Category Archive : Gündem

CHP’li Zeybek’ten üreticiye destek

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Rafet Zeybek, üreticilere destek olmak için İl Başkanı Nuri Cengiz, Serik İlçe Başkanı İbrahim Demir, Antalya Milletvekilleri Cavit Arı ve Aydın Özer ile birlikte Serik Toptancı Hali'ni ziyaret etti.

Tam kapanmaya giderken hem tüketicinin hem de üreticinin mağdur olduğunu dile getiren Rafet Zeybek, "Siyaset öngörü işidir. 17 gün tam kapanmaya giderken doğru kararlar alınmadı. Ülke ekonomimizde tarımın sahip olduğu önemli rol dikkate alındığında; alınan kararın yanlışlığı da anlaşılır.

 

Önemli bir tarım kenti olan Antalya başta olmak üzere pek çok ilimizde çok sayıda aile geçimini tarımdan sağlıyor. Semt pazarlarının kapalı olması nedeniyle ürünler çiftçilerimizin elinde kaldı, tüketici ise gıdaya erişemiyor" dedi.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Başkan Karış’tan Bakan Çavuşoğlu’na sert tepki

Gelecek Partisi Mersin İl Başkanı Hamit Karış, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, “Turistin görebileceği herkesi Mayıs sonuna kadar aşılayacağız” sözlerine sert tepki gösterdi.
 
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Almanya’da mevkidaşı Heiko Maas ile görüştü. Görüşmede Avrupa’ya turizm konusunda mesaj veren Bakan Çavuşoğlu, “Turistin görebileceği herkesi Mayıs sonuna kadar aşılayacağız” ifadesini kullandı. Çavuşoğlu’nun bu sözlerine Gelecek Partisi Mersin İl Başkanı Hamit Karış tepki gösterdi.
 
 
“KÖPEK MUAMELESİ YAPMAKTAN FARKSIZ!”
 
Başkan Karış yaptığı açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin vatandaşları hiç bu kadar aşağılanmamıştı. Vatandaşın canını hiçe sayan bir iktidar anlayışıyla karşı karşıyayız. Çok üzülerek ve içim acıyarak söylüyorum ki bu hadsiz açıklama Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına köpek muamelesi yapmaktan farksızdır ve Bakan derhal özür dilemelidir!” dedi.
 
 
“84 MİLYONA HAKARET VE İHANETTİR”
 
Başkan Karış açıklamasının devamında, “Bir devlette ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı hakim olması gerekirken vatandaşın sağlığını, canını hiçe sayıp, sırf başka ülkelerden sıcak para gelecek diye böylesine utanç verici açıklamalar yapılması 84 milyona hakaret ve daha ağır tabirle ihanettir. Siz o aşılamayı milletin sağlığı için, ülkece normal bir yaşama dönmek için yapmalısınız. Tıpkı kimi Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, sürekli eleştirdiğimiz İsrail’de olduğu gibi” şeklinde konuştu.

 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Sosyal Girişimcilik günü dördüncü kez düzenlendi

Ashoka Türkiye ev sahipliğinde ve Vehbi Koç Vakfı ortaklığında düzenlenen Sosyal Girişimcilik Günü’nde sivil toplum ve iş dünyası liderleri “Herkes fark yaratabilir” dedi.  

  

Dünyanın ilk ve en geniş sosyal girişimcilik platformu Ashoka, Vehbi Koç Vakfı ortaklığında bu sene dördüncü kez Sosyal Girişimcilik Günü’ne ev sahipliği yaptı. 28 ve 29 Nisan tarihlerinde çevrimiçi gerçekleşen etkinlikte, Türkiye’deki sosyal girişimcilik ekosistemini güçlendirmek için çalışan liderler bir araya geldi. 20’den fazla şehirden 150’yi aşkın kişinin katıldığı çevrimiçi oturum ve sohbetlerde, etkinliğin onur konukları olan Ashoka Fellow’u, New York Times Yazarı ve Solutions Journalism Network’ün Kurucusu David Bornstein, Systems-Led Leadership’in Kurucusu Daniela Papi- Thornton dönüşen sistemler ve değişen dünya düzenini birlikte değerlendirdi.

 

Cihan Özsönmez: “2018 yılından bu yana Türkiye’deki sosyal girişimcilik ekosistemine kapasite gelişimi desteği veriyor; her düzeyden sosyal girişimci ve ilgili aktörün teşvik edilmesi amacıyla Sosyal Girişimcilik Günü’ nü birlikte hayata geçiriyoruz.

 

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Cihan ÖzsönmezBugün burada bulunan herkesin bildiği üzere, günümüzde gittikçe artan sosyal, ekonomik ve çevresel problemlerin çözümünde, sistemsel dönüşüm yaratabilen, sürdürülebilir modellere her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Sosyal girişimcilik yaklaşımı ise bu noktada yenilikçi ve çarpan etkisi yaratacak nitelikte modelleri başarılı örnekler üzerinden sunuyor. 2016 yılından bu yana, Vehbi Koç Vakfı olarak filantropi alanında sürdürülebilir, sosyal ve çevresel fayda yaratabilme potansiyeli olan sosyal girişimcilere alan açıyoruz. Bunu yaparken ekosistemin önemli aktörleri ile iş birlikleri geliştiriyor, farklı paydaşlar arasında köprüler kurmaya ve ekosistemi güçlendirmeye gayret ediyoruz.

 

2018- 2020 yılları arasında, Avrupa Birliği Başkanlığı’nın hibe desteği ve çok güçlü bir konsorsiyum ile Türkiye Sosyal Girişimcilik Ağı’nı hayata geçirdik.  Bu kapsamda, ekosistem düzeyinde altyapıyı güçlendirmek için dijital platform, ekosistem araştırmaları, kamu, sivil toplum, özel sektör iş birlikleri, yasal altyapı ve politika geliştirme çalışmalarını yürütmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki aylarda da sosyal sorunların çözümünde aktif rol almayı amaçlayan herkesin, sistem dönüşümü yolculuklarında kullanabilecekleri Ashoka’nın changemaking.net platformunun Türkiye'ye kazandırılması için ortak bir çalışma yürüteceğiz” dedi.

 

 İstem D. Akalp: “Türkiye’de sistem dönüşümü için çalışan lider kişi ve kurumlar; ilham, yeni araçlar, yeni bağlantılar, birbirinden öğrenme ve ait hissedebilecekleri bir topluluk arayışında”

 

Ashoka Türkiye Eş Direktörü  İstem D. Akalp ise Bu sene dördüncüsünü gerçekleştirdiğimiz Sosyal Girişimcilik Günü’nde sistem dönüşümünden liderliğe, empati ve dinleme becerilerine, iklim ve toplumsal cinsiyetten mekanlarda adalete, sistem liderliğinden çözüm odaklı haberciliğe, kamu ve sosyal girişim ortaklıklarından ölçeklenmeye çeşitli sosyal ve toplumsal sorunu ve çözümü ele aldık. Türkiye’de sistem dönüşümü için çalışan lider kişi ve kurumlar; ilham, yeni araçlar, yeni bağlantılar, birbirinden öğrenme ve ait hissedebilecekleri bir topluluk arayışındalar. Biz de Sosyal Girişimcilik Günü aracılığıyla Türkiye ve dünyanın dört bir yanından binlerce kişiyi bir araya getirerek onları birbirleriyle, yeni araçlarla ve çalışma biçimlerini etkileyen fikirlerle tanıştırıyoruz. Giderek daha da karmaşıklaşan toplumsal sorunların çözümü için yarını beklemeden sorumluluk almaya, şimdi ve burada birlikte hareket etmeye ihtiyacımız var.  Vehbi Koç Vakfı dört senedir Ashoka Türkiye’nin Sosyal Girişimcilik Programı ana destekçisi. Bu sürdürülebilir ve etki odaklı güç birliğinin sektörler arası işbirliklerine ilham olmasını diliyorum.” dedi.

 

Sosyal Girişimcilik Günü, dördüncü yılında sosyal girişimciler, ekosistem paydaşları ve iş dünyası liderlerine ilham, yeni araçlar ve bağlantılar sunmaya devam ediyor. 

 

10 farklı atölyenin düzenlendiği ve alanında uzman 28 konuşmacının katıldığı Sosyal Girişimcilik Günü, Mert Fırat ve Daniela Papi- Thornton’nun “Sosyal Girişimcilikte Yeni Bir Eşik: Sistem Liderliği” başlıklı oturumuyla başladı.  Ardından Ashoka Fellow’u ve Mekanda Adalet Derneği koordinatörü Yaşar Adanalı “Galata’dan Dünyaya: Postane İstanbul” oturumunda pandemi sürecinde sıkça sorguladığımız mekan algımız ile ilgili katılımcıları bir gezintiye çıkarttı. Teyit’in kurucusu Ashoka Fellow’u Mehmet Atakan Foça’nın moderatörlüğünü üstlendiği “Şimdi ve Burada: Dünya Nasıl Değişir?” oturumunun onur konuğu New York Times Yazarı ve Solution Journalism Network’ün Kurucusu David Bornstein olurken, “Kuşaklararası Kadın Örgütlenme Deneyimi” oturumunda Ashoka Fellow’u ve Uçan Süpürge Vakfı Kurucusu Halime Güner’e oyuncu Damla Sönmez ve Uçan Süpürge Vakfı Proje Koordinatörü Ceren Kurt eşlik etti.  

 

Abdi İbrahim; Mikado Danışmanlık, Impact Hub İstanbul ve Ashoka Türkiye ile birlikte sağlık ve ilaç alanında çalışan sosyal girişimcileri desteklemek, sosyal fayda odaklı fikirleri güçlendirmek ve artırmak ve alanın potansiyelini anlamak üzere We Heal the Future programını başlattığı müjdeledi. Dünyadan ve Türkiye’den sosyal girişimcilerin ve program ortaklarının katıldığı bu atölyeye programın önceliklerini öğrenmek ve sağlıkta sosyal inovasyon alanında çalışan sosyal girişimcileri yakından tanımak isteyen kişiler katıldı.

 

 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Six Senses Kaplankaya, Tibet’in ses terapisini Bodrum ile buluşturuyor

 Six Senses Kaplankaya, ruhsal ve fiziksel iyileşmeyi bir bütün olarak ele aldığı felsefesi ışığında Tibet Ses Terapisi ve holistik wellness programları ile alışılmışın dışında bir deneyim sunuyor.

 

Dünya çapında ünlü bütünsel wellness deneyimi ve seçkin mimarisi ile fark yaratan Six Senses Kaplankaya, alanında dünya çapında uzman isimlerin önderliğinde bilinenin ötesinde wellness deneyimleri sunuyor. Hayatını şifaya yönelik  bütüncül uygulamalara adayan ünlü yogi Muayad Najemeddin, Mayıs ayı itibariyle sezon boyunca Six Senses Kaplankaya bünyesinde Tibet ses terapisi, Watsu, derin ışık transı gibi uygulamalarla misafirleri mistik bir yolculuğa çıkarıyor.

 

Tibet’den özel olarak getirilen ses kaseleri eşliğinde gerçekleştirilen ses terapisi, uzman Muayad Najemeddin önderliğinde konuklara unutulmaz bir deneyim yaşatıyor. Muayad Najemeddin’in bireysel ve grup uygulamaları barışçıl, huzurlu ve aydınlık bir enerji yaratırken, Banu Alagöz önderliğinde gerçekleşen Duygusal Detoks, kundalini yoga ve meditasyon çalışmalarıyla konuklar hem tatilin tadını çıkarıyor hem de iç huzur ve sağlıklı bir vücut için hayat boyu pozitif etki edecek adımlar atıyor. Özel olarak tasarlanan  havuzlarda, masaj ve esneme teknikleri kullanılarak suyun akışkan ve arındırıcı enerjisini harmanlayan Watsu uygulaması, konuklara benzersiz bir wellbeing deneyimi sunuyor.

 

Six Senses Kaplankaya, Türkiye’de bir ilk olan Holistic Anti-Aging, Weight Management  ve BODPOD’nin yanı sıra, Wellness Screening gibi vücut analiz uygulamalarıyla Türkiye’nin ve Avrupa’nın en gelişmiş SPA alanına sahip olma özelliği taşıyor. Yoga, Fit, Uyku programları,  Kilo kontrolü, Detox ve Mind Detox, Boost Immunity, Mind Your Brain, Love Your Heart, Muscle Recovery ve Back Pain Relive gibi programlara ek olarak; Watsu, Dreamcatcher, Emotional Detox gibi bütünsel terapileri Six Senses Kaplankaya’nın 10 bin metrekare üzerine kurulu 38 farklı terapi odasında deneyimleme şansına sahip oluyor. 

 

Kendinizi Six Senses Kaplankaya’nın huzurlu atmosferinin doğallığına bırakın.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Başkan Sarı’dan “Senin Faturan” kampanyasına destek

CHP Balıkesir İl Başkanı Serkan Sarı, “Senin Faturan” kampanyasına destek olarak, ihtiyaç sahiplerinin faturalarına katkıda bulundu. 
 
Başkan Sarı, kampanyaya katılımıyla alkış topladı. Edremit Belediyesi’nin başlatmış olduğu “Senin Faturan” kampanyasına CHP Balıkesir İl Başkanı Serkan Sarı da destek oldu. 
 
Başkan Sarı kampanyayla ilgiliyse şunları söyledi:
“Edremit Belediyemizin başlatmış olduğu “Senin Faturan” kampanyasına bende destek oldum. Hep birlikte dayanışarak bu zor günlerin üstesinden gelebiliriz. İhtiyaç sahiplerinin seninfaturan.edremit.bel.tr adresine faturalarını yüklediği, yardım severlerin de aynı adresten destekleyerek yaraların sarılmaya çalışıldığı çok güzel ve yerinde bir kampanya olmuş. Edremit Belediyemize, Belediye Başkanımız Selman Hasan Arslan’a ve destek olan yardımseverlerimize teşekkür ederim. Birlikte başaracağız.”

 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Ramazan ayında kırmızı et tüketimi artıyor

İçerdiği yüksek protein, demir, çinko ve vitaminler nedeniyle sofralarımızda önemli bir yere sahip olan kırmızı et, Ramazan ayında da besleyiciliği ve tok tutma özelliği sayesinde sofralarda sıkça tercih ediliyor. Türkiye’nin en önemli kırmızı et üreticilerinden Bonfilet’in COO’su ve Gıda Mühendisi Kemal Bozkuş, Ramazan ayında edinilmesi gereken protein ağırlıklı beslenme alışkanlıkları hakkında öneri ve uyarılarda bulunurken protein deposu olan kırmızı et tüketiminin önemine de vurgu yapıyor.

 

Sağlıklı ve dengeli bir Ramazan geçirmek için iftarda ve sahurda tüketilen yemeklerin uzun süre tok tutan besinlerden seçilmesi gerekiyor. Uzmanlar ise içerdiği zengin besin öğeleri nedeniyle Ramazan’da protein ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekiyor. Paketlenmiş kırmızı et sektörünün öncü şirketi Bonfilet’in COO’su ve Gıda Mühendisi Kemal Bozkuş “Yüksek kaliteli protein kaynağı olan kırmızı et, içerdiği demir, çinko ve vitaminler nedeniyle, yeterli miktarda tüketildiğinde Ramazan’da ihtiyaç duyulan enerjiyi karşılıyor. Tüketilen etin türü de sağlığımız için önem arz ediyor. Yağlı etler yerine sebze yemekleri ile hazırlanmış ya da ızgarada pişirilmiş kırmızı et tüketimini öneriyoruz. Oruç tutan kişilerin Ramazan’da değişen beslenme düzeniyle birlikte öğün sayısı ikiye düşüyor. Bu da demek oluyor ki günlük gıda ihtiyacımızın tümünü sahur ve iftarda karşılamamız gerekiyor. Sebze yemekleri, kuru baklagiller ve et yemekleri bu ihtiyacı karşılamada büyük rol oynuyor ve sofralardan eksik edilmemesi gerekiyor.” ifadelerinde bulundu.

 

Sahurda Farklı Alternatiflere Yönelin

 

Sağlıklı ve lezzetli bir sahur menüsü hazırlarken iftara kadar olan sürede uzun süre tok tutacak alternatifleri tercih etmek gerekiyor. Bonfilet’in COO’su ve Gıda Mühendisi Kemal Bozkuş “Sahur menüsünde süt, tam buğday ekmeği, az yağlı peynir, yeşillikler, domates ve salatalık gibi taze sebzeleri tüketirken çok şekerli ve beyaz unla hazırlanmış yiyeceklerden kaçınmamız gerekiyor. Bu besinler vücudumuzda çok kısa sürede sindirildiği için ani enerji artışına, kısa bir süre sonra da acıkmaya sebep olabiliyor. Sahurda yumurtalı kavurma hazırlayarak, kırmızı et ve yumurta gibi önemli protein kaynaklarını birleştirmek de sağlıklı bir alternatif olabilir.” dedi.

 

Ramazan’da da Paketlenmiş Kırmızı Et Tercih Edilmeli

 

Kırmızı et satın alırken dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri hijyen. Pandemi dönemine denk gelen bu Ramazan ayında da kırmızı et tercihinde ekstra dikkatli olunması gerektiğini belirten Kemal Bozkuş “Bonfilet olarak büyük oranda otomasyona dayalı bir üretim modeline sahip olduğumuz ve gıda güvenliği konusunda zorunlu yükümlülüklerimizin yanı sıra üretim hattımızda uyguladığımız ve sürekli olarak denetim altında tuttuğumuz kalite standartlarımız gereği, temizlik ve hijyen konuları zaten her zaman önceliğimiz oldu. Pandemi sürecinde salgının seyrine yönelik ek tedbirler alarak güvenlik seviyesini arttırdık. Kontrollü giriş çıkışları sadece personelimiz için değil aynı zamanda tedarikçilerimiz için de pandemi salgınının ortaya çıktığı ilk günden itibaren alarm düzeyinde prosedürler aracılığı ile uyguluyoruz. İçinde bulunduğumuz Ramazan ayında da tüm hammadde satın alımlarımızda, kesimin yapıldığı mezbahalar yetkili uzman personelimiz tarafından belirli periyodlarda denetleniyor. Mezbahalarda uygun hijyenik alt yapı, temizlik, sıcaklık, izlenebilirlik, çalışan personelin hijyen koşulları gibi hususları titizlikle kontrol ediyoruz.” açıklamalarında bulundu. 

 

Güvenli Kırmızı Et Alışverişi bonfilet.com.tr’de

 

Taze ve Dondurulmuş Et Grubu, Döner Grubu, Köfte Grubu, Şarküteri Grubu ve Hazır Yemek olmak üzere beş ana kategoride ve birbirinden farklı içeriklere sahip fırsat paketleri ile hizmet veren Bonfilet zengin ürün çeşitlerini bonfilet.com.tr’de de satışa sunuyor. Teslimatın soğuk zincir araçlar ile güvenli bir şekilde yapıldığı bu online alışveriş şimdilik sadece İstanbul ili ile sınırlıyken, hizmetin çok yakında tüm Türkiye’de verileceği belirtiliyor.

 

Türkiye’nin AB normlarındaki ilk et üretim tesisi olan Bonfilet Et Üretim Tesisleri’nde; Spiral Freezer, MAP, Skin Pack, Vakum ve Flow Pack gibi dünyada trend olan son ambalajlama teknolojisi sistemlerinin kullanıldığını belirten Kemal Bozkuş “Üretim süreçlerindeki hassasiyeti, soğuk zincir araçları sayesinde dağıtım konusunda da gösteren Bonfilet, Ramazan ayında da müşterilerini lezzetli, güvenilir ve zengin ürün çeşitliliğiyle en hızlı ve güvenilir şekilde buluşturuyor.” ifadelerinde bulundu.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

İYİ Partili Ünzile Yüksel, genelgeye tepki gösterdi

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ünzile YÜKSEL, " Artık AKP hükümeti, hukuksuz kanunlarına, hukuksuz KHK’larına dahi ihtiyaç duymuyor, bir buyruk, bir genelge kafi geliyor, temel haklar ve hürriyetler genelgelerle sınırlandırılıyor. Türkiye, AKP yönetiminin başıboş genelgeleriyle hukuk devleti ilkesinden fersah fersah uzaklaşıyor" dedi.

İYİ Parti genel başkan yardımcısı Ünzile Yüksel, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş’ın imzasıyla yayımlanan genelgeye tepki gösterdi.
Genel başkan yardımcısı Yüksel, yayımlanan kararla temel hakların ve hürriyetlerin genelgelerle sınırlandırıldığını belirterek, "Artık AKP hükümeti, hukuksuz kanunlarına, hukuksuz KHK’larına dahi ihtiyaç duymuyor, bir buyruk, bir genelge kafi geliyor, temel haklar ve hürriyetler genelgelerle sınırlandırılıyor. Türkiye, AKP yönetiminin başıboş genelgeleriyle hukuk devleti ilkesinden fersah fersah uzaklaşıyor.
Geçtiğimiz günlerde Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından, polisin görevini ifa ederken, vatandaşın ses ve görüntü alınmasına tevessül edecek davranışlara fırsat verilmemesi, kayıt yapan kişilerin engellenmesi, kanuni şartları oluştuğunda kayıt alanlar hakkında adli işlem yapılması gerektiği yönünde bir genelge yayımlandı. Genelgenin içeriğinin belirlilik içermediği, yetki aşımına sebebiyet verdiği açıktır. Polisin hangi durumda, hangi sebeple, ne şekilde görüntü ve ses kaydı alınmasına engel olması gerektiğine ilişkin hiçbir bilgi bulunmayan bu genelge, polisin orantısız güç kullandığı yahut hukuka aykırı işlemde bulunduğu hallerde vatandaşın delil elde etmesine, daha ileri bir tabirle “hakkını aramasına” mani olacak niteliktedir" dedi.

ALENİ GERÇEKLEŞEN ADLİ OLAYLA İLGİLİ SES VEYA GÖRÜNTÜ ALIP HABER YAPMAK HAKTIR

Genelgenin, basın ve haberleşme özgürlüğünü de ihlal ettiğini söyleyen genel başkan yardımcısı Yüksel, şöyle konuştu:
"Günümüzde bir habercinin kamusal olaylarda haber yapmak amacıyla ses ve görüntü kaydı alması tartışmasız bir haktır. Ancak bu genelge hiçbir ayrım ve sınır gözetmeksizin ses ve görüntü kaydı yapanların engellenmesi yönünde düzenleme öngördüğünden kolluğun ölçüsüz bir müdahalesinin yahut hukuka aykırı bir işleminin haberinin de yapılmasını imkansız kıldığı açıktır. Güvenlik güçlerinin karıştığı birçok kanunsuz uygulama halkın veya basın mensuplarının çekmiş olduğu anlık kamera görüntüleri ile ortaya çıkmaktadır. Bu görüntüler aynı zamanda yargıda olayın aydınlatılması için birinci derecede delil teşkil etmektedir. Demokratik hiçbir ülkede basın mensuplarının ya da görgü tanıklarının olayla ilgili çekim yapması yasak değildir. Aleni gerçekleşen adli olayla ilgili ses veya görüntü alıp haber yapmak haktır.Bu genelgeyle, anayasal eylem ve gösterilerde, anayasal hakkını kullanan vatandaşa polisin uyguladığı şiddet her an artarken, bu şiddetin görüntüleri çekilemeyecek ve dolayısıyla kamu bundan haberdar olmayacak, daha doğrusu olamayacaktır."

GENELGE, "İŞKENCE VE EZİYET YASAĞI"NIN İHLALİDİR

Genelgeyi eleştiren Yüksel, "Bu genelge Amerika’da uygulansaydı, polisin boğazına basarak öldürdüğü Floyd’un katledilmesinden toplum haberdar olamayacaktı. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün kolluğun, özgürlüklerin kullanımına müdahalesinin görüntülenmesini yasaklayan genelgesi, sadece sansür değil, ayrıca şiddetin özendirilmesidir. Bu nedenle genelge, bu yönüyle “işkence ve eziyet yasağı” nın da ihlalidir.  Hal böyleyken, Anayasa’yla ve uluslararası sözleşmelerle teminat altına alınan “adil yargılanma hakkının” içeriğini, kolluk sorgusunda, “bana genelgeni söyle, sana haklarını söyleyeyim” olarak değiştirmek abesle iştigal olmaz.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Sosyalben Vakfı’nın dijital saha atölyeleri çocukların ufkunu açıyor.

Yeni neslin sivil toplum kuruluşu SosyalBen Vakfı; Dijital Saha Atölyeleri ile çocukların eğlenirken öğrenmelerine olanak sağlıyor.

7-13 yaş arasındaki çocukların yeteneklerini keşfedip, geliştirmelerini hedefleyen SosyalBen Vakfı, pandemi sürecinde tüm çalışmalarını dijitale taşıyarak “e-SosyalBen” oluşumunu hayata geçirdi. Vakıf, e-SosyalBen oluşumunun içinde saha çalışmalarının dijitale taşınmış hali ‘’dijital saha’’ olarak konumlayarak çocuklara eğlenceli dakikalar yaşatıyor.

Evlerinde akademik ve sosyal açıdan dijital ortamda dakikalarını geçiren çocukların üretim odaklı teknoloji kullanımını desteklemeyi hedefleyen Vakıf, toplumsal fayda odaklı çalışmalarına bir yılı aşkın süredir online olarak devam ediyor. İyiliğin paylaşıldıkça artacağına ve sosyal fayda yaratılacağına inanan SosyalBen Vakfı’nın, 842’si dijital ortamda çalışmalara destek olan e-Gönüllülerden oluşan toplam 1.271 aktif gönüllüsü buluyor.

Pandemi sürecinde saha çalışmalarının azalmasıyla Dijital Saha’yı hayata geçiren Sosyalben Vakfı çocukların sosyal benliklerinin gelişimi için potansiyel başarılarını fark edebilecekleri faaliyetlerde bulunmalarının çok önemli olduğuna inanıyor. Bu amaçla geliştirilen Dijital Saha Programının içeriğinde Vakfın 6 yıldır kesintisiz olarak sürdürdüğü fiziki saha faaliyetleri ve atölye programlarının, 7-13 yaş aralığındaki çocukların gelişimlerine katkı sağlayacak şekilde uyarlanmış videoları bulunuyor. Gönüllülerin desteğiyle resim, müzik, dans, oyun, yaratıcı yazarlık, spor, icat, kısa film ve fotoğrafçılık olmak üzere 8 temel atölye kapsamında hazırlanan atölye videoları; Vakfın sosyal medya hesaplarından da yayınlanıyor.  

SosyalBen Vakfı Kurucusu Ece Çiftçi“Vakıf bünyesinde oluşturduğumuz e-SosyalBen oluşumu ve Dijital Saha Programı, sürdürülebilirliğimiz için olmazsa olmazımız. Gündemi yakından takip eden yeni nesil bir Vakıf olarak, dijitalleşen dünyaya ayak uydurmayı her zaman çok istedik. Zaten aklımızda var olan konular ve başladığımız süreç salgın sebebiyle evlerimize kapanmamızla birlikle hızlandı. Amacımız, pandemi sürecinde kendimizi geliştirme adına attığımız adımları arkamıza alarak bundan sonraki dönemde çalışmalarımıza hibrit olarak devam etmek. Dijitalleşme yolunda hayata geçirdiğimiz tüm faaliyetler yararlanıcılarımız ile aramızda bir köprü görevi görüyor. Durmadan gelişmeye odaklandığımız ve sürekli gelişme kaydetmeyi amaçladığımız bu dönemde çok daha fazla sosyal fayda yaratmayı hayal ediyoruz” dedi. Ebeveynlere çocuklarını yetenekleri doğrultusunda doğru alana yönlendirmelerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatan Ece Çiftçi, anneleri ve çocukları Dijital Saha Atölyelerine davet ediyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

CHP’li Zeybek Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine ilişkin konuştu

CHP Antalya Milletvekilleri Rafet Zeybek, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
 
Türkiye Cumhuriyeti’nin Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Kurtuluş Savaşı’nda can verenlerin emaneti olduğunun altını çizen CHP Antalya Milletvekili Rafet Zeybek şu ifadeleri kullandı:
“MİLLETİN GÖNLÜNDEN ATATÜRK SEVGİSİNİ ATAMADILAR”
“Bizim atalarımız bu ülkeyi, bu cumhuriyeti savaş meydanlarında, canlarını vererek bize emanet ettiler. Biz bu emaneti, bu cumhuriyeti sonuna kadar koruyacağız. Bu nedenle asla umutsuz değiliz. Bu kadar Atatürk karşıtlığı Atatürk’e karşı şeyler yapıldı, onu zayıflatmaya çalıştılar, uğraştılar ama milletin gönlünden Atatürk sevgisini atamadılar, atamayacaklar. Bu millet, Atasını hala saygıyla ve sevgiyle anıyor.”
“MİLLETİMİZ DEMOKRASİ VE ADALETİN KIYMETİNİ BİLİYOR”
Atatürk’ün bu ülke için çok büyük işler yaptığını vurgulayan CHP’li Zeybek, “Atamızı erken kaybetmeseydik belki Türkiye çok daha farklı noktalarda olurdu. Bunun kıymeti bugün de biliniyor ve bizim milletimiz aynı zamanda demokrasinin de kıymetini çok iyi biliyor. Sık sık darbeler yaşadık. Her darbeden sonra demokrasinin kıymetini bu millet biraz daha anladı. Bu milletin adalet duygusu da güçlüdür. Hem dini inanç anlamında hem de toplumsal barış açısından adalet inancı vardır. Adaletli olmayı ister milletimiz. O nedenle kamuoyu yoklamalarında yargıya güven yüzde 21’e düştü. Adalet dağıtılmıyor diye güvenmiyor çünkü vatandaş. Adalet ekmek gibi su gibidir. Vatandaş da adalet istiyor.” dedi.
“BİRÇOK DEĞERİMİZİ KAYBETTİK AMA UMUDUMUZU KAYBETMEDİK”
Birçok değerin kaybedildiğini kaydeden CHP Antalya Milletvekili Rafet Zeybek, “Çok değerimizi kaybettik ama umudumuzu kaybetmedik. Demokrasimizi, cumhuriyetimizi, hukukumuzu tekrar biz bu ülkenin ve milletimizin hak ettiği yerlere getireceğiz. Bunu yapmak zorundayız. Yapamazsak eğer savaş meydanlarında ölen 15 yaşındaki atalarımıza borcumuzu ödeyememiş oluruz. Eğer cumhuriyeti koruma ve yükseltme, demokrasiyi, hukuku güçlendirme hedefine ulaşamazsak kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e olan borcumuzu ödeyememiş oluruz.” ifadelerini kullandı.
“DEMOKRASİYİ VE ÖZGÜRLÜKLERİ BİTİREREK İLERLEYEMEYİZ”
“Bütün halkımıza hangi partiden veya siyasi görüşten, etnik kökenden olursa olsun seslenmek istiyorum. Demokrasimize sahip çıkalım, özgürlüğümüze, hukukumuza, adaletimize sahip çıkalım ve bunları güçlendirelim. Bu ülkeyi kalkındıracaksak, çağdaş uygarlık seviyesine taşıyacaksak bunları güçlendirmek zorundayız. Bunları yıpratarak, demokrasiyi bitirerek, hukuku bitirerek, özgürlükleri yok ederek, düşünce özgürlüğünü yok sayarak hiçbir yere ilerleyemeyiz.”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Malatya’da DASK ilk sırada

150 yılı aşkın köklü geçmişiyle Generali Sigorta, Malatya’nın sigortacılık haritasını açıkladı. Generali Sigorta verilerine göre  Malatya’da sigorta hizmeti alanların 63’ü 35-60 yaş aralığındaki bireylerden oluşurken, genel yaş ortalaması 49 olarak istatistiklere yansıdı. Malatyalıların en çok tercih ettiği sigortacılık ürün ve hizmetleri ise sırasıyla zorunlu deprem sigortası (DASK), kasko sigortası ve trafik sigortası oldu.

31 ile DASK ilk sırada

Generali verilerine göre, Malatyalıların en çok tercih ettiği sigortacılık ürün ve hizmeti 31’lik oranla zorunlu deprem sigortası (DASK) olurken, ikinci sırada 24 ile kasko sigortası, üçüncü sırada ise 17’lik oranlarla trafik sigortası yer aldı.

Kadınların oranı 19

Malatyalıların online ve acente kanalı üzerinden sigortacılık ürünlerini alma yüzdelerine göz atıldığında, 19 kadın ve 81 erkek dağılımı istatistiklere yansıd

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı