Kocaeli Ajans

Son Dakika Kocaeli Haberleri

Category Archive : Ekonomi

METT Hotels & Resorts’un Dünya çapındaki ilk oteli Bodrum’da açılıyor!

Bir Sunset Hospitality markası olan METT Hotels & Resorts’un dünya çapındaki ilk oteli METT Hotel & Beach Resort Bodrum, Mayıs ayında kapılarını açıyor.

 

 Sade ve neşeli Akdeniz hayatından ilham alan METT Hotels & Resorts; sosyalleşme ve eğlence merkezli bir yaşam tarzı sunan rafine, zarif, rahat ve yepyeni bir otel koleksiyonu. Deniz kıyısındaki lokasyonlarda Akdenizli kimliğiyle faaliyet gösterecek koleksiyonun ilk oteli ise, METT Hotel & Beach Resort Bodrum.  

       

METT Hotel & Beach Resort Bodrum, önünde apansız uzanan Ege manzarası ve kristal berraklığındaki sularına demirleyen tekneler ve plaj hayatının keyfini çıkaranlar için dingin, benzersiz bir ortam sunan Haremtan Koyu’nda, Bodrum Marina’dan sadece birkaç dakika uzaklıkta yer alıyor. Lobiye girer girmez konukları karşılayan sanatçı Laura Margarita’nın doğadan ilham alan dev boyutlu eserleri, tepeden görülen uçsuz bucaksız denizin maviliklerine karışıyor.

Modern, minimalist ve bohem-şık bir stilde tasarlanmış otelin özenle dekore edilmiş 72 odası ve 31 süit, loft ve özel villası mevcut. Teraslı ve bahçeli olanların yanı sıra, kendine ait özel havuzu olan villalar da, uzun veya kısa dönem konaklamalar için misafirlerin hizmetinde. Otelde ayrıca, retro stilde tasarlanmış bir sonsuzluk havuzu, bir kapalı havuz, geleneksel Türk hamamı, MOI Spa, RAISE Fitness ve yine özel havuzu bulunan, gün boyu kişisel hizmet alınabilen geniş kabanalar bulunuyor. 

Sade bir stili tanımlayan özel kapsül koleksiyonu ise, METT Butik’te bu yaz Bodrum’un sahil hayatına yeni bir renk katmaya hazırlanıyor.

Uzun, Akdenizli sofralar, unutulmaz anılar…

METT Bodrum deneyiminin merkezinde, zengin bir yeme-içme ve eğlence anlayışı ile sosyalleşmenin yer aldığı Akdenizli bir yaşam tarzı sunuluyor. Küresel olarak öncü restoran konseptleri geliştiren ve bu alanda büyüyen bir yatırım ve yönetim şirketi olan Sunset Hospitality Grubu, yeme-içme sektöründeki deneyimini Bodrum’daki oteline de taşıyor.  Deniz kenarında, açık havada yenen yemeklerden, rahat bir atmosferde sunulan modern İtalyan mutfağına geniş bir gastronomik yelpaze barındıran METT Hotel & Beach Resort Bodrum; Folie Restaurant & Sea, Mood Lounge Bodrum, Otto, Isola Manzara Gardens restoranları ve özgün eğlence anlayışıyla Bodrum’un yeme-içme sahnesine değer katmayı hedefliyor. 

Folie’de yaşamı kutluyoruz!

Provensal stildeki muhteşem menüsü ve kabaret tarzı eğlence anlayışı ile düzenli olarak farklı sanatçı ve DJ’leri ağırlayacak, alışılmış “beach club” kavramına yeni bir soluk getirerek deniz kenarında geçirilecek harika bir günü yeniden tanımlayan Folie bu yaz, Akdenizli bir tatil anlayışını içten bir eğlence duygusu ile harmanlayarak yaşamın güzelliklerini kutlayanların buluşma mekanı olacak. 

Otelin Genel Müdürü İlker Yörükoğlu, “METT Bodrum’da Akdeniz insanına özgü yeme-içme tecrübelerini, hayat tarzını, içten bir eğlence anlayışını hepimizin çok sevdiği neşeli, telaşsız Akdenizli rahatlığıyla sunacağız. Bu hayat tarzını benimseyen, rahat, sosyal buluşmaları ve yaşamın güzelliklerini kutlamayı ilke edinmiş insanların doğal buluşma mekanı olmak istiyoruz. Doğayla ve kendimizle barışık, bulunduğumuz ortama katkı sağlayan, yerel değerleri önemseyen ve bunlardan beslenirken bu değerleri de destekleyen bir yapımız var. Restoranlardan spa’ya, kullanılan ürünlerden otelin dekorasyonuna, çevresel konulara yaklaşımımızdan eğlence anlayışımıza kadar her an ve her yerde Akdenizli kimliğimiz ve insanları buluşturma misyonumuzla ön planda olacağız” dedi.

 

METT Hotels & Resorts markasıyla dünyadaki ilk otellerini Bodrum’da açmaktan heyecan duyduklarını belirten Sunset Hospitality CEO’su Antonio Gonzalez ise otelin açılışıyla ilgili şunları söyledi: “Bodrum, yaşatmak istediğimiz Akdeniz hayatının tüm unsurlarını kucaklayan bir lokasyon; zarif, rahat, sosyal, davetkar ve daima insanı yenileyen bir yanı var. Diğer taraftan, uluslararası markaları ve kendine ait özel misafir kitlesi ile dünya çapında önde gelen bir tatil noktası. Bodrum’a yepyeni ürünlerimizle değer katmayı hedefliyoruz.” 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Hızlandırma aşamasına seçilen 10 girişimci takım, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) Etki Hızlandırıcısı tarafından açıklandı

SKA Etki Hızlandırıcısı’nın dijital tarım ve finansal kapsayıcılık alanındaki ön hızlandırma programı, 21 Nisan‘da  düzenlenen Sunum Günü ile sona erdi. Etkinliğin ardından, Hızlandırma Programı’na katılacak olan 10 takım seçildi.

4 Mayıs 2021 – SKA Etki Hızlandırıcı (SDGia) Programı’nın Sunum Günü, Ön Hızlandırma aşamasının tamamlanmasının ardından, 21 Nisan’da sanal ortamda düzenlendi. Etkinlik sırasında SDGia ortakları, güçlü taahhüt ve katkılar sağladıkları programın özgün yapısının altını çizdiler.

Sunum Gününü takiben, girişimcilerin etki potansiyelini ve uygulama kapasitesini değerlendirmek üzere ortaklar tarafından belirlenen uzmanlarca oluşturulan Değerlendirme Komitesi toplantıları düzenlendi. 40 girişimcinin bulunduğu listeden 10 girişimcinin seçilmesi, Komite Üyeleri için zorlu bir süreç oldu. Seçilen girişimciler, 3 Mayıs’ta düzenlenen Proje Kurulu toplantısında onaylandı. 

 

Hızlandırıcı Programı için seçilen takımlar şunlar:

Finansal Kapsayıcılık

  • MyCash – Bangladeş
  • Shadhin – Bangladeş
  • Whrrl – Hindistan
  • bhalo Social Enterprises – Bangladeş
  • Fundfina – Hindistan/İngiltere

 

Dijital Tarım

  • Flamingoo Foods – Tanzanya
  • ForFarming – Türkiye
  • Nampya Farmers Market – Uganda
  • Borlaug Web Services – Hindistan/Hollanda
  • Agro Supply – Uganda

 

Seçilen ekipler, 18 Mayıs-22 Haziran 2021 tarihleri arasında yürütülecek Hızlandırma Programı sırasında, 15.000 ABD Doları değerinde hibe alacaklar. Bu aşamada girişimciler; yatırımcı, kurucu, özel sektör profesyonelleri ve kamu temsilcilerinin de dahil olduğu SDGia'nın küresel mentor ağının üyeleriyle bir araya gelme fırsatı bulacaklar. Hızlandırma Programı, aynı zamanda girişimcilerin Bangladeş ve Uganda'da yereldeki uygulamalarına yönelik planlarını hazırlama aşaması olacak. 

SKA Etki Hızlandırıcısı, karmaşık kalkınma sorunlarını ele almak ve girişimcileri destekleyerek etki yaratmak için kapsayıcı ortaklıklara iyi bir örnek teşkil ediyor. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, UNDP ve En Az Gelişmiş Ülkeler için Birleşmiş Milletler Teknoloji Bankası’nın güçlü ortaklığı, programın temelini oluşturuyor. 

Uganda’daki Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Bakanlığı, Bangladeş’teki Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden sorumlu Bakanlık ve her iki ülkedeki UNDP Ülke Ofisleri ve Hızlandırıcı Laboratuvarlarının desteği de programı daha da güçlü kılıyor. 

Girişimciler SDGia programı’na Bangladeş'te “finansal kapsayıcılık” ve Uganda'da “dijital tarım” alanlarında çözüm üretmek üzere davet edilmişti. 

SKA Etki Hızlandırıcısı ile ilgili haberler ve güncellemeler için resmi web sitesini ve sosyal medya hesaplarını ziyaret edilebilir.

 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Halka arzda hedef: daha büyük daha güçlü bir Kalekim

Türkiye Yapı kimyasalları sektörünün lideri Kalekim, Ak Yatırım liderliğindeki konsorsiyum aracılığı ile halka açılıyor. Kale Grubu bünyesinde 48 yıl önce seramik yapıştırıcıları ve derz dolguları üretimiyle faaliyetine başlayan Kalekim, geniş ürün yelpazesiyle sektörün önemli küresel oyuncuları arasında yer alıyor. Başvurusu SPK tarafından onaylanan Kalekim halka arzı için 6-7 Mayıs’ta talep toplanacak. Halka arzda bireysel yatırımcılar için eşit dağıtım yöntemi uygulanacak. 

 Kale Holding CFO’su Haluk Alperat; “Halka arz kapsamında ek satışlarla birlikte Kalekim’in, 30’una denk gelen toplam 34,5 milyon TL nominal bedelli payların halka arzını planlıyoruz. Elde edeceğimiz gelirin 60-70’lik kısmı ile de yurt içinde ve 30 -40’lık kısmı ile de yurt dışında Kalekim’in büyümesine katkı sağlayacak yeni şirket satın alma veya yeni fabrika yatırımları için kullanmayı hedefliyoruz” dedi.

 Kalekim Genel Müdürü Timur Karaoğlu ise, Kalekim’in ulusal ve uluslararası alanda büyümesini sürdürdüğünü belirterek, “Zorlu pandemi sürecine rağmen 2020’de satış gelirlerimizi 37,9 oranında artırarak, 526 milyon TL’ye çıkarttık. Yurt içi ve yurt dışındaki 9 fabrikamız, güçlü altyapımız ve 48 yıllık bilgi birikimiz ile yarattığımız bu değeri de şimdi yatırımcılarımıza açıyoruz” diye konuştu.

 

Ak Yatırım Genel Müdürü Mert Erdoğmuş, “BIST endeksleri son dönemdeki yabancı çıkışına rağmen 2020’deki güçlü kazançların ardından 2021’in ilk çeyreğinde yeni zirveler test etti. Burada itici güç yerli yatırımcı sayısının 2,5 milyonu geçmesidir. “Türkiye yapı kimyasalları sektöründe seramik uygulamaları pazar lideri” olan Kalekim’i 2021’de yatırımcılar için en dikkat çekici halka arzlarından biri olarak belirtmemizin sebebi, sağlam bir sermaye ve finansal yapıya sahip sektör lideri bir şirket olmasıdır. Kalekim’in Borsa İstanbul’a kazandırılması ülkemiz için önem arz etmektedir.” dedi.

 Kale Grubu iştiraklerinden ve yapı kimyasalları sektörünün lider markası Kalekim, halka arz için son aşamaya geldi. Halka arz başvurusu SPK tarafından onaylanan Kalekim için pay başına 13,75 -14,75 TL fiyatla 6-7 Mayıs’ta talep toplanacak.

1973 yılında, Türkiye’nin gelişiminde çok önemli katkıları olan Kale Grubu Şirketleri’nin kurucusu Dr. İbrahim Bodur tarafından kurulan Kalekim, seramik yapıştırıcıları ve derz dolguları üretimi ile başladığı faaliyetlerini bugün, yapı kimyasalları sektöründe geniş ürün yelpazesiyle sürdürüyor. Sektörünün küresel markası Kalekim, halka arz ile bünyesine katacağı yeni ortaklarla gücüne güç katarak sürdürülebilir büyüme yolunda önemli bir adım daha atmayı hedefliyor. Halka arz programı kapsamında Kale Holding CFO’su Haluk Alperat, Kalekim Genel Müdürü Timur Karaoğlu ve Ak Yatırım Genel Müdürü Mert Erdoğmuş, düzenledikleri online basın toplantısı ile gelinen son nokta hakkında açıklamalarda bulundu.

“Kalekim, sadece Türkiye’de değil, küresel ölçekte bir değer”

Kalekim’in kurulduğu günden bu yana ortaya koyduğu başarılı ürün ve hizmetler ile sadece Türkiye’de değil, uluslararası alanda da çok önemli bir değer haline geldiğini vurgulayan Kale Holding CFO’su Haluk Alperat, halka arz süreci ile ilgili şunları söyledi: “Halka arz kapsamında SPK onayı sonrası Kalekim’in mevcut 100 milyon TL olan çıkarılmış sermayesini, 15 milyon TL’lik artırımla 115 milyon TL’ye çıkartmayı planlıyoruz. Sermaye artırımı yapılan 15 milyon TL’lik kısmın yanı sıra mevcut sermayenin de (H. İbrahim Bodur Holding A.Ş.’nin pay sahibi olduğu) 15 milyon TL’lik kısmı olmak üzere şirket sermayesinin 26,09’una denk gelen toplamda 30 milyon TL’lik kısmını halka açacağız. Böylece toplam 30 milyon TL nominal değerli B Grubu hisse halkın arzına sunulacak. Ancak talep toplama sürecinde satışa sunulan payların üzerinde bir talep gelmesi durumunda ise, şirket sermayesinin 3,91’ine denk 4,5 milyon TL nominal değerli B Grubu hisseyi daha ek olarak halka arz etmeyi planlıyoruz. Ek satış ile birlikte tüm hisselerin satılması durumunda Kalekim’in, toplam 34,5 milyon TL nominal bedelli B Grubu paylarının halka arzını gerçekleştirmiş olacağız. Bu da şirketin 30’nun halka açılması anlamına geliyor. Halk arz kapsamında şirketin, dağıtılabilir net karının en az 20’sini nakit veya pay olarak dağıtmayı planlıyoruz.”

“Geliri şirketi büyütmek için kullanacağız”

Kale Grubu olarak, bu halka arzdaki amaçlarının Kalekim’i hem ulusal hem de uluslararası alanda çok daha büyük ve güçlü bir şirket haline getirmek olduğunu belirten Haluk Alperat, “Halk arzdan gelecek gelirin 60-70’lik kısmını yurt içinde ve 30-40’lık kısmını da yurt dışında şirketi büyütecek yatırımlar için kullanacağız. Bu çerçevede yurt içinde; inşaat malzemeleri sektöründe mevcut ürün portföyüne katkı sağlayacak ve yurt içi büyümesini destekleyecek beton katkısı, boya, poliüretan ve epoksi alanlarında yeni şirket satın alma veya yeni fabrika yatırımları noktasında planlarımız var. Bununla birlikte yine yurt dışındaki mevcut yatırımlarımızı destekleyerek, farklı coğrafyalarda da yerel üretim tesisleri kurarak, büyümeyi amaçlıyoruz” şeklinde konuştu.

“Seramik uygulamalarında Pazar lideriyiz”

Kalekim Genel Müdürü Timur Karaoğlu Kalekim’in yapı kimyasalları sektörüne adını vererek jenerik markasını yarattığının altını çizerek, şunları kaydetti: “Kalekim olarak, GfK 2020 Seramik Paneli verilerine göre şu anda seramik uygulamalarında Pazar lideriyiz. Üretimimizi ise, Balıkesir’de 2 olmak üzere, İstanbul, Yozgat, Isparta, Mersin, Erzurum ve Mardin ve Arnavutluk’un başkenti Tiran’da kurulu 9 fabrikamızda yapıyoruz. Bugün ülkemizde neredeyse her iki yapıdan birinde Kalekim ürünleri kullanılıyor. Bunun yanında uluslararası pazarın da en önemli oyuncularından biriyiz. Küresel bir marka olma yolunda 80 farklı ülkede ürünlerimizi tüketici ve profesyonellerle buluşturuyoruz. Ürünlerimizi de yurt içinde ve yurt dışında yaygın bayi aracılığıyla tüketicilere ulaştırıyoruz.”

“Pandemiye rağmen 2020’de satış gelirlerimizi 37,9 oranında artırdık”

Kalekim’in finansal durumu hakkında da bilgi veren Timur Karaoğlu, şirketin çok sağlam bir mali yapıya sahip olduğunu kaydederek, “Kalekim olarak, satış gelirlerimizi her yıl daha artırarak, büyümeye devam ediyoruz. 2018 yılını 346 milyon TL olan satış gelirlerimizi, 2019 yılında 10,1 artırarak 381milyon TL’ye yükselttik. Pandemi nedeniyle neredeyse tüm sektörlerin daralma yaşadığı 2020 yılında ise, satış gelirlerimizi 37,9 oranında artırarak, toplamda 526 milyon TL’lik satış gelirine ulaştık. 2020 yılsonu itibariyle özkaynaklarımız yaklaşık 239 milyon TL’ye, yıllık net karımız da yaklaşık 84 milyon TL oldu. Şimdi de güçlü altyapımız ve 48 yıllık bilgi birikimimizle yarattığımız bu değeri yatırımcılarla paylaşmak için yeni bir yola çıkıyoruz. Amacımız; kimyamızdaki liderlik vizyonunu yatırımcılarımızın gücü ile birleştirerek, yurt içinde ve yurt dışında daha büyük daha güçlü bir Kalekim yaratmak” dedi.

“Yerli yatırımcı sayısı 2,5 milyonu geçti”

Ak Yatırım Genel Müdürü Mert Erdoğmuş ise şunları söyledi;

“Covid-19 salgını gelişmiş ekonomilerin parasal genişleme programlarının da desteğiyle güçlü hisse getirilerinin sağlandığı bir döneme evrildi. BIST endeksleri de son dönemdeki yabancı çıkışına rağmen 2020’deki güçlü kazançların ardından 2021’in ilk çeyreğinde yeni zirveler test etti. Burada itici güç yerli yatırımcı sayısının son bir yılda 1 milyona yakın artış göstererek 2,5 milyonu geçmesiydi. Yatırımcının borsaya bu ilgisi son yıllarda zayıflayan halka arzlar açısından da önemli bir fırsat penceresi sunuyor. Öyle ki Kalekim halka arzı ile birlikte şirketlerin yılbaşından bu yana hisse senedi yatırımcısından topladığı kaynağın büyüklüğü 7 milyar TL’yi geçmiş olacak. Oysaki önceki yıl yıllık halka arz büyüklüğü ancak 1,2 milyar TL’ye ulaşmıştı. Önceki yıllarda da çok parlak bir tablo görmemiştik. Yılın geri kalanında da koşulların uygun olması ile bu ivme sürebilir. Bu yılın en dikkat çekici halka arzlarından biri de “Türkiye yapı kimyasalları sektörünün lideri” olan Kalekim’in halka arzı olacaktır. 

Ak Yatırım olarak, 50 yıla yakın faaliyet geçmişiyle yapı kimyasalları sektörünün en köklü ve lider şirketi Kalekim’in bu prestijli halka arzında konsorsiyum lideri olmaktan gurur duyuyoruz. Sahip olduğumuz deneyimli Kurumsal Finansman, Satış, Araştırma ve Operasyon ekiplerimiz sayesinde bugüne kadar görev aldığımız titizlikle seçilmiş birçok halka arzı başarıyla tamamladık.

Kalekim halka arzının da başarıyla tamamlanacağına olan inancımızın sebeplerinden bahsetmek istiyorum. Kalekim gibi sağlam bir sermaye ve finansal yapıya sahip, kurumsallaşmış, sektör lideri şirketlerin Borsa İstanbul’a kazandırılması ülkemiz için önem arz etmektedir. Yapı kimyasalları sektörünün jenerik markası olan Kalekim’in yapıştırıcı ve yalıtım ürünlerinden sıva ve boyaya kadar oldukça geniş bir ürün yelpazesi bulunmaktadır.

Güçlü sermayedar desteğine sahip Kalekim, yapı ürünleri, havacılık ve hizmet sektörü şirketleri başta olmak üzere, Çanakkale Kalebodur Seramik de dâhil Türkiye’nin birçok tanınmış şirketini bünyesinde bulunduran bir Kale Grubu şirketidir.

Finansal performans açısından bakıldığında ise, Timur Bey’in de bahsetmiş olduğu gibi, oldukça güçlü bir finansal yapıya sahip olan Kalekim, pandemi döneminde dahi karlılık seviyesini bir önceki yıla göre artırmayı başarmıştır ve 2020 yılsonu itibarıyla net nakit pozisyonunda olan bir şirkettir.

Bütün bu hususlar çerçevesinde, ülkemizin değerli şirketlerinden biri olan Kalekim’in yarattığı bu değerin, başarılı bir halka arz ile yatırımcılarla paylaşılmasına aracılık etmekten mutluluk duyacağız. Kalekim halka arzında yurtiçi bireysel yatırımcı tahsisatı 68, yurtiçi kurumsal yatırımcı tahsisatı 20, yurtdışı kurumsal yatırımcı tahsisatı 10 olarak belirlenmiştir. Ayrıca, Kale Grubu çalışanlarına da 2 oranında bir tahsisat ayrılmıştır.

Kalekim halka arzında fiyat aralığı 13,75 – 14,75 TL olarak belirlenmiş olup, tüm yatırımcılar bu fiyat aralığı içerisinde kesinleşecek olan nihai halka arz fiyatından pay almaya hak kazanacaktır. Talep toplama 6 – 7 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecektir. Halka arzda bireysel yatırımcılar için eşit dağıtım yöntemi uygulanacaktır. Fiyat aralığına göre halka arz boyutu ek satış hariç 413 milyon TL ile 443 milyon TL ve ek satış dâhil 474 milyon TL ile 509 milyon TL’ye denk gelmektedir. Konsorsiyum lideri Ak Yatırım ile beraber toplam 29 kurumdan oluşan geniş katılımlı bir konsorsiyum tarafından gerçekleştirilecek olan halka arzda eşit oranda sermaye artışı ve ortak satışı yapılacaktır. Halka arz edilecek toplam hisse oranı 26,09 olup, ek satış hakkının kullanılması durumunda halka arz boyutunun 30’a yükselebileceğini öngörmekteyiz.”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Allianz Türkiye – Allianz Hayat Sigortaları ve Bireysel Emeklilik’e üst düzey atama

Allianz Türkiye’de Hayat Sigortaları ve Bireysel Emeklilik Ekibi’nin liderliği pozisyonuna Fisun Koç Doğan atandı.

 

 

Allianz Türkiye, stratejik öncelikleri arasında yer alan Hayat Sigortaları ve Bireysel Emeklilik branşlarında çevik çalışma modelini yeni bir atamayla güçlendirdi. Hayat Sigortaları ve Bireysel Emeklilik Ekibi’nin liderliği pozisyonuna atanan Fisun Koç Doğan, Allianz Hayat ve Emeklilik Genel Müdürü Taylan Türkölmez’e bağlı İcra Kurulu Üyesi olarak çalışacak.

 

Fisun Koç Doğan, 1999 yılında Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği lisans programını ve 2006 yılında Bahçeşehir Üniversitesi Aktüerya Bilimi yüksek lisans programını tamamladı. Kariyerine 1999 yılında Yapı Kredi Bankası’nda Ürün Müdürü olarak başlayan Fisun Koç Doğan ardından sırasıyla; AK Emeklilik, AvivaSA ve Aviva Londra’da; ürün yönetimi, planlama ve proje uygulama, pazarlama, strateji ve dönüşüm alanlarında farklı pozisyonlarda görev aldı.

 

2019 yılından bu yana, AvivaSA’da Doğrudan Satış, Acenteler ve Kurumsal Bölümlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak çalışan Fisun Koç Doğan, 3 Mayıs 2021 itibariyle Allianz Türkiye Hayat Sigortaları ve Bireysel Emeklilik Ekibi Lideri ve İcra Kurulu Üyesi olarak yeni görevine başladı. 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Türkiye startup ekosisteminde ilk çeyrekte 520M yatırım yapıldı

Global Startup topluluğu StartupCentrum her çeyrekte olduğu gibi bu çeyrekte de Türkiye girişimcilik ekosisteminde yapılan yatırımların nabzını tuttuğu 2021-1.Çeyrek Türkiye Startup Ekosistemi Yatırım Raporu’nu yayınladı. Paylaşılan raporda Türkiye startup ekosisteminde ilk çeyrekte 63 yatırım turunda 62 girişime 520M yatırım yapıldı. Yatırım adedi olarak son çeyreğe göre 26’lık bir artış söz konusuyken yatırım miktarı açısından bakıldığında son çeyreğe göre 18 kat artış yaşandı. Son çeyreğe oranla 18 kat artış yaşanırken 2021’in ilk 3 ayında yapılan yatırım miktarı 2020 yılının tamamında yapılan toplam yatırım miktarını 3’e katlamış durumda. Bu yükselişte Getir’in aldığı 128M + 300M’lık yatırımların etkisi oldukça büyük. Rapora göre yatırım alan girişimlerin 77’si İstanbul merkezli iken 14’ü Ankara merkezli. StartupCentrum, 2021 yılının 1-1.5 Milyar Dolar aralığında bir yatırım miktarı ile kapanacağı tahmininde bulunuyor.

Yayınlanan raporda yatırım alan girişimlerin sektörel dağılımı da incelenmiş. Buna göre en çok yatırım alan sektör 15 yatırımla oyun sektörü olmuş. Oyun sektörünü ise 7 yatırımla Fintek girişimleri takip etmiş. Yatırım adedi açısından incelendiğinde de Teslimat sektörü Getir efektinden dolayı en çok yatırım alan sektör olurken, onu Oyun, SVOD(Subscription Video on Demand) ve CRM & Satış sektörleri takip etmiş. Raporda yatırım aşamaları ve yatırım turları da detaylıca incelenmiş. Yatırım alan girişimlerin aşamaları, kaçıncı turda ne kadar yatırım aldıkları ve hangi miktarlarda yatırım aldıkları de detaylı olarak incelenmiş.

Raporda yatırımcılar da detaylı olarak incelenmiş. Rapora göre 63 yatırım turuna 154 yatırımcı katılmış. Bu yatırımcıların 84’ü Türkiye’deyken 16’sı yurt dışından gelen yatırımcılar olmuş. Raporda yatırımcıların ne kadarının bireysel yatırımcı, VC, melek yatırım ağı, şirket ve hızlandırıcı olduğuyla ilgili ve bu yatırımcıların hangi aşamadaki yatırımlara katıldığı hakkında detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Raporda yer verilen bir diğer önemli veri ise satın alınan girişimler. 2021’in ilk çeyreğinde girişimlerin exit sayısı önceki yıllara göre bir nebze düşük kalmış gibi görünüyor. Bu çeyrekte 6 girişim exit etmiş. Bu girişimleri satın alan 6 şirketin ise 5’i yurt dışından. Öte yandan raporda kurucusu Türk olan ancak Türkiye’de operasyonları bulunmayıp, büyümesini de yurt dışında sürdüren girişimlere yer verilmiş. Bu başlıkta da 9 girişim toplam 347M yatırım almış. Ekosisteme yapılan 520M ile toplandığında, kurucusu Türk olan girişimlerin toplamda 867M aldığı görülmektedir. Sadece kurucusu Türk girişimlerin 5’i ABD’de yer alırken 4’ü Avrupa kıtasında hayatlarını sürdürmektedir.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Albaraka’da görüntülü görüşme ile hesap açma dönemi

 

Türkiye’nin ilk katılım bankası Albaraka Türk, 1 Mayıs’ta yürürlüğe giren düzenleme kapsamında, görüntülü görüşme hizmetiyle; şubeye gitmeden ve ıslak imzaya gerek kalmadan kolay hesap açma ve müşteri olma imkanı sunuyor. 

 

Türkiye’nin ilk katılım bankası Albaraka Türk, hayatı kolaylaştırmaya devam ediyor. 1 Mayıs’ta yürürlüğe giren düzenleme doğrultusunda; Albaraka Türk; dilediğiniz yerden Albaraka Mobil uygulaması üzerinden müşteri temsilcileriyle görüntülü konuşarak, Albaraka Ailesine katılmaya ve masrafsız bankacılık dünyasından yararlanmaya imkan sağlıyor. Üstelik, ücretsiz 7/24 FAST, EFT ve Havale hizmetiyle 98/2 kar paylaşım oranlı TL dijital katılma hesabı avantajı sunuyor. 

Yeni dönemde nerede olursanız olun Albaraka mobil uygulaması üzerinden; görüntülü görüşme hizmeti ile şubeye gitmeden ve ıslak imzaya gerek kalmadan çok kısa sürede Albaraka’da hesap açılabiliyor. Bunun için yapılması gereken Albaraka mobil uygulamasını indirip, “Müşteri olmak istiyorum” seçeneğini tıklamak. Ekranda çıkan kısa başvuru formu doldurulduktan sonra, NFC, OCR gibi teknolojilerle kimlik kontrolleri yapıldıktan sonra müşteri temsilcisi ile görüntülü görüşme kapsamında çok kısa süre içinde müşteri numarası ve kanal şifresi oluşturularak hesap açılmış oluyor. Hesap sahipleri ayrıca, talep ettiği ürün ve hizmetlerin de başvurusunu yapabiliyor. 

 

Albaraka Türk Genel Müdürü Melikşah Utku konuyla ilgili olarak; “Pandeminin zorlu koşulları ve kapanma döneminde her türlü imkanımızla bu döneme hazırlıklıyız. Çalışanlarımızın ve müşterilerimizin sağlığını korumak adına tüm tedbirleri alıyoruz. İhtiyaç duyulan her türlü yenilikçi uygulamayı geliştiriyoruz. Bu çerçevede artık Albarakalı olmak isteyenler hesap açmak için şubelerimize gelmek zorunda değil, mobil uygulamamız sayesinde çok kolay ve basit bir şekilde hesaplarını açabilecek ve talep ettikleri hizmetlerden yararlanabilecekler. Bu gibi yenilikçi uygulamalarımızı önümüzdeki dönemde de sürdürerek müşterilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu. 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Tüm yönleriyle Paya Dayalı Kitle Fonlaması online panelde tartışılıyor

Hem girişimciler için hem de yatırımcılar için yepyeni bir dönem başlatacak olan Paya Dayalı Kitle Fonlaması, Finansal İnovasyon & Teknoloji Derneği (FINTR) ev sahipliğinde yapılacak online panelle masaya yatırılıyor. 5 Mayıs Çarşamba günü saat 15.00’te gerçekleştirilecek olan panel, FINTR Yönetim Kurulu Üyesi Elçin Karatay’ın moderatörlüğünde   MKK Operasyon Yöneticisi Özgün Türköz, Takasbank Ödeme ve Transfer Hizmetleri Bölümü Direktörü Nesrin Özkurt ve fonbulucu.com Genel Müdürü Hakan Yıldız’ın katılımıyla FINTR YouTube kanalından takip edilebilecek.

 

Yurtiçinde ve yurtdışında finansal inovasyon ve finansal teknoloji sektörünün gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla kurulan Finansal İnovasyon & Teknoloji Derneği (FINTR), girişimciler ve yatırımcılar için yepyeni bir dönem başlatacak olan Paya Dayalı Kitle Fonlaması hakkında kamuoyu bilgilendirmek üzere online Paya Dayalı Kitle Fonlaması Paneli düzenliyor. 5 Mayıs Çarşamba günü 15.00-16.30 saatleri arasında gerçekleştirilecek olan panel ile sistemin girişimcilik ekosisteminde en büyük sorunların başında olan finansa erişimi çözebilmesi için gereken farkındalık ve bilinirliğin oluşturulması hedefleniyor. 

 

FINTR Yönetim Kurulu Üyesi Elçin Karatay’ın moderatörlüğünde tüm bilinmeyenlere ışık tutacak olan  Paya Dayalı Kitle Fonlaması Paneli’ne,  MKK Operasyon Yöneticisi Özgün Türköz, Takasbank Ödeme ve Transfer Hizmetleri Bölümü Direktörü Nesrin Özkurt ve fonbulucu.com Genel Müdürü Hakan Yıldız katılım sağlayarak  Paya Dayalı Kitle Fonlaması konusunda aydınlatıcı bilgiler verecek. Panel boyunca “2015 Yılında başlayan süreç nasıl işledi?”,  “Bugüne nasıl gelindi?”, “SPK, platform, MKK, Takasbank ve e-devlet entegrasyonları nasıl yapıldı?”, “Bu kadar fazla yapının tek bir amaç için bir araya gelerek neredeyse yüzde 100 dijitalleşen bu sistemi nasıl hayata geçirildi?”, “Sistem nasıl işleyecek?” gibi kritik sorular katılımcılar tarafından yanıtlanacak. 

 

“Amacımız girişimcilik ekosistemini geliştirmek, üretim ve istihdamı artırmak”

 

8 Nisan 2021 tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu’ndan lisans alarak ülkemizin faaliyete geçen lisanslı ilk platformu olan fonbulucu.con Kurucusu ve Genel Müdürü Hakan Yıldız, Paya Dayalı Kitle Fonlaması Paneli ilgi ön bilgi vererek şu açıklamalarda bulundu: 

 

“Geldiğimiz noktada girişimcilerimiz artık sunduğumuz araçlar ile finansmana güvenli, hızlı ve kolay ulaşacaklar. Bu sayede girişimlerine odaklanarak finansal sıkıntılarını düşünmeyecekler. FINTR ev sahipliğinde gerçekleştireceğimiz bu panelde sistem paydaşlarımız MKK ve Takasbank‘la beraber oluşturduğumuz sistemi anlatacağız. Hem girişimcilerimiz hem de yatırımcılarımız akıllarındaki tüm sorulara cevap bulabilecekler. Bu yeni ve güvenilir sistemi ne kadar çok anlatırsak ve bilinirliğini ne kadar çok artırırsak yatırım yapmak isteyenler yanlış alanlara gitmez. Bizim amacımız girişimcilik ekosistemini geliştirmek ve bu sayede üretim ve istihdamı artırmak. Kalkınmayı başarmak istiyorsak her vatandaşımızın bu sisteme destek vermesi gerekiyor. Hukuken düzenlemeleri yapılmış bu alanda girişimciler de yatırımcılarda güvenle işlem yapabilir. Türkiye'de alanındaki tek dernek olan Yönetim Kurulu Üyesi Elçin Karatay’ın moderatörlüğünde MKK, Takasbank ve fonbulucu.com olarak yapacağımız bu panelde sistemi tüm yönleri ile anlatacağız.”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Experian EMEA Dolandırıcılık Raporu 2020: Şirketler ‘dolandırıcılık pandemisiyle’ mücadelede zorlanıyor

Experian’ın EMEA Dolandırıcılık Raporu 2020, tüketicilerin çevrimiçi harcamalara yöneldiği pandemi sürecinde, sim kart takası, kimlik avı ve hesap devralma dolandırıcılıklarında hızlı bir artış görüldüğünü ortaya koydu.

 

Küresel bilgi hizmetleri şirketi Experian’ın EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) bölgesinde yaptığı Dolandırıcılık Araştırması’na katılan firmaların yarısından fazlası (51), yeni dolandırıcılık tehditleriyle başa çıkmakta zorlandıklarını belirtiyor. Experian tarafından her yıl yapılan araştırma sonrası hazırlanan EMEA Dolandırıcılık Raporu’nda, 2020 yılında araştırmaya katılan 150’nin üzerinde dolandırıcılık ve risk stratejileri alanında karar vericiden 38’inin dolandırıcılıkla mücadelede başarılı olduklarına inanmadıkları, 42’sinin ise dolandırıcılığı önleme konusunda kullanılan kaynakların yetersiz kalındığını düşündüğü gözlemleniyor. Buna karşın, uzmanların büyük çoğunluğunun (89) dolandırıcılık yönetiminin görev yaptıkları şirketlerde yüksek öneme sahip olduğunu vurgulaması, dolandırıcılık konusunun şirketlerde daha sıkı olarak ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.

 

2020 yılı boyunca hakim olan salgın, beraberinde sosyal, kişisel ve ekonomik zorlukları getirdi. Experian EMEA Dolandırıcılık Raporu 2020 araştırmasına katılan karar vericilerin, pandemi sürecinde dolandırıcılık oranlarının ve saldırı sıklığının da tüm zorluklar gibi arttığını bildirmeleri ile birlikte bu yıl da dolandırıcılık rakamlarında artışın sürdüğü sonucuna ulaşılıyor. Araştırmaya verilen yanıtlara göre, geride bırakılan yıl içerisinde dolandırıcıların en çok sim kart takası, kimlik avı ve hesap devralma olmak üzere üç tür dolandırıcılık yöntemini tercih ettiği söyleniyor. Her üç işletmeden biri, karşılaşılan dolandırıcılık hacminin çalışan sayısından daha hızlı arttığının altını çiziyor.  

 

Türkiye’de risk yöneticileri dolandırıcılığa karşı yapay zekâya güveniyor

 

Experian EMEA Dolandırıcılık Raporu 2020’ye göre, global düzeyde dolandırıcılık ve risk yönetimi stratejileri üzerine görev yapan üst düzey katılımcıların neredeyse yarısı (49), dolandırıcılığı tespit etmek ve önlemek için dengeli bir yaklaşıma sahip olmak gerektiğini söylüyor. Katılımcıların beşte biri, saldırıları yönetmek ve durdurmak için makine öğrenimi, cihaz zekâsı, e-posta doğrulama, yapay zekâ gibi birçok yöntem için yatırım yapılması gerektiğine inanıyor. Araştırmaya Türkiye’den katılan dolandırıcılık ve risk stratejileri ekiplerinin yarısının (50) saldırıları tespit etme ve önleme konularında cihaz zekâsına güvendiği ortaya çıkıyor.

 

Raporda, yıl içerisinde dolandırıcılık ile mücadeleye yardımcı olmak adına uzman ekipler için iki ana unsur öne çıkıyor. Bunlar; 62 oranında gelişmiş dolandırıcılığın tespit edilmesi ile 48 oranında modellerin optimizasyonu için makine öğreniminin benimsenmesi olarak kayda geçiyor. Ayrıca, araştırmaya katılan firmaların 47,8’i bilgi birikimini ve dolandırıcılığı önleme faaliyetlerini artırmaya kararlı duruş sergiliyor. Türkiye’den araştırmaya katılan yöneticilerin 35’i, dolandırıcılık konusunda 2021 yılında önceliklerinin ‘mevcut dolandırıcılık önleme yeteneklerinin geliştirilmesi olacağını söylerken, 22’si de bu süreçte önceliği ‘dolandırıcılık önleme süreçlerinin optimize edilmesi veya otomasyonuna vereceğini belirtiyor. Araştırma sonuçlarında silo halinde çalışmayla ilgili olarak da ekiplerin yalnızca 28’inin diğer departmanlarla etkileşimleri iyileştirmeye istekli olduğu görülüyor.

 

‘Tehditleri tespit etmede önemli boşluklar var’

 

Experian Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, hazırlanan rapor hakkında yaptığı açıklamada: “Araştırma sonuçlarına göre; dolandırıcıların salgın sürecine hızla adapte olmalarına karşın, şirketlerin çoğunun tehditleri tespit etme ve bunlara yanıt verme becerilerinde hala önemli boşluklar görünüyor. Diğer taraftan, kurumlar, dolandırıcılık yönetimini artık daha öncelikli olarak ele aldıkarını ve bunun için de silo yapılarının ortadan kaldırılması ile makine öğrenmesi yöntemlerinin ön plana çıktığını ifade etmekteler.” dedi.

 

Mümin, dolandırıcılıkla etkili bir şekilde mücadele etmek, müşteri deneyimlerini geliştirmek ve işletmeyi korumak arasında hassas bir denge olmaya devam edeceğini belirterek, işletmelerin, bilgiye bütünüyle erişerek ve bilgiyi paylaşarak, mevcut ve yeni tehditler ile daha dinamik ve etkili bir biçimde başa çıkabileceğini ifade etti.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Binalar depreme karşı Ytong’la güçleniyor

Son yıllarda kentsel dönüşümün bir parçası olan, binaları yıkıp yeniden yapmak yerine varolan binaların depreme karşı güçlendirme projelerinde kullanılan Ytong 0,09 duvar blokları bina ağırlığını azaltırken, ısı yalıtımına da katkı sağlıyor.

 

İnovatif ürün Ytong 0,09

 

Türk Ytong Genel Müdür Yardımcısı Tolga Öztoprak, mevcut yapıların deprem riskini azaltacak şekilde güçlendirilmesinin ekonomi ve hız açısından kentsel dönüşüm sürecini desteklediğini belirterek “Güçlendirme projelerini ürün ve çözümlerimizle destekliyoruz. Bilindiği gibi Ytong’un en önemli özelliği hafif olmasıdır. Bina ağırlığını azaltarak, deprem tasarım kuvvetlerinin azalmasına yardımcı olur. Türkiye gibi deprem tehdidi altındaki ülkelerde yapılarda hafif malzeme kullanılmasının önemi büyük. Biz de bu sorumlukla daha hafif daha yalıtımlı malzemeler üzerinde çalışıyoruz. Ytong 0,09 adını verdiğimiz duvar blokları bu çalışmaların bir ürünü. Hem yeni yapılarda hem de güçlendirme çalışmalarında yapıyı gereksiz yüklerden kurtaran, deprem emniyetini artıran, enerji verimliliği sağlayan, yanmaz bir duvar malzemesi.” dedi.

 

Bina güçlendirmede Ytong 0,09 avantajı

 

Tolga Öztoprak, Ytong 0,09 blokların en hafif kagir duvar malzemesi olduğunu, güçlendirme ve yenileme projeleri için çok akılcı bir ürün olduğunu aktardı. Standart gazbeton bloklar ile aynı dayanımda olmasına karşın yüzde 13 daha hafif ve yüzde 30 daha düşük ısı iletkenliğine sahip olduğunu sözlerine ekleyen Öztoprak, “Yapıyı gereksiz yüklerden kurtarırken, ısı yalıtımı açısından da güçlendiriyor. Boyutları ve kolay işlenebilmesi duvar imalat hızını artırıyor. Güçlendirme çalışmalarında çoğunlukla bina sakinlerinin yapıdan bir süreliğine ayrılması gerekiyor. Bu açıdan çalışmanın hızla tamamlanması önem kazanıyor.” diye konuştu. 

 

Öztoprak şöyle devam etti: “Ytong 0,09, sunduğu mantolamasız dış cephe çözümü nedeniyle de tercih ediliyor. Doğru kalınlıkta Ytong 0,09 Blok ile oluşturulan dış duvarların üzerine ilave mantolama uygulanması gerekmiyor, yalnızca betonarme yüzeylerin yalıtılması yeterli oluyor. “Ytong-Multipor Cephe Sistemi” adını verdiğimiz bu uygulamada duvarlar Ytong 0,09 ile tamamlanıyor, betonarme yüzeyler Multipor Isı Yalıtım Levhası ile kaplanarak yalıtılıyor. Yatırımcılar için hem ekonomik hem yanmaz hem de güvenli bir dış cephe çözümü oluyor. Binanın cephesi mantolamadan, yönetmelikler ve standartlar ile uyumlu ve ekonomik bir şekilde tamamlanıyor. Bu çözüm hem güçlendirmede hem de yeni projelerde uygulanabiliyor. Mimar ve mühendislerimiz, müteahhitlerimiz bu hesapları yapıyor ve ürünün sağladığı avantajları görüyorlar.” 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Mazars Denge 2 Entegre Raporunu Yayınladı

Uluslararası Vergi, Denetim, Muhasebe ve Danışmanlık firması Mazars Denge, ikinci entegre raporunu yayınladı. “Önce insan” yaklaşımıyla pandemi dönemindeki zorluklarla nasıl mücadele edildiğinin ve şirketteki dönüşüm projelerinin aktarıldığı rapor, tüm paydaşlarla şeffaf bir iletişim kurulmasını hedefliyor. Sürdürülebilirlik ve entegre bakış açısı konusunda farkındalığı arttırmayı hedefleyen Mazars Denge’nin 2020 yılı entegre raporu Uluslararası Entegre Raporlama Konseyi (IIRC) Entegre Raporlama Çerçevesi (<IR>) ile uyumlu olarak hazırlandı.

2020 yılında kendi sektöründe entegre rapor yayınlayan birinci, tüm Türkiye’de entegre rapor yayınlayan on sekizinci firma olan Mazars Denge, ikinci entegre raporunda dünyada ve ülkemizde kalıcı bir değişim başlatan küresel Covid-19 salgınını ve “önce insan” yaklaşımını merkeze alıyor; 2020 yılını ve sonrasını entegre bakış açısıyla irdeliyor. 

Entegre Raporlama Türkiye Ağı (ERTA) Üyesi Mazars Denge, sürdürülebilirlik alanındaki farkındalığın artırılmasına katkıda bulunmak ve tüm paydaşlarıyla daha yakın bir iletişim halinde olmak üzere çıktığı yolculukta, ikinci kez sürdürülebilirlik raporlamasının bir adım ötesine geçerek entegre raporunu Uluslararası Entegre Raporlama Konseyi (IIRC) Entegre Raporlama Çerçevesi (<IR>) ile uyumlu olarak hazırladı. Raporda, paydaş anketleri sonuçlarına göre belirlenen öncelikli konulara ilişkin 1 Ocak 2020 – 31 Aralık 2020 dönemini kapsayan 12 aylık sürece ait performans, entegre düşünce yaklaşımını temel alarak paydaşlarla paylaşıldı.

Mazars Denge CEO’su ve Sürdürülebilirlik Elçisi Dr. İzel Levi Coşkun raporun sunuşunda

“Dünya büyük bir dönüşüm içinde. 2020 başında duyurulan Yeşil Mutabakat ile 2050 yılına kadar Avrupa Birliği üye ülkelerinin Net 0 yani karbon nötr bir konuma ulaşması hedefleniyor. Ülkelerin bu amaca ulaşabilmesini sağlamak için 1 trilyon Euroluk bir fon aktarımı söz konusu. Yeşil Mutabakatın getirdiği yaptırımlarla birlikte Avrupa Birliği ile ticari ilişki içinde bulunan tüm ülkelerin iş yapış şekilleri değişecek.

Mazars Denge olarak bu gelişmeleri yakından takip ediyor ve kendi içimizde de adım adım bu yönde ilerleme kaydediyoruz. 2020 yılında ön hazırlıklarını yaptığımız üzere karbon emisyonları ölçüm sistemi başta olmak üzere birçok parametrede otomatik veri elde edebileceğimiz bir altyapı kurduk. 2021 yılı içinde B-Corp olmayı ve finansal olmayan verileri performans değerlendirme sistemimize dahil etmeyi hedefliyoruz.”

sözleriyle Mazars Denge’nin hedeflerine ve gelişmelere değindi.

Küresel Raporlama Girişimi (Global Reporting Initiative – GRI) GRI Standartları: “Kapsamlı” (Comprehensive) uygulama düzeyine uygun olarak hazırlanan raporda, aynı zamanda Sürdürülebilirlik Muhasebesi Standartları Kurulu’nun (Sustainability Accounting Standards Board– SASB) Profesyonel & Ticari Hizmetler (Professional & Commercial Services) rehberi dikkate alındı. Rapor, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve Mazars Denge’nin imzacısı olduğu Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin ilkelerini ve Birleşmiş Milletler Kadının Güçlendirilmesi Prensipleri ilerleme bildirimlerini de içermektedir.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı