Category Archive : Ekonomi

IATA: Koronavirüs nedeniyle hava yolu şirketlerinin gelirleri 63 ila 113 milyar dolar azalabilir

Berlin

Merkezi Kanada’nın Montreal kentinde olan Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği‘nden (IATA) yapılan açıklamada, koronavirüs salgınının hava taşımacılığı sektörüne etkisi değerlendirildi. 

Uluslararası hava yolu şirketlerinin gelirlerinin bu yıl koronavirüsün nasıl yayılacağına bağlı olarak 63 ila 113 milyar dolar azalabileceği belirtilen açıklamada, salgının bu şirketlerin kargo operasyonları üzerindeki etkisine ilişkin bir tahminin henüz mevcut olmadığı kaydedildi.

Açıklamada, IATA’nın 20 Şubat’taki tahmininde, virüsün etkisinin daha çok Çin pazarıyla sınırlı kalması sonucu 29,3 milyar dolarlık bir gelir kaybının beklendiği hatırlatılarak, 20 Şubat’tan beri virüsün 80’den fazla ülkeye yayıldığı ve Çin dışındaki rotalarda gelecek aylardaki rezervasyonların ciddi şekilde etkilendiği vurgulandı.

Finansal piyasaların, virüsün ekonomik etkisine güçlü tepki gösterdiği belirtilen açıklamada, “Koronavirüs salgınının başlangıcından bu yana hava yolu şirketlerinin hisse senedi fiyatları yaklaşık yüzde 25 düştü. Bu düşüş, 2003 SARS salgınındaki düşüşten 21 puan daha yüksek olarak gerçekleşti.” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, IATA’nın bir senaryosuna göre, gelirlerdeki en fazla kaybın yaklaşık 50 milyar dolar ile Avustralya, Çin, Japonya, Malezya, Singapur, Güney Kore, Tayland ve Vietnam piyasasında görüleceği aktarıldı.

Koronavirüs ABD tahvil faizlerini tarihi düşük seviyelere çekti

İstanbul

Yılbaşında yüzde 2’ye yaklaşan ABD 10 yıllık tahvil faizi, Çin’de ortaya çıkan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası güvenli liman arayışındaki yatırımcıların alımlarıyla kademeli olarak geriledi. 

Fed’in sürpriz faiz indirimi sonrası tarihte ilk defa yüzde 1’in altına gerileyerek tüm zamanların en düşük seviyesi olan yüzde 0,90’ı gören tahvil faizi, yüzde 1 seviyelerinde dengelendi.

AA Finans Analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, ABD 10 yıllık tahvil faizinin tarihi düşük seviyelere gerilemesi sonrası piyasaların aşırı dalgalı seyrine bir süre daha devam edebileceğini söyledi.

“Küresel büyümeyi aşağı yönde etkileyebilir”

Söz konusu faizlerin bir yıl önce yüzde 2,70 ve yeni yıla girerken yüzde 1,85 seviyelerinde olduğunu hatırlatan Bürümcekçi, “Bu son derece hızlı düşüşte en önemli faktör koronavirüs salgınının başta Çin ve ABD olmak üzere küresel büyümeyi belirgin aşağı yönde etkileyeceğine yönelik artan endişeler gibi görünüyor.” dedi.

Bürümcekçi, ilk aşamada küresel imalat zincirinin en önemli tedarikçisi olan Çin’de ortaya çıkan aksamaların dünya mal arzı ve ticaret hacmi üzerinden olumsuz etkilerde bulunduğu izlenirken, bu etkinin, tüketicilerin talep daralmasıyla birleşmesi ile belirgin güçlenmesinin beklendiğini ifade etti.

Ancak görülen fiyatlamanın bu denli hızlı olmasında, küresel resesyon algılamasından daha çok küresel çapta riskten kaçışın çabuk gerçekleşmesinin etkili olduğuna işaret eden bürümcekçi, şunları kaydetti:

“Zira, 2008 küresel krizinde bile 10 yıl vadeli faizlerde bu denli sert düşüş olmamıştı. Ayrıca herhangi bir salgının bu denli uzun süre ekonomilere etkide bulunması çok da gerçekçi bir senaryo gibi durmuyor. Bu nedenle de Fed hızlı hareket ederek, finansal istikrar riskini gözeterek para politikasını acil bir toplantıyla gevşetme yoluna gitti ve gerekirse devamının gelebileceğini vurguladı. Zaten Çin’de çok sert düşen öncü aktivite göstergeleri PMI endeksleri dışında, dünya genelinde şubat itibarıyla benzer bir olumsuzluk gözlenmiyor. Dolayısıyla para politikasının gevşemeye başlaması ve salgına ilişkin gelebilecek olumlu haber akışı ile tahvil getiri eğrisinin uzun ucunun toparlanması zaman içinde söz konusu olabilir. Bu bağlamda, ekonomik görünüme ilişkin belirsizliklerin yüksek olması nedeniyle piyasaların aşırı dalgalı seyrini bir süre daha koruyacağı söylenebilir. Ancak, Fed’in hamlelerini diğer merkez bankalarının da takip etmesi durumunda piyasalardaki panik havasının dağılması söz konusu olabilir ki, ekonomik görünüm açısından en olumlu gelişmenin bu aşamada ancak bu olabileceği kabul edilmelidir.”

Havacılık sektöründe Kovid-19 için nisan umudu

Ankara

TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Sani Şener, AA muhabirine, havacılık sektöründeki gelişmeler ve şirket faaliyetlerine ilişkin değerlendirmede bulundu. 

Washington Dulles Havalimanı’nda yolcu salonu işletme ihalesini ABD’nin en büyük bankalarından birisi olan Capital One ile kazandıklarını ifade eden Şener, bu ülkede işlettikleri yolcu salonu sayısını artırmak istediklerini söyledi. Şener, ABD’de doğrudan havalimanı özelleştirmesinin çok az yapıldığını ancak hizmet işletmelerinde açık bulunduğunu bildirdi.

Şirket olarak 7 ülkede 14 havalimanı işlettiklerini, 30 ülkede 86 havalimanında ise servis hizmetlerinde yer aldıklarını aktaran Şener, böylece toplamda 100 havalimanında görev yaptıkları bilgisini verdi.

Şener, bu havalimanlarında servis şirketlerini işlettiklerini, “duty free”, yer hizmetleri, yolcu salonu, yiyecek içecek ve bilgi işlem alanlarında hizmet verdiklerini vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Şirket olarak bu alana odaklandık. Salt havalimanı işletmeciliği işinde deniz bitmeye yakın. Avrupa pazarı zaten doygun. Biz gelişmekte olan pazarlarda oluyorduk ama artık böyle tek büyük havalimanı ihalesi çok nadir çıkıyor. Onun için biz de başkalarının işlettiği havalimanlarına servis şirketlerimizle giriyoruz. Bundan sonra servis şirketlerinde büyüyeceğiz, satın almalar yapacağız. Almatı Havalimanı’nı alıyoruz, anlaşmaları son aşamada. Şu anda Asya ve Afrika’ya çok önem veriyoruz. Afrika’da 1 milyar insan yaşıyor ama yılda sadece 350 milyon yolcu var, bu sayının artması lazım.”

“Yazın etkisi olmayacak”

Kovid-19 nedeniyle yolcu sayılarında yaşanan düşüşlere dikkati çeken Şener, “Bizim konuyla ilgili Dünya Havalimanları Birliğinden edindiğimiz bilgi, mart ayını atlamamız gerektiği yönünde. Marttan sonra virüsün bulaşıcılığının yavaş yavaş kaybolacağı söyleniyor. Virüsün ısıya dayanıklı olmadığı ve havaların ısınmasıyla birlikte kontrol altına alınabileceğini söylüyorlar. Mart geçince her şeyin düzeleceğine inanıyoruz. Mart ayını atlatırsak turizm sezonunda sorun olmayacağına inanıyorum. Zaten şu anda düşük sezon olduğu için fazla sorun yaşanmadı. Yazın inşallah yolcularımıza bir etkisi olmayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Şener, hizmet verirken Sağlık Bakanlığının kuralları gereği tüm önlemleri aldıklarını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

“Medine Havalimanı’nı işletiyoruz ve burada umre girişleri durduruldu. Bu önemli bir hadise, en kısa zamanda açılmasını umuyoruz. Şirket olarak 20 yıldır bu işi yapıyoruz, ‘sars’ı da gördük, ‘kuş gribi’ni de. Bunlar hakikaten yolcu sayısında düşüş yapıyor ancak geri dönüşü de çok hızlı oluyor. Son hadiselerden sonra dış hatlar yavaşlıyor ama iç hatlarda sorun olmuyor. Toplantılar, kongreler iptal ediliyor, otomatikman yolcu sayısı düşüyor.” 

“Ortaklarımız Türkiye’ye güveniyor”

Şener, ülke ekonomisindeki gelişmelere ilişkin de şunları kaydetti:

“Ülke ekonomisine matematik olarak baktığınızda bir sorun görünmüyor. Sınırımızda çatışmalar var, Kovid-19 gibi hadiselerden olumsuz etkilenmeler beklense de ben bunların çok kısa sürmesini bekliyorum. Negatifi görüp tedbir almalıyız ama pozitif olmaya mecburuz. Türkiye çok büyük bir ülke. Ben 40 yıldır iş yapıyorum, inişler var, çıkışlar var, bir sorun olacağını düşünmüyorum. Yabancı yatırımcının en çok beklediği şey güven ortamı ve bizim ortaklarımız halen Türkiye’ye güveniyorlar. Yabancılar ülkeden çıkmıyor, doğrudan yatırımcılarda sorun yok, bizim ortaklarımız da buradalar ve çok memnunlar. Bir yandan da doğrudan yabancı yatırımcının gelmesi için ne geliyorsa yapmamız lazım.”

Kocaeli limanlarından ‘dünyanın yükü’ taşınıyor

Kocaeli

İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Kocaeli Şube Başkanı Vedat Doğusel, AA muhabirine, sanayi kenti olarak bilinen Kocaeli’nin, 105 kilometre Marmara Denizi’ne, 70 kilometre Karadeniz’e sınırı bulunduğunu belirterek, kentin geçiş güzergahında olmasının önemli olduğunu söyledi.

Kocaeli’nin, deniz ticaretinde daha aktif rol oynayabilmesi ve bu alandaki ticari değerlerinin ortaya çıkarılmasını amaçladıklarını anlatan Doğusel, şöyle devam etti: 

“Denizcilikte her medeniyet, ileriye gittiği vakit çok şeyler kazandı. Kocaeli, liman kenti. 34 limanımız var. İnanılmaz bir bölge. Bölge, Türkiye’nin dörtte birine eş değer diyoruz. Bunu gelen gemi sayısından, ithalat, ihracat rakamlarından anlıyoruz. Kentimizde misafir ettiğimiz gemi sayısı yaklaşık 8 bin 800. Çok ciddi bir rakam. Her sene ortalama 73 milyon ton taşıma kapasitesine erişiyorduk. Bu sene de aynı rakama eriştik. Mükemmel bir yerdeyiz. 14 organize sanayi bölgemiz var. Hemen yanı başımızda İstanbul var, Tuzla ve Yalova tersaneler bölgeleri var. Kendi içinde 7 tersanesi olan, 100 kilometre alan içinde her yere ulaşabilen müthiş denizci kenti… Sanayi kuruluşlarının bize sağladığı çok ciddi ivmeler var. Gemi inşa, deniz taşımacılığı, limanlar ve bunların doğurmuş olduğu yan meslek kurumlarıyla Türkiye’ye örnek olan bir kent konumunda. Kocaeli, iç denizi olan en güzel kentlerden biri. Okyanusa ulaşabilecek bir altyapımız var. 2 boğazla, her yere gidebiliyoruz.”

“Kocaeli’de deniz sanayisinde üretim yapılan bütün kollar bulunuyor”

Doğusel, Kocaeli’de deniz taşımacılığının yanı sıra deniz sanayisinde üretim yapılan bütün kolların bulunduğunu kaydetti.

Denizcilik sektöründe de kalifiye eleman sıkıntısı yaşandığını aktaran Doğusel, bu alanda sektörün ihtiyaçlarına yönelik eğitimler düzenlediklerini ve nitelikli personel sayesinde istihdamın artırılacağını dile getirdi.

İMEAK DTO Kocaeli Şubesi hizmet binasının geçen yıl, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da katıldığı törenle açıldığını hatırlatan Doğusel, “Şu an 315 üyemiz var. Üyelerimiz, denizciliğe yön veren firmalar. Üyelerimizin hemen hemen hepsi, global pazarda yer alan üyeler. Üyelerimizin hepsi, Kocaeli ruhunu hisseden üyeler. Kocaeli halkının da denizciliğe verdiği önemin daha da arttığını görüyoruz. Bakanlığımızla beraber söylediğimiz bir söylem var; ‘Denizci millet, denizci ülke, denizci Kocaeli’ diyoruz. Bu anlayışı, her yere götürmek için çaba sarf ediyoruz. Bir tarafta mavi vatan var, bir tarafta biz mavi ekonomiden bahsediyoruz.” ifadelerini kullandı. 

Doğusel, Kocaeli’nin sanayi kenti, üretimin ve ticaretin kalbi, aynı zamanda denizci bir kent olduğunu vurgulayarak, “Biz bunu Türkiye’deki diğer illere duyurmak ve bu gücü denizcilik merkezinde toplayıp ekonomiye kazandırmak istiyoruz. 2020 hedeflerimize baktığımızda, dünyada tanınan bir Kocaeli istiyoruz. Denizcilikte marka olmuş bir Kocaeli istiyoruz. Denizciliğe hayal kuran insanlar istiyoruz. Kentin 73-80 milyon ton arasında değişen bir ticaret hacmi var. Biz bu rakamın daha da artırılması için çalışıyoruz. Limanlarımızın daha modern hale gelmesini istiyoruz. Ticaretin içinde daha çok yer almak istiyoruz. Gemi inşaat sanayisinde müthiş işler yapıyoruz. Bunların çoğalmasını istiyoruz. Burada markalaşmış yat endüstrimiz var, mega yat seviyesinde. Bunların dünyada marka olabilmesi için, daha çok kişiye pazarlanması için çalışmalarımız var.” diye konuştu.

Türkiye’nin ‘elektrikli itki’ sistemli uydularının ömürleri 30 yıl olacak

Ankara

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, AA muhabirine, Türkiye’nin aktif uydu filosunda 3 haberleşme uydusunun bulunduğunu, Türksat 5A, Türksat 5B ve Türkiye’nin ilk yerli ve milli uydusu Türksat 6A’nın yapım çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

Türksat AŞ tarafından yapılan yatırımlar sayesinde Asya, Avrupa ve Afrika’da 118 ülkede yaşayan 3 milyar insana ulaşan uydu kapasitesine erişildiğini vurgulayan Turhan, yapılan çalışmalarla uydu haberleşme hizmetlerinin dışa bağımlı olmadan, kesintisiz ve güvenli bir şekilde sağlandığını bildirdi.

Turhan, acil durumlarda ve başta köy okulları olmak üzere altyapının olmadığı bölgelerde internet ihtiyacının Türksat uydularıyla sağlandığına dikkati çekerek, yörünge haklarının korunup, uydu haberleşme kapasitesinin geliştirilmesi kapsamında Türksat 5A ve 5B uydularının üretim çalışmalarının devam ettiğini dile getirdi.

“Üretim Fransa ve İngiltere’deki tesislerde”

Airbus Defence And Space (Airbus D&S) firmasıyla imzalanan sözleşme kapsamında Kasım 2017’de Türksat 5A ve 5B uydularının tasarım ve üretimine başlandığını anımsatan Turhan, şöyle konuştu:

“31 derece doğu yörüngesinde Türkiye’nin haklarının korunması, yeni yörüngeden haberleşme çözümleri üretmek, 42 derece doğu yörüngesindeki uyduların yedekliğini sağlamak, Ka-Bant veri haberleşme kapasitemizi ve hizmet verdiğimiz ülke sayısını artırmak, deniz, kara ve hava araçlarına gelişmiş veri haberleşme hizmeti sağlamak gibi amaçlar doğrultusunda Türksat 5A ve Türksat 5B uyduları tedarik ediliyor.”

Bakan Turhan, Türksat 5A ve 5B uydularının üretiminin Airbus D&S firmasının Fransa ve İngiltere’deki tesislerinde devam ettiğini aktardı.

“Fırlatma kütlesi 3 bin 400 kilogram”

Türksat 5A uydusunun Türkiye, Orta Doğu, Avrupa, Kuzey Afrika ve Güney Afrika’yı kapsayan coğrafyada Ku frekans bandında hizmet sunacağı bilgisini veren Turhan, fırlatma kütlesi yaklaşık 3 bin 400 kilogram olan uydunun, 10 kW gücünde faydalı yüke sahip olacağını kaydetti.

Turhan, uydunun servis modül ve haberleşme modül üretimleri ile her iki modülün mekanik birleşiminin ve antenlerin montaj faaliyetlerinin tamamlandığı belirterek, “Türksat 5A uydusunun uzay şartlarına uygun performans ve çevresel testleri devam ediyor.” ifadesini kullandı.

“Türksat 5B geniş bant haberleşme uydusu”

Turhan, 42 derece doğu yörüngesinde yer alacak Türksat 5B’nin, Ku ve Ka frekans bandına sahip geniş bant haberleşme uydusu olduğuna işaret ederek, özellikle Ka frekans bandında 53 Gbps gibi yüksek veri iletim kapasitesiyle Türkiye, Orta Doğu, Kuzey Doğu Afrika, Nijerya, Güney Afrika, Akdeniz’in büyük bölümü ve Ege Denizi’ni kapsayan geniş coğrafyada hizmet vereceğini bildirdi.

Fırlatma kütlesi yaklaşık 4 bin 500 kilogram olan uydunun, 12 kW gücünde faydalı yüke sahip olacağını vurgulayan Turhan, uydunun servis modül üretiminin tamamlandığını, haberleşme modülü ekipman entegrasyonun ise devam ettiğini söyledi.

Turhan, bir sonraki aşamada her iki modül birleştirilerek uzay şartlarına uygun çevresel ve performans testlerine başlanılacağı bilgisini vererek, “Uydunun anten üretimleri tamamlanarak teslim edildi. Türksat 5B uydusunun üretim çalışmaları planlanan takvime uygun olarak devam ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Uyduların üretim hattındaki süreçleri yerinde takip edildi”

Türksat 5A ve 5B haberleşme uydularının proje durumlarının değerlendirildiği 7’nci gözden geçirme toplantısının, Türksat ve Airbus D&S yetkililerinin katılımıyla şubat ayında Fransa’nın Toulouse şehrinde gerçekleştirildiğini anımsatan Turhan, haberleşme uydularının üretimlerinin yapıldığı Airbus Uydu Montaj, Entegrasyon ve Test Merkezi’nin ziyaret edilerek, söz konusu uyduların üretim hattındaki süreçlerinin yerinde takip edildiğini dile getirdi.

Bakan Turhan, Türksat AŞ Genel Müdürü Cenk Şen, Genel Müdür Yardımcısı Hasan Hüseyin Ertok ve Türksat 5A-5B proje izleme ekibinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantılarda, uyduların ekipman seviyesi test ve teslimat durumları, üretim aşamaları, uydu seviyesi test süreçleri ve fırlatma takvimine ilişkin son planlamaların gözden geçirildiğini bildirdi.

Uydularımızın üretiminde kullanılan teknolojiye dikkati çeken Turhan, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin haberleşme ihtiyacını karşılayacak Türksat 5A ve 5B uydularımızın üretiminde yeni nesil itki sistemi kullanıldı. Bu sayede uydularımızın manevra ömürleri 30 yılın üzerinde olacak. Uydularımızın fırlatılmasıyla 31 derece doğu ve 42 derece doğu yörüngelerinde yeni Ku-Bant frekans hakları da kazanılacak. Türksat 5A’nın bu yıl içinde, 5B’nin ise 2021’in birinci çeyreğinde, Space X firmasına ait Falcon 9 roketleri ile ABD’nin Florida eyaletinden fırlatılması planlanıyor.”

Tüketici salça benzeri soslarla yanıltılamayacak

Ankara

Tarım ve Orman Bakanlığı, salça benzeri yemeklik sos gibi ürünler nedeniyle tüketicilerin yanıltılmasını ve haksız rekabeti önlemek amacıyla hem bu ürünler için kriterler belirleyecek hem de katkı maddesi kullanımını yasaklayacak.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Bakanlık, Türk yemeklerinin vazgeçilmesi salçayla ilgili iki ayrı mevzuat düzenlemesi yapmaya hazırlanıyor.

Bu kapsamda, Türk Gıda Kodeksi Salça ve Püre Tebliği, salça benzeri ürünleri de kapsayacak şekilde düzenlenecek.

Tebliğin adı “Türk Gıda Kodeksi Salça ve Benzeri Ürünler Tebliği” olarak değiştirilecek.

Yeni tebliğle tüketicileri korumak ve haksız rekabeti önlemek amacıyla salça olmadığı halde salça izlenimi veren yemeklik sos, kahvaltılık sos, yemeklik karışım gibi isimlerle piyasaya arz edilen ürünler için de kriterler belirlenecek. Yeni düzenleme, domates salçası, domates püresi, biber salçası, biber püresi, karışık salça, domates veya biber bazlı olan yemeklik ürünleri de kapsayacak.

Tebliğ taslağında, domates püresinin ilave tuz hariç kuru madde miktarının en az yüzde 7, en çok yüzde 20, biber püresinin kuru madde miktarının ilave tuz hariç en az yüzde 9, en çok yüzde 15 olması öngörüldü.

Salça algısı verecek görsel de olmayacak

Taslakla domates-biber bazlı yemeklik ürünler de salçayla karıştırılmaması amacıyla ayrıca tanımlandı. Bu ürünler için “Ana bileşeni domates veya biber olan, domates salçası veya biber salçası ihtiva eden, tat, kıvam ve aroma geliştirmek amacıyla bitkisel yağ, baharat ve benzeri yenilebilir bileşenler ilave edilerek veya edilmeksizin üretilen, yemeklik karışım, sos ve benzeri isimlerle piyasaya arz edilen ürünler” tanımı yapıldı. Domates bazlı yemeklik ürünlerde likopen miktarının kilogram başına maksimum 250 miligram olması planlandı.

Tüketicinin yanıltılmaması için salça olmayan ürünlerin üzerinde salça ve domates resmi gibi bu ürün olduğu izlenimi verebilecek yazılı ve görsel bulunmayacak.

Salçada koruyucu kullanımını daha önce yasaklayan Bakanlık, salça benzeri ürünlerde de haksız rekabet olmaması için benzer bir düzenleme kararı aldı. Bu kapsamda Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği’nde değişiklik ve yemeklik ürünler için de katkı maddesi yasağı getirilecek. Hazırlanan yönetmelik taslağına göre, domates-biber bazlı yemeklik ürünler için koruyucular (Sorbik asit-potasyum sorbat, benzoik asit-benzoatlar) yasaklanacak.

Halkbank’tan emeklilere 750 TL’ye varan promosyon

İstanbul

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Halkbank’ın promosyon tutarı, 1500 TL’ye kadar brüt maaşlarda 500 TL, 1500 TL-2 bin 500 TL arası brüt maaşlarda 625 TL, 2 bin 500 TL ve üstü brüt maaşlarda 750 TL olacak. Ödemeler tek seferlik yapılacak, uygulamadan yararlanan emekliler maaşlarını 3 yıl boyunca Halkbank’tan alma taahhüdü verecek.

Başvurular Halkbank şubeleri, ATM’leri, İnternet Şubesi ve “0850 222 0 400” DIALOG kanalı aracılığıyla yapılabilecek. Emekli maaşını Halkbank üzerinden alanlar, 750 TL’ye kadar promosyon ödemesinin yanı sıra yurt geneline yaygın şube ve ATM ağından maaş tutarının tamamını çekebilme imkanına sahip olacak.

Borsa güne yükselişle başladı

İstanbul

Açılışta BIST 100 endeksi, 1.719,18 puan ve yüzde 1,55 değer kazanarak 112.504,56 puana çıktı. Bankacılık endeksi yüzde 1,88 ve holding endeksi yüzde 1,44 yükseliş kaydetti. Tüm sektör endeksleri güne artışla başlarken, en fazla kazandıran yüzde 3,78 ile inşaat oldu. 

BIST 100 endeksi, dün gün içinde 113.000 sınırına kadar yükselmesinin ardından etkisini artıran satışlarla düşüşe geçerek, günü bir önceki kapanışa göre yüzde 0,38 azalışla 110.785,38 puandan tamamladı.

Erdoğan-Putin görüşmesi piyasaların odağında

Analistler, bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında gerçekleştirilecek görüşmenin piyasaların odağında bulunduğunu bildirdi.

Veri gündeminde ABD’nin fabrika siparişleri verisinin öne çıktığını dile getiren analistler, Kovid-19 salgınına ilişkin haber akışının piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacağını ifade etti.

Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 112.500 üzerinde 113.400 ve 115.000 seviyesinin gündeme gelebileceğini belirterek, 107.200’ün destek konumunda olduğunu kaydetti.

Borsa, günü yükselişle tamamladı

İstanbul

BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 1.029,70 puan artarken, toplam işlem hacmi 8,7 milyar lira olarak gerçekleşti. Bankacılık endeksi yüzde 0,43 ve holding endeksi yüzde 0,08 değer kaybetti. Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 5,44 ile menkul kıymet, yatırım ortaklığı, en çok gerileyen ise yüzde 0,94 ile tekstil, deri oldu.

Analistler, bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında gerçekleşen görüşmeden gelecek açıklamaların takip edileceğini belirtti.

Yarın yurt dışında ABD’de açıklanacak şubat ayı istihdam raporundaki veriler başta olmak üzere veri gündeminin izleneceğini ifade eden analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 112.500 üzerinde 113.400 ve 115.000 seviyesinin gündeme gelebileceğini belirterek, 107.200’ün destek konumunda olduğunu kaydetti.

Lübnan’da 20 bankanın varlıkları donduruldu

Beyrut

Lübnan‘ın resmi ajansı NNA’da yer alan habere göre, Lübnan Finansal Başsavcısı Ali İbrahim, bankacılık sektöründeki bazı isimlerin yurt dışına döviz kaçırma girişimlerine karşı bazı ticari bankaların varlıklarını dondurma kararı aldı.

Lübnan’da faaliyet gösteren 60’tan fazla bankanın 20’sini kapsayan karar, Lübnan Emlak İşleri Genel Müdürlüğünün yanı sıra Ticaret Sicil Sekreterliği, Merkez Bankası, Bankalar Cemiyeti ve diğer finansal birimlere genelgeyle iletildi.

Finansal Başsavcı İbrahim’in kararı ayrıca, bu 20 bankanın yönetim kurulu başkanları ile üyelerinin bireysel mal varlıklarını da kapsıyor.

Lübnan Finansal Başsavcılığı, birkaç gün önce ekonomik krizin yaşandığı son aylarda yurt dışına döviz kaçırdıklarına dair bazı banka sahipleri ile yönetim kurulu başkanlarının ifadelerine başvurmuştu.

Meclis Başkanı Nebih Berri de geçen ay, “Ülkedeki 5 banka sahibinin 2 milyar 300 milyon dolar değerindeki mal varlıklarını yurt dışına havale ettiklerini tespit ettik.” ifadelerini kullanmıştı.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Mişel Avn liderliğinde toplanan Bakanlar Kurulu, üst düzey kamu yetkililerinin banka hesaplarındaki gizlilik kuralını kaldırmayı içeren tasarıyı onayladı.

Lübnan’daki ekonomik durum

Farklı din ve mezheplere dayalı siyasi bölünmeler açısından oldukça kırılgan bir yapıya sahip Lübnan ekonomisinin, 1975-1990 yıllarındaki iç savaştan bu yana en büyük krizi yaşadığı ifade ediliyor.

Maliye Bakanlığının geçen yıl yayımladığı rapora göre, 51 milyar dolar Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) sahip Lübnan’da kamu borcu 2019’un ilk çeyreği itibarıyla 86,2 milyar dolara ulaştı.

Lübnan’ın, 1 milyar 200 milyon dolarlık eurobond tahvili senetlerinin vadesi 9 Mart’ta doluyor.

Başbakan Hassan Diyab, birkaç gün önce ülkedeki ekonomik krize işaret ederek, “Devlet mevcut şartlarda Lübnanlıları koruyacak güçte değildir. Açıkçası Lübnanlıların devlete güveni kalmamıştır.” ifadelerini kullanmıştı.