imkanımız olacaktır.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel arasındaki görüşmede sığınmacıların külfetinin paylaşılmasının gündeme gelip gelmediğinin sorulması üzerine Kalın, şu bilgileri verdi:

“Bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Michel ile yaptığı görüşmede somut bir öneri sunulmadı. Fakat bununla ilgili bir çalışma yapıldığı mesajı iletildi. Tabii ki bunu somut olarak görmek isteriz. Burada bildiğiniz gibi bu konularla ilgili yani finansman olsun, atılacak diğer somut adımlarla ilgili kararlar, Konseyden ziyade Komisyon üzerinden yürüyor. Tahmin ediyorum Avrupa Birliği Komisyonu da bu konuda bir çalışma yürütüyor. Geçen hafta bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanımızın Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile bir telefon görüşmesi olmuştu. Belki önümüzdeki günlerde bazı yeni temaslar da olabilir. Bu çerçevede biz bu adımları nasıl şekillendireceklerini yakından takip edeceğiz ama bugün itibarıyla masaya konmuş somut bir öneri yok. Umarım kısa sürede bu planlı bir şekilde teşkil ederler, bize ulaştırırlar ve mutabık kalmamız halinde de bunu hızlı bir şekilde hayata geçiririz.”

İdlib şehitleri Coşkun ve Akman’ın naaşları memleketlerine getirildi

Askeri uçakla Elazığ Havalimanı‘na getirilen şehit Uzman Onbaşı Ragıp Soylu Coşkun‘un Türk bayrağına sarılı naaşı, askerler tarafından Elazığ Belediyesine ait cenaze aracına nakledildi. 

Şehidin cenazesini karşılayan çok sayıda araçtan oluşan konvoy, cenaze aracına Fethi Sekin Şehir Hastanesine kadar eşlik etti.

Hastane morguna konulan şehidin naaşı, yarın öğle namazına müteakip Mevlana Camisi’nden düzenlenecek cenaze töreninin ardından Baskil ilçesine bağlı Karaali köyünde toprağa verilecek.

Hava Limanındaki karşılamaya şehidin babası Ahmet Coşkun, Elazığ Valisi Çetin Oktay Kaldırım, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Baskil Kaymakamı Oğuz Cem Murat, Baskil Belediye Başkanı İhsan Akmurat da katıldı.

Şehit Uzman Onbaşı Akman’ın naaşı, Denizli’ye getirildi

Suriye’nin İdlib kentinde rejim unsurlarının saldırısı sonucu şehit düşen 23 yaşındaki İstihkam Uzman Onbaşı Armağan Akman‘ın Türk bayrağına sarılı naaşı, memleketi Denizli’ye getirildi.

Askeri uçakla Çardak Havaalanına getirilen şehit Akman’ın Türk bayrağına sarılı cenazesi, tören mangası tarafından uçaktan alındıktan sonra Kur’an-ı Kerim okundu ve dua yapıldı.

Silah arkadaşlarının omzunda Denizli Büyükşehir Belediyesine ait cenaze nakil aracına taşınan şehit Akman’ın naaşı, 11. Komando Tugay Komutanlığındaki hastanenin morguna götürüldü.

Şehit Akman, yarın öğle vaktinde Müftü Ahmet Hulusi Efendi Camisinde düzenlenecek cenaze töreninin ardından Asri Mezarlık Şehitliğinde toprağa verilecek.

Havaalanında düzenlenen törene, şehidin babası Suat Akman, annesi Gülseren Akman ve yakınları ile Denizli Valisi Hasan Karahan, 11. Komando Tugay ve Garnizon Komutan Vekili Piyade Albay Bilal Öztürk, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, diğer protokol üyeleri, askeri ve mülki erkan ile vatandaşlar katıldı.

Erdoğan ile Macron İdlib’i görüştü

Ankara

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile telefonda görüştü.

İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede İdlib ve mülteciler meselesinin ele alındı.

Bu bir sıcak gelişme haberidir. Kısa süre içinde güncellenecektir. Güncellemeler için sayfayı lütfen tekrar ziyaret edin.

Son dakika gelişmelere anında ulaşmak için AA uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOS, Android, Windows) kurabilir, Twitter’da @AACanli hesabını takip edebilirsiniz.

İçişleri Bakanı Soylu: Türk ve Hollanda polisinin ortak operasyonunda 2 ton 384 kilo eroin ele geçirildi

Ankara

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, CNN Türk’te canlı yayınlanan “Tarafsız Bölge” programında, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Uyuşturucu operasyonlarına ilişkin bilgi veren Soylu, yeni gelişme olarak Türk ve Hollanda narkotik polisinin, 5 ülkede düzenlediği ortak operasyonlarda 2 ton 384 kilo eroin ele geçirildiğini söyledi.

AA muhabirinin İçişleri Bakanlığından aldığı bilgiye göre, uyuşturucuyla mücadeleyle ilgili uluslararası alanda yürütülen çalışmalar kapsamında, Türkiye’nin doğusunda yer alan bazı ülkelerden Avrupa’ya uyuşturucu madde sevkiyatı yapan bir organizasyon tespit edildi.

Bunun üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, iş birliği çerçevesinde Hollanda makamlarıyla irtibata geçerek müşterek soruşturma yürüttü.

Soruşturma doğrultusunda Türk narkotik polisi ile Hollandalı meslektaşları, eş zamanlı operasyonlar düzenledi.

Operasyonlar sonucu, Kazakistan’da 1105, Almanya’da 703, Polonya’da 350, Hollanda’da 171 ve Türkiye’de 55 olmak üzere toplam 2 ton 384 kilogram eroin maddesi ele geçirildi.

Şüphelilerle ilgili adli süreç devam ediyor.

İdlib şehidinin ‘Şehit olmak kalbime doğuyor’ dediği görüntüleri ortayı çıktı

Elazığ

Suriye’nin İdlib kentinde rejim unsurlarının saldırısı sonucu şehit olan Uzman Onbaşı Ragıp Soylu Coşkun‘un (26) bir süre önce amcasıyla yaptığı konuşmanın sosyal medyaya yansıyan görüntülerinde “Şehit olmak kalbime doğuyor” sözleri duygulandırdı.

Türk Silahlı Kuvvetlerince sınır ötesinde yürütülen Bahar Kalkanı Harekatı’nda şehit olan Coşkun’un geçen yıl izinli olarak geldiği köyünde amcası Burhan Coşkun tarafından sohbet esnasında kaydedilen görüntülerinde şehitlik üzerine konuşmalar dikkati çekti.

Görüntülerde, amcasının “Hatay’da sınırdasın, şehit olmayı düşünüyorsun” sözü üzerine Coşkun’un “Düşünüyorum değil, şehit olmak kalbime doğuyor” dediği yer alıyor.

Ardından şehidin amcasının, “Herkes şehit olmayı istiyor, bu vatan için, bu bayrak için. Cenabı Allah ne yazmışsa öyle olacak. Kimse kaderini değiştirebilir mi? Sen abdestini al, namazını kıl, Allah için, devlet, memleket ve millet için nöbet tut.” diye konuşmasının ardından Şehit Coşkun, şu ifadeleri kullanıyor:

“Vatan, bayrak, millet, namus ve şeref, biz bunlar için yaşıyoruz. Bu mesleği bunun için seçtim amca. Herkes bu mesleği yapabilir. Kimisi para için, kimi zevkine yapıyor, kimisi de gerçekten canı gönülden, kalpten yapıyor bu işi, benden onlardanım Allah’a şükür. Allah hakkımda hayırlısını versin, şehitlik güzel bir mertebe inşallah ulaşırım.”

Şehidin sosyal medyaya yansıyan görüntülerinde içindeki vatan, millet ve bayrak sevgisiyle şehit olmayı istediğini dile getirdiği sözleri sosyal medya kullanıcılarının hem beğenisini topladı hem de duygulandırdı.

Ege’de Yağmur Alarmı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; Ülkemizin batı kesimlerinin parçalı, zamanla yer yer çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra Marmara’nın batısı, Kıyı Ege ile Manisa ve Denizli çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Bu sabah ve gece saatlerinde Doğu Anadolu’nun doğusunda buzlanma ve don olayı bekleniyor.

HAVA SICAKLIĞI: Doğu kesimlerde 2 ila 5 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.
RÜZGAR: Genellikle güney ve güneydoğu, Akdeniz kıyıları ile Güneydoğu Anadolu’da kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’nın batısı ile Ege kıyılarında kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi bekleniyor.
UYARILAR
KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın; Marmara’nın batısı ile Ege kıyılarında güneyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi beklendiğinden meydana gelecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.
BÖLGELERİMİZDE HAVA
MARMARA
Az bulutlu, zamanla parçalı ve yer yer çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra batı kesimlerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın bölgenin batısında güneyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi bekleniyor.
EDİRNE °C, 19°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı
İSTANBUL °C, 18°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
KIRKLARELİ °C, 18°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, gece saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı
KOCAELİ °C, 23°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
EGE
Az bulutlu, zamanla parçalı ve yer yer çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren kıyı kesimleri ile gece saatlerinde Manisa ve Denizli çevrelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; bölgenin kıyılarında güneyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi bekleniyor.
DENİZLİ °C, 20°C
Az bulutlu, zamanla parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı
İZMİR °C, 22°C
Az bulutlu, zamanla parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı
KÜTAHYA °C, 19°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
MANİSA °C, 21°C
Az bulutlu, zamanla parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı
AKDENİZ
Az bulutlu ve açık, zamanla bölgenin batısının parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
ADANA °C, 23°C
Az bulutlu ve açık
ANTALYA °C, 19°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
HATAY °C, 21°C
Az bulutlu ve açık
ISPARTA °C, 14°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
İÇ ANADOLU
Az bulutlu ve açık, zamanla bölgenin batısının parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
ANKARA °C, 20°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
ÇANKIRI °C, 19°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
ESKİŞEHİR °C, 21°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
KONYA °C, 19°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
BATI KARADENİZ
Az bulutlu ve açık, zamanla bölge genelinin parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.
BOLU °C, 21°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
DÜZCE °C, 27°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
KASTAMONU °C, 22°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
ZONGULDAK °C, 22°C
Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu
ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
AMASYA °C, 23°C
Az bulutlu ve açık
SAMSUN °C, 24°C
Az bulutlu ve açık
TOKAT °C, 22°C
Az bulutlu ve açık
TRABZON °C, 18°C
Az bulutlu ve açık
DOĞU ANADOLU
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin doğu kesimlerinde buzlanma ve don olayı bekleniyor.
ERZURUM °C, 8°C
Az bulutlu ve açık
KARS °C, 10°C
Az bulutlu ve açık
MALATYA °C, 16°C
Az bulutlu ve açık
VAN °C, 7°C
Az bulutlu ve açık
GÜNEYDOĞU ANADOLU
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.
DİYARBAKIR °C, 18°C
Az bulutlu ve açık
GAZİANTEP °C, 19°C
Az bulutlu ve açık
SİİRT °C, 18°C
Az bulutlu ve açık
ŞANLIURFA °C, 21°C
Az bulutlu ve açık