Category Archive : Ekonomi

Bakan Varank’tan erişim engeli getirilen Odatv’nin haberini savunanlara tepki

Ankara

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunca, Odatv‘nin yayımladığı bir haberde, Libya’da şehit düşen MİT mensubunun kimliğini deşifre ettiği iddiaları üzerine yapılan teknik inceleme ve hukuki değerlendirme sonucunda, “odatv.com” internet sitesine idari tedbir kararıyla erişim engeli getirildi.

Odatv’ye MİT mensubunun kimliğini yayımlamaktan erişim engeli getirildi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, söz konusu haberi ve internet sitesini savunanlara yönelik şu ifadelere yer verdi:

Malum websitesiyle alakalı kimse basın özgürlüğü yalanına sığınmasın. Şehit MİT mensubunu ve ailesini deşifre etmek dünyanın her yerinde suçtur.

O hayran olduğunuz Batı ülkelerinde bunu yapsanız, başınıza gelecekleri tahmin bile edemezsiniz.

— Mustafa Varank (@varank) March 6, 2020

“Malum web sitesiyle alakalı kimse basın özgürlüğünün arkasına sığınmasın. Şehit MİT mensubunu ve ailesini deşifre etmek dünyanın her yerinde suçtur. O hayran olduğunuz Batı ülkelerinde bunu yapsanız, başınıza gelecekleri tahmin bile edemezsiniz.”

Plastik sektörü koronavirüsü ‘avantaja çevirebilir’

Ankara

Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Başkanı Selçuk Gülsün, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, plastik sektörünün Türkiye’nin önemli ihracat kalemlerinden biri olduğunu söyledi.

Sektörün ham madde bazında dışa bağımlı olduğunu hatırlatan Gülsün, “Sektör, dışarıdan getirdiği ham maddeyi içeride işleyerek otomotivden beyaz eşyaya, silah sanayinden ofis mobilyasına, medikalden oyuncağa yaklaşık 40’a yakın sektöre girdi olarak ürün tedarik etmekte.” diye konuştu.

Gülsün, koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle ortaya çıkan durumun orta ve uzun vadede sektöre olumsuz yansıyabileceğini belirtti.

Mevcut durumun bazı sektörlerde nihai ürün bazında fırsat gibi değerlendirildiğini aktaran Gülsün, “Girdi tedarikini, dışa bağımlı olduğumuz alanlarda içeride ikame edebilirsek büyük avantaj sağlayabiliriz. Önümüzdeki yıllarda bizim sektörümüzde de bununla ilgili petrokimya yatırımları planlanıyor. Bununla birlikte bölgede daha da büyük avantaj sağlayabiliriz ve bu coğrafyada önemli bir tedarikçi pozisyonuna geliriz.” ifadelerini kullandı.

Çin’in dünyanın en büyük ihracatçısı konumunda olduğunu hatırlatan Gülsün, şunları kaydetti:

“Türkiye’de plastik sektörü, temel girdilerini, kimyasalları, çeşitli katkı maddelerini ağırlık olarak Çin’den tedarik ediyor. Bu ürünlerin gelişinde ve lojistik sürelerinde yaşanacak aksamalar ya da oradaki fabrikalardaki üretimde yaşanacak bir sorun ki bu durum somut olarak şu an ortada, bu nedenle girdi tedarikinde yaşanacak problemler, bizleri de direkt etkileyecek, ana sanayileri etkileyecek konular. Çin’in ürettiği katma değer ve diğer sektörlere olan zincir halka içindeki bağı nedeniyle söz konusu durumun hepimizi orta ve uzun vadede olumsuz etkileyeceğini bir kenara koymamız gerekiyor. Sektörümüzü de tehdit eden bir durum gibi değerlendiriyoruz.”

Salgında Çin’e alternatif oldu, ihracat koltuğunu kaptı

Ankara

Oto koltuk kılıfı başta olmak üzere çeşitli teknik kumaşların üretimini yapan Türk şirketi, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle Çin yerine farklı ticaret partneri arayan ülkelerin tercihi oldu. Bugüne kadar 38 ülkeye ihracat yapan şirket, Fransa ve Rusya’nın da aralarında bulunduğu birçok ülkeden talep aldı.

Diriliş Otomotiv Tekstil Ltd. Şti. Genel Müdürü Mehmet Gültekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tekstil sektöründe faaliyet yürüttüklerini ve farklı kumaşlardan üretim yaptıklarını söyledi.

Yanmaz oto koltuk kılıfı başta olmak üzere teknik kumaş üretimi gerçekleştirdiklerini belirten Gültekin, “Çin’de başlayan ve dünyanın çeşitli ülkelerine yayılan Kovid-19 salgınının ardından ürünlerimize yönelik talep arttı. Bu alanda en büyük rakibimiz Çin. Çin ile rekabette sadece mesafenin kısalığını kullanabiliyorduk. Bu en önemli avantajımız. Avrupa’dan sipariş verildiğinde Çin’den 45 günde gelen ürün bizden 10 günde gidiyor. Çin’de çok yoğunluk olduğunda ve talebe yetişemediğinde bizi tercih ediyorlardı.” dedi.

“Çin’den mal alamadıklarından bizimle irtibata geçtiler”

Kovid-19 salgınının ilk etapta ticaretlerini çok etkileyeceğini düşünmediklerini ifade eden Gültekin, “Salgının üzerinden bir hafta geçmeden ürünlere yönelik talep içerikli mailler ve mesajlar gelmeye başladı. Daha önce Çin ile çalışanlar bu ülkeden mal alamadıklarını söyleyerek bizimle irtibata geçtiler. Ürün verdiğimiz ülkelerden mevcut müşterilerimiz dışında yeni firmalardan da talepler geldi.” diye konuştu.

Gültekin, Çin ürünlerine kıyasla Türk mallarının kaliteli olduğuna ve arada fiyat farkı bulunduğuna işaret ederek, talep gelen şirketlere ürünleri için fiyat verdiklerini ve dönüş beklediklerini bildirdi.

Kovid-19 salgını ve Brexit süreci sonrası İngiltere’den yoğun talep aldıklarını anlatan Gültekin, “Biz daha çok Afrika ve Güney Amerika’ya yönelmek istiyoruz. Oralarda da belli üretim var ama bizimki gibi değil.” ifadesini kullandı.

Gültekin, Türkiye’nin “Avrupa’nın Çin’i” gibi olduğunu belirterek, Çin’e göre daha kaliteli ürün isteyen Avrupalının Türkiye’den alım yaptığını dile getirdi.

Türkiye’nin Çin’den ham madde ithal ettiğini anımsatan Gültekin, şöyle konuştu:

“Kovid-19 salgını sonrası Türkiye’deki üreticiler tedbir almaya başladı. Ham madde bulamama konusunda tedirginlik var. Çünkü aynı ham madde Avrupa’da 2-3 katı fiyata satılıyor. Elinde malı olan piyasaya sürmüyor, en büyük sıkıntı o. Özellikle virüsten sonra maske fiyatlarının fahiş şekilde arttığını hepimiz gördük. Tekstilde üretim yaptığımız için müşterilerim maske üretmem konusunda da benimle iletişime geçti. Biz, Fransa, Avusturya, Almanya, Fas, Tunus, Cezayir ve Mısır’ın da aralarında olduğu 38 ülkeye ihracat yapıyoruz. Kovid-19 ile birlikte Tacikistan, Azerbaycan, Fransa, Rusya, Kuveyt gibi ülkelerden talep geldi. Tacikistan’a ilk satışı gerçekleştirdik, Kuveyt’e mal hazırlıyoruz.”

“Para kazanma değil, pazarı yakalama fırsatı”

Gültekin, Kovid-19 salgını sonrası ticarette oluşan talebin fırsat olduğuna dikkati çekerek, bu durumun iyi değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Kovid-19 salgınının para kazanmaktan ziyade pazarı yakalama fırsatı olduğunu vurgulayan Gültekin, şunları kaydetti:

“Yeni müşteriler ürünlerimizi tanıyacak ve kalitemizi görecek, bizim ürünlerimizi test edecek. Planlarımızı uzun vadede kazanım elde etmek adına yapmalıyız, kısa vadeli bakmamalıyız. Ticaretimizin ve yeni kazandığımız pazarın sürekliliğini artırmak için çalışmalıyız. Şirketimizde 80 kişi istihdam ediyoruz. Kovid-19 salgınından sonra siparişlere yetişemiyoruz. Bu nedenle istihdamda yüzde 20’lik bir artış yapmayı düşünüyoruz.”

Daha önceki müşterilerinin de siparişlerini artırdığını belirten Gültekin, “Salgın öncesinde bir konteyner ürün alan bunu 2 konteynere çıkardı. Bu ortamda büyük paralar kazanmak yerine Türk malını, kalitemizi tanıtmamız ve hızlı servisimizi kanıtlamamız gerekiyor. Bu şekilde müşteri ağımızı genişletmeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Gültekin, bu süreçte cirolarında yüzde 15-20 artış beklediklerini de sözlerine ekledi.

Tarımsal destek ödemeleri bugün üretici hesaplarına yatırılmaya başlanacak

Ankara

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yem bitkileri, arıcılık ile biyolojik ve biyoteknik mücadele desteği olarak toplam 331 milyon 637 bin lira tutarındaki tarımsal desteği, bugün saat 18.00 itibarıyla üreticilerin hesaplarına yatırmaya başlayacaklarını bildirdi.

Pakdemirli, Orman Mühendisi ve Orman Muhafaza Memuru Atama Töreni’nde yaptığı konuşmada, Orman Genel Müdürlüğünün (OGM) 181 yıllık geçmişiyle Cumhuriyet’ten de eski kadim bir kurum olduğunu belirtti. 

Türkiye’nin, orman varlığını artırabilen nadir ülkelerden biri olduğuna işaret eden Pakdemirli, ağaçlandırma ve erozyonla mücadele faaliyetlerinin yanı sıra gelir getirici türler kullanılarak yapılan çalışmalarla yöre ekonomisine katkı sağlandığını söyledi. 

Pakdemirli, 2023 yılı hedefi olarak orman varlığını 23,4 milyon hektara çıkaracaklarını dile getirerek, “2023 yılı sonuna kadar inşallah toplam 7 milyar fidanı toprakla buluşturarak, dünyada yaşayan her insan için bir fidan dikilmesini hedefliyoruz.” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 11 Kasım’ın Milli Ağaçlandırma Günü ilan edildiğini ve 81 ilde eş zamanlı fidan dikildiğini anımsatan Pakdemirli, geçen yıl elde edilen bu başarıyı, 2020’de de taçlandırmaya devam edeceklerini belirtti.

Pakdemirli, orman endüstrisinin ham madde ihtiyacının yerli kaynaklarla karşılanabilmesi amacıyla, odun üretim miktarını 2023 yılı için 37 milyon 840 bin metreküpe çıkarmayı hedeflediklerine dikkati çekerek, “Bunu başarabilsek, inşallah ülkemiz, bu alanda kendi kendine yeten ülkeler arasına girmiş olacak.” değerlendirmesinde bulundu. 

Orman yangınlarıyla mücadele çalışmalarına ve yangın risklerine değinen Pakdemirli, “Toplam ormanlık alanın yüzde 60’ını birinci ve ikinci derece yangına hassas alanlar oluşturuyor. Bu nedenle orman yangınları ülkemiz ormancılığının öncelikli konuları arasında yer alıyor. Artık 2019 yıl sonu itibarıyla yangına birinci derecede hassas bölgelerde ilk müdahale süresi 12 dakika.” diye konuştu. 

“Evlatlarımız ağlamasın diye”

Göreve başlayacak personele başarı dileyen Pakdemirli, “Büyük bir sorumluluk ve görev bilinciyle akciğerlerimize, süsümüze, gücümüze, geleceğe bıraktığımız nefeslerimize sahip çıkacağınıza inancım tamdır. OGM’ye 5 bin sözleşmeli personel alımı kapsamında KPSS başarı puanına göre aldığımız 1150 muhtelif pozisyonlardaki sözleşmeli personel için süreç tamamlandı ve adaylar görevlerine başladı. KPSS başarı puanıyla sözlü ve uygulamalı sınav sonucu aldığımız 1150 orman mühendisi ve 2 bin 700 orman muhafaza memuru ise bugün yapılan yerleştirme işlemi sonucunda tercih ettikleri orman işletme müdürlüklerimizde yeni görevlerine başlayacak.” dedi. 

Pakdemirli, işe yeni başlayacak personele tavsiyelerde bulunurken şunları kaydetti:

“Hakikaten çok güzel bir teşkilatta, çok köklü bir kurumda çalışacaksınız teşkilatın kıymetini bilin. Büyük bir hava yolu şirketinin üst yöneticisi ziyaretime geldi. ‘Bu kadar çok uçuş yapıyoruz, bu uçuşlarla karbon ayak izimiz var, uçaklar havayı kirletiyor, bizim ağaç dikmemiz gerekiyor.’ dedi. Çok büyük miktarda rakamı bağışlamak istediler. ‘Doğru yerdesiniz, her yıl minimum 350 milyon ağaç dikilen yerdesiniz.’ dedim. Türkiye, dünyada Hindistan ve Çin’den sonra orman varlığını artıran en önemli ülkelerden biri. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm vatandaşlar yeşile karşı çok duyarlı. Geleceğe Nefes kampanyasını ve doğru yerde olduklarını, bunları gururla anlattım.”

Konuşması sırasında bir personel yakınının bebeğinin ağlamaya başlaması üzerine Pakdemirli, “Bakanlık olarak yaşama dokunuyoruz, geleceğe kendimize ait bir hatıra bırakacağımız tek konu var, o da ormanlar. Ağaç dikmemiz gerekiyor, mümkün mertebe daha çok ağaç dikmemiz lazım bu ağlayan çocuklarımız için. Bu ağlayan evlatlarımız ilerde ağlamasın, bu diktiğimiz ağaçların altına gidip gölgesinde dinlenebilsinler diye.” ifadelerini kullandı.

Pakdemirli’nin, “Bu vatana, bu millete, bu bayrağa sahip çıkalım. Hep beraber sahip çıkalım ki ilelebet bu bayrak göklerden inmesin, bu ezanlar camilerimizden dinmesin. Bunun için vatanı, milletini seven evlatlara ihtiyacımız var.” sözlerini söylediği sırada gözlerinin dolduğu görüldü.

Çiftçilere de müjde veren Pakdemirli, “19 ilde 84 bin 420 üreticiye 234 milyon lira yem bitkileri, 81 ilde 51 bin 64 üreticiye 97 milyon lira arıcılık ve 11 ilde 125 üreticiye 637 bin lira biyolojik ve biyoteknik mücadele desteği olmak üzere toplam 331 milyon 637 bin lira tutarındaki tarımsal desteklerimizi bugün saat 18.00 itibarıyla üreticilerimizin hesaplarına yatırmaya başlayacağız.” dedi.

“Gelecek nesillere daha güzel bir dünya bırakma sorumluluğu taşıyoruz”

Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey de söz konusu personel alımlarının OGM tarihinde bir dönüm noktası olduğunu belirterek, daha önce bu kadar büyük sayıda bir istihdam olmadığını söyledi. Karacabey, “Orman muhafaza memurları 7 gün 24 saat çalışıyor. Bu gerçekten severek ve fedakar bir şekilde yapılacak bir iş. Zor ama manevi hazzı yüksek görev yapıyoruz. Bu ormanlar sadece bizim değil. Biz gelecek nesillere daha güzel bir dünya bırakma sorumluluğu taşıyoruz.” diye konuştu. 

Konuşmaların ardından Bakan Pakdemirli ve beraberindeki bürokratlar “butona basarak” yerleştirme işlemini gerçekleştirdi. 

Genel Müdür Karacabey, günün anısına Pakdemirli’ye içinde orman ürünlerinin bulunduğu ahşap sandık hediye etti.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından girişimcilik ekosistemine destek

Ankara

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye’yi kritik teknolojilerde ve yüksek katma değerli ürünlerde güçlü bir küresel oyuncu yapmak istediklerini belirterek, “Girişimcilik ve inovasyon ekosisteminin gücü, kalkınma hızını doğrudan etkiliyor.” dedi.

AA muhabirinin, Girişimcilik Haftası dolayısıyla derlediği bilgilere göre, Türkiye’nin 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi‘nde temel politika bileşenlerinden biri olarak belirlenen girişimcilik konusunda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile bağlı kuruluşları, ekosistemdeki aktörleri çeşitli mekanizmalarla teşvik ediyor.

“Geleneksel Girişimci Programı” ile kuruluş ve performans desteği olarak 60 bin liraya kadar katkı veren KOSGEB, “İleri Girişimci Programı” ile de bunların yanında teknoloji düzeylerine göre desteklerle danışmanlık hizmetleri için 370 bin liraya kadar finansman sağlıyor.

Performans desteği kapsamında girişimcilerin genç, kadın, engelli, gazi veya birinci derecede şehit yakını olması durumunda, her bir performans döneminde belirlenen tutarlara 5 bin lira ekleniyor.

Geleneksel Girişimci Destek Programı kapsamında, bugüne kadar 4 bin 735 işletmeye 28,9 milyon lira, İleri Girişimci Destek Programı kapsamında ise 2 bin 996 işletmeye 155,2 milyon lira kaynak aktarıldı.

TÜBİTAK’tan, fikir aşamasından pazara kadar destek

TÜBİTAK, “1512 Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı (BİGG)” ile girişimcilerin, teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini, katma değer ve nitelikli istihdam yaratma potansiyeli yüksek teşebbüslere dönüştürebilmeleri için fikir aşamasından pazara kadar olan faaliyetlerini destekliyor.

Program kapsamında girişimcilere eğitim verilirken, sanayi deneyimi olan rehberlerle girişimciye teknik, ticari ve idari konularda katkı da sağlanıyor. Programda desteklenmeye hak kazanan girişimlere personel, teçhizat ve hizmet alımı gibi giderleri için 200 bin liraya kadar hibe veriliyor.

BİGG ile desteklenmeye hak kazanan girişimcilerin 1229 projesine, 2019 fiyatlarıyla yaklaşık 200 milyon liralık kaynak aktarıldı.

Öte yandan AR-GE ve Tasarım Merkezi belgesine sahip firmalar, çeşitli vergi indirimleri ve istisnalardan faydalanıyor. Teknoparklarda yer alan firmalar, vergisel avantajların yanı sıra, mentorluk, iş eşleştirmeleri, ticarileşme ve ihracat destekleri gibi devlet desteklerinden yararlanıyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığı iş birliğiyle TÜBİTAK TEYDEB bünyesinde hayata geçirilen “Tech-InvesTR Girişim Sermayesi Destekleme Programı” kapsamında kurulacak 5 girişim sermayesi fonunun, yatırımcılardan getireceği kaynaklarla, ilk kapanışta yaklaşık 630 milyon lira, son kapanışta ise 1,1 milyar lira toplam fon büyüklüğüne ulaşması ve yaklaşık 150 teknoloji tabanlı erken aşama girişime yatırım yapması öngörülüyor.

“Girişimcilik ve inovasyon, kalkınma hızını doğrudan etkiliyor”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, AA muhabirine, Türkiye’yi kritik teknolojilerde ve yüksek katma değerli ürünlerde güçlü bir küresel oyuncu yapmak istediklerini belirterek, girişimcilik ve inovasyon ekosisteminin gücünün, kalkınma hızını doğrudan etkilediğini söyledi.

Türkiye’nin teknoloji tabanlı girişimcilikte büyük bir potansiyele sahip olduğuna dikkati çeken Varank, “Filiz girişimlerde yenilik yapma iştahı oldukça yüksek. Biz de bakanlık olarak sunduğumuz desteklerle bu iştahı kalıcı hale getiriyoruz. Bu firmalarımızın başarıları ve geliştirdikleri yenilikçi ürünler, uluslararası basının da sıklıkla dikkatini çekiyor. Ekosistemde yer alan tüm aktörlerin, sunduğumuz teşvikleri en iyi şekilde değerlendirmesini arzuluyoruz.” diye konuştu.

“Girişimcilik ekosistemini daha da güçlendireceğiz”

Mevcut durumda Türkiye’de girişimciliğin neredeyse tamamen kamu tarafından desteklendiğini dile getiren Varank, “Ancak bu sürdürülebilir ve sağlıklı bir yapı değil. Özel sektörün de buradaki potansiyeli en iyi şekilde değerlendirip, risk alması lazım. Bu manada birlikte iş yapma kültürünün, özel sektöre hakim olmasını istiyoruz.” dedi.

Varank, gelecek dönemde girişimcilik ekosistemini daha etkin bir yapıya kavuşturmak için somut adımlar atacaklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Okullarda, iş yerlerinde ve teknoparklarda açık inovasyon yaklaşımının öğretilmesine yönelik çalışmalar yapacağız. Erken dönem girişimciler için vergisiz veya kolay vergili dönem gibi uygulamaları geliştirmek istiyoruz. Melek yatırımcı sayısı ve etkinliğini artırarak, kitlesel fonlamanın kullanımını yaygınlaştıracağız.”

Teknoparkların ihracatı 4,5 milyar doları aştı

İstanbul

Yıldız Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Mesut Güner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, girişimciliğin, sürdürülebilir ekonomik kalkınma için önemli unsurlardan biri olduğunu belirterek, bünyelerindeki 446 firmanın teknoloji üretimi gerçekleştirdiğini söyledi.

Bugüne dek toplamda 560 milyon dolar üzerinde ihracat geliri sağladıklarını dile getiren Güner, gerçekleşen projelerden elde edilen gelirin ise 4,5 milyar TL’ye ulaştığını kaydetti.

Güner, geçen yıl 300 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini ve 2020 yılında 400 milyon doların üzerinde ihracat hedeflediklerini aktararak, şu değerlendirmede bulundu:

“Teknoparklarda teknoloji üretimi yapan şirketlerin Türkiye’ye sağladığı katma değer önemli bir seviyeye ulaştı. Türkiye’de Ocak 2020 itibarıyla 85 adet Teknoloji Geliştirme Bölgesi bulunuyor. 56 binden fazla Ar-Ge çalışanı ile birlikte 5 bin 500’den fazla şirket faaliyet gösteriyor. Bu firmaların her biri teknoparklarda Ar-Ge yapıyor. Teknoparklarda elde edilen gelir 87,5 milyar TL, ihracat ise 4,5 milyar doları geçmiş durumda.”

“Teknoparklar girişimcilere rekabet avantajı sağlıyor”

Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi için herkesin kendi payına düşeni yapması gerektiğine dikkati çeken Güner, “Girişimciliği destekleyen bir iş ortamı yaratmaya çalışıyoruz. Bu nedenle bu alandaki her türlü proje ve çalışmaya destek veriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Güner, Yıldız Teknopark çatısı altında faaliyet gösteren Yıldız Kuluçka’nın girişimcilere; ön kuluçka, kuluçka ve sadece akademik girişimcilere özel akademik kuluçka programında bulunma olanağı tanıdığını dile getirdi.

Bu programlar aracılığıyla girişimcilere destekler sağlayarak şirketlerini büyütmelerine yardımcı olduklarını anlatan Güner, “Şirketlerin ve startupların teknoparkları tercih etmelerinin nedeni, teknopark bünyesinde olmanın firmaya sağladığı prestij ve rekabet avantajı. Ayrıca, üniversitedeki araştırma altyapısından uygun koşullarla yararlanabilmeleri, iş birliği kurabilmeleri, danışmanlık alabilmeleri, teknoloji transferinin ve gelişiminine daha kolay ulaşmaları da bu noktada önem taşıyor.” yorumunu yaptı.

“Devlet teşvikleri bilimsel ilerleme açısından önemli”

Güner, teknoparklarda yer alan girişimler için devlet tarafından sağlanan birçok teşvik bulunduğunu vurgulayarak, bilimsel ve teknolojik ilerlemeler için bu tarz desteklerin öneminin farkında olduklarını söyledi.Teknoparklar arasında bir ilk olarak 2016 yılından beri şirketlere kira indirimi sağladıklarını belirten Güner, şunları kaydetti:

“İndirim oranlarını, ulusal ve uluslararası destekli ürünler geliştirilmesi, akademisyenler ve üniversite ile iş birliği yapılması gibi çeşitli kriterlere göre hesaplayarak yapıyoruz. 2019’da 71 firmaya 715 bin TL’yi aşkın kira indirimi sağladık.Ayrıca, girişimcilerimize farklı konularda da etkinlikler yapıyor, eğitimler düzenliyoruz; şirket değerleme yöntemleri, patent süreçleri gibi ile gelişimlerine katkı sunmayı amaçlıyoruz. Ayda bir kez farklı sektörlerden girişimciler ve yatırımcıları ağırladığımız ‘Match Point’ isimli etkinlik serileri de yapıyoruz.”

“Girişimciler başarılarını uluslararası arenaya taşıyor”

Güner, çok sayıda inovatif proje üreten startup ile çalışmayı sürdürdüklerini hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:

“GeneOn isimli girişim, genetik mühendislik teknikleriyle biyolojik teknolojiler üretti ve PETman adındaki plastik parçaları parçalayarak bir yeniliğe imza attı. Haus Gıda adlı girişim, gıda kurutma makinesi geliştirilmesine odaklanarak, yüzde 100 doğal ‘meyve cipsleri’ üretilmesini sağlarken, Hopetical isimli girişim sanal gerçeklik teknolojisini kullanarak göz tembelliği tedavisinde destek sistemi geliştirdi.

Zeytin çekirdeği atıklarından biyoplastik ürüten Biolive ArGe’nin kurucusu kurucusu Duygu Yılmaz, Estonya’da ülkemizi temsil ederek ‘Dünyanın en başarılı 10 genci’ arasında yer aldı. Öte yandan, Türk bilim insanı Doç. Dr. Utku Büyükşahin tarafından kurulan Sensobright firması da ‘dokunma hissine sahip yapay deri’ ile küresel iş dünyasında yerini aldı. Bir diğer başarı hikayesi olan Thread In Motion firması da geliştirdiği akıllı eldiven ile kısa sürede hem Türkiye’de hem de dünyada önemli şirketlerin teknoloji tedarikçisi olmayı başardı.”

Borsa güne düşüşle başladı

İstanbul

Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, açılışta yüzde 0,14 azalarak 111.653,72 puana geriledi.

Açılışta BIST 100 endeksi, 161,35 puan ve yüzde 0,14 değer kaybederek 111.653,72 puana indi. Bankacılık endeksi yüzde 0,75 ve holding endeksi yüzde 0,22 geriledi. Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 1,66 ile menkul kıymet yatırım ortaklığı, en çok gerileyen ise bankacılık oldu.

Dün, Rusya ile gerçekleştirilen görüşmeler kapsamında Suriye’de gerilimin azalacağına ilişkin beklentilerle dün yüzde 0,93 değer kazanan BIST 100 endeksi, günü 111.815,08 puandan tamamladı.

Analistler, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki görüşmede, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde uygulanacak ateşkes süreci için anlaşmaya varıldığını anımsatarak, Suriye’deki gelişmelerin takip edileceğini ifade etti.

Veri gündeminde ise ABD’de açıklanacak şubat ayı istihdam raporundaki tarım dışı istihdam, işsizlik oranı ve ortalama saatlik kazançlar verilerinin öne çıktığını kaydeden analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde, 112.500 seviyesinin direnç, 110.000 ve 107.200’ün destek konumunda olduğunu söyledi.

Dünya borsaları ‘virüs’ etkisinden kurtulamıyor

İstanbul

Çin’de Kovid-19 salgını nedeniyle ölenlerin sayısı 3 bin 44’e çıkarken, Avrupa ve ABD’deki vaka sayısındaki artışlar, ekonomik aktiviteyi ve finansal piyasaları olumsuz etkilemeye devam ediyor. 

Çin’de vaka sayısındaki artış hızı önemli ölçüde azalsa da ABD, İran ve özellikle Avrupa’da vaka ve ölü sayısı artmaya devam ediyor. Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı Fransa’da 6’ya, İspanya’da 3’e yükseldi, İngiltere ve İsviçre’de ise ilk kez salgına bağlı can kaybı yaşandı.

Avrupa’da alınan önlemeler çerçevesinde 100’den fazla organizasyon iptal edilirken, son olarak Fransa’nın Strazburg kentinde gelecek hafta yapılması planlanan Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nun, Kovid-19 salgını nedeniyle istisnai olarak Belçika’nın başkenti Brüksel’de yapılacağı açıklandı. Kovid-19’dan etkilenen ülkelere yakın zamanda ziyarette bulunan AP üyelerinin dönüşlerinden itibaren 14 gün boyunca AP binalarına girişinin yasaklanacağı duyurulmuştu.

Salgın endişeleri ile merkez bankaları faiz indirimi ve likidite silahlarını kullanırken, ekonomi yönetimleri de mali politika araçlarını devreye sokuyor. ABD Senatosu, her geçen gün yayılan Kovid-19 salgını ile mücadele için 8,3 milyar dolarlık ek bütçe öngören tasarıyı dün kabul etti.

Bu gelişmelere karşın pay piyasalarında aralıklı olarak gelen alımların sürekliliği sağlayamaması ve oynaklığın aşırı derecede artması dikkati çekiyor. Korku endeksi olarak da adlandırılan VIX endeksi, son bir haftadır 30 seviyesinin üzerine yerleşirken, bu durum Ekim 2011’den bu yana bir ilke işaret ediyor. VIX endeksi dün 33,5 seviyesinden 42,8’e kadar yükseldi.

New York borsası, dün artan satış baskısı ile önceki günkü kazançlarının neredeyse tamamını geri verirken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizleri tarihinde ilk kez 0,9’un altına geriledi. Dow Jones endeksi yüzde 3,58, S&P 500 endeksi yüzde 3,39 ve Nasdaq endeksi yüzde 3,10 değer kaybetti.

Avrupa tarafında, dün doların diğer para birimleri karşısındaki değer kaybından destek bulan avro/dolar paritesi, günü yüzde 0,8 artışla 1,1228’den tamamlarken, Almanya’da DAX endeksi yüzde 1,51, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,62 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,90 düşüş kaydetti.

ABD ve Avrupa borsalarındaki satıcılı seyir Asya piyasalarıyla yeni güne de taşındı. Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 3,1, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,1 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 2,3 geriledi.

Yurt içinde, dün Rusya ile Suriye konusunda gerçekleştirilen diplomatik görüşmeler gündemin odağında bulunuyordu. Suriye’de gerilimin azalacağına ilişkin beklentilerle dün yüzde 0,93 değer kazanan BIST 100 endeksi, günü 111.815,08 puandan tamamladı. Küresel piyasalarda azalan risk iştahı ile yüzde 0,6 artarak 6,1146’dan kapanış yapan dolar/TL ise, bugün bankalararası piyasanın açılışında 6,1070 seviyesinde işlem görüyor.

Dün akşam, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki görüşmede, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde uygulanacak ateşkes süreci için anlaşmaya varıldı.

Analistler, başlayan ateşkes sürecinde Suriye’deki gelişmelerin takip edileceğini, veri gündeminde ise ABD’de açıklanacak şubat ayı istihdam raporundaki tarım dışı istihdam, işsizlik oranı ve ortalama saatlik kazançlar verilerinin öne çıktığını ifade etti.

Teknik açıdan BIST 100 endeksinde, 112.500 seviyesinin direnç, 110.000 ve 107.200’ün destek konumunda olduğunu dile getiren analistler, dolar/TL’de ise 6,00-6,20 bandının izleneceğini söyledi. 

Lübnan’da 20 bankanın varlıklarının dondurulması kararı durduruldu

Beyrut

Lübnan‘da 20 bankanın varlıklarının dondurulması yönünde alınan karar Temyiz Başsavcılığı tarafından durduruldu.

Lübnan’da 20 bankanın varlıkları donduruldu

Temyiz Başsavcısı Gassan Uveydat, Lübnan Bankalar Cemiyeti’nden bir heyetle görüşmesinin ardından yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu kararın milli para, banka işlemleri, mevduatlar ve ekonomik güvenlik üzerindeki etkilerinin incelenmesine dek durdurulduğunu kaydetti.

Uveydat, Finansal Başsavcı Ali İbrahim tarafından alınan kararın geçici bir idari karar olduğunu milli çıkarları tehdit etmesi durumunda böyle bir karardan dönülebileceğini bildirdi.

Uluslararası finansal kurumların Lübnan bankaları ve mali kurumlarıyla işlemlerini durdurabileceğine ve işlem için garanti şartı koyabileceğine yönelik duyumlar aldığını vurgulayan Uveydat, bankaların varlıklarını dondurma şeklinde bir tedbir kararını sürdürmenin ülkenin para, finans ve ekonomisini kaosa sürükleyebileceğini ifade etti.

Lübnan Finansal Başsavcılığı dün yurt dışına para kaçırma girişimlerini önleme kapsamında 20 bankanın varlıklarını dondurma kararı almıştı. Kararın ayrıca söz konusu 20 bankanın yönetim kurulu başkanları ile üyelerinin bireysel mal varlıklarını da kapsadığı belirtilmişti.

Meclis Başkanı Nebih Berri de geçen ay, “Ülkedeki 5 banka sahibinin 2 milyar 300 milyon dolar değerindeki mal varlıklarını yurt dışına havale ettiklerini tespit ettik.” ifadelerini kullanmıştı.

Ürün güvenliği düzenlemesi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi

TBMM

Avrupa Birliği mevzuatına uyum kapsamında ürün ihracatı ile e-Ticaret‘te uygunsuz ve güvenilir olmayan ürün satışına müeyyide uygulanması gibi düzenlemeleri de içeren Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Kanun, piyasaya arz edilmesi hedeflenen, arz edilen, piyasada bulundurulan veya hizmete sunulan tüm ürünleri kapsayacak.

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelere ihraç edilen veya ihracı hedeflenen ürünler, bu düzenleme kapsamında piyasaya arz edilmiş sayılacak.

AB üyesi ülkeler dışındaki ülkelere ihraç edilen veya edilmesi hedeflenen ürünler ise düzenlemenin kapsamı dışında kalacak ancak bu ürünlerin de güvenli olması, tağşişe konu olmaması ve ürüne ilişkin işaretleme, etiketleme ve belgelendirmenin alıcıyı yanıltmayacak şekilde yapılması zorunlu olacak.

Teknik düzenlemeler

Ürünlerin teknik düzenlemesine uygunluğu zorunlu olacak. Bu hüküm, kullanılmış olmakla birlikte değişiklik yapılarak piyasaya tekrar arz edilen veya arz edilmesi hedeflenen ürünler ile AB üyesi ülkeler dışındaki ülkelerden ithal edilen eski ve kullanılmış ürünlere de uygulanacak. Teknik düzenlemesine uygun olmayan ürünler, uygunsuzlukları giderilmeden piyasaya arz edilemeyecek, piyasada bulundurulamayacak veya hizmete sunulamayacak. Bu hususlarda düzenlemeler yapmaya, sınırlamalar getirmeye ve istisnalar tanımaya Cumhurbaşkanı yetkili olacak.

Ürünlere ilişkin teknik düzenlemeler, yetkili kuruluşça yapılacak.

Yetkili kuruluş, teknik düzenlemeleri insan sağlığının, can ve mal güvenliğinin, çevrenin, hayvan ve bitki sağlığının veya tüketicinin korunması ya da enerji verimliliğinin sağlanması gibi bir kamu yararını gözeterek, rekabeti engellemeyecek şekilde ve gözettiği amacın ötesine geçmeyen, uygun, orantılı, açık ve uygulanabilir olacak şekilde hazırlayacak ve uygulayacak.

Yetkili kuruluş, hazırladığı teknik düzenlemeleri, taslak aşamasındayken Ticaret Bakanlığı ve ilgili tüm tarafların görüşüne açacak, mevzuatın ve uluslararası yükümlülüklerin gerektirdiği hallerde ilgili uluslararası taraflara bildirecek.

Yetkili kuruluş, ilgili teknik düzenlemelerin gerektirdiği hallerde, ürünlerde engellilerin erişebilirliğine yönelik önlemleri alacak.

Avrupa Birliği teknik mevzuatına uyum alanında yetkili kuruluşlar arasında koordinasyon Ticaret Bakanlığı tarafından sağlanacak.

Ürün güvenliği

Ürünün güvenli olması zorunlu olacak. Teknik düzenlemenin insan sağlığı ve güvenliği ile ilgili hükümlerine uygun ürün, aksi ispatlanana kadar güvenli kabul edilecek.

Teknik düzenlemenin bulunmadığı veya insan sağlığı ve güvenliğine ilişkin hükümler içermediği durumlarda, bir ürünün güvenli olup olmadığının değerlendirilmesi genel ürün güvenliği mevzuatına göre yapılacak.

Ürünün bir kişiye veya bir mala zarar vermesi halinde bu ürünün imalatçısı veya ithalatçısı zararı gidermekle yükümlü olacak.

İmalatçı veya ithalatçının sorumlu tutulabilmesi için, zarar gören tarafın, uğradığı zararı ve uygunsuzluk ile zarar arasındaki nedensellik bağını ispat etmesi zorunlu olacak.

Ürünün sebep olduğu zarardan, birden fazla imalatçı veya ithalatçının sorumlu olması halinde, bunlar müteselsilen sorumlu tutulacak.

İmalatçı veya ithalatçıyı üründen kaynaklanan tazminat sorumluluğundan kurtaran ya da bu sorumluluğu azaltan sözleşmelerin ilgili maddeleri hükümsüz olacak.

Ürünün sebep olduğu zarar nedeniyle ödenecek maddi ve manevi tazminat miktarının belirlenmesinde Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanacak.

Tazminat talebi için zaman aşımı süresi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 3 yıl ve her halde zararın doğduğu tarihten itibaren 10 yıl olacak.

İmalatçının yükümlülükleri

İmalatçı piyasaya ancak teknik düzenlemesine veya genel ürün güvenliği mevzuatına uygun ürünleri arz edecek.

İmalatçının yükümlülükleri şunlar olacak:

Mevzuatın gerektirdiği hallerde teknik dosyayı tanzim edecek, uygunluk değerlendirme işlemini yapacak veya yaptıracak, uygunluk beyanını veya uygunluğu gösteren diğer belgeleri düzenleyecek ve uygunluk işaretini ürüne koyacak.

Uygunluk değerlendirmesine ilişkin teknik dosyayı ve belgeleri teknik düzenlemede belirtilen süre, süre belirtilmediği hallerde ürünün piyasaya arz edildiği tarihten itibaren en az 10 yıl boyunca muhafaza edecek.

Ürünün ilgili kurallara uygunluğunun seri üretim boyunca da sürdürülmesi için gerekli önlemleri alacak, ürünün tasarımı veya niteliğindeki değişiklikler ile uygun olduğunu beyan ettiği kurallardaki değişiklikleri takip edecek ve gereğini yapacak.

Taşıdıkları muhtemel risklerle orantılı olarak, piyasada bulundurulan ürünlerinden numune alarak test edecek, inceleme yapacak, şikayetlerin, uygun olmayan veya geri çağrılan ürünlerin kaydını tutacak ve yaptığı izleme faaliyeti hakkında dağıtıcıları bilgilendirecek.

Ürünün, mevzuatın gerektirdiği model, parti ve seri numarası veya ayırt edilmesini sağlayacak diğer bilgileri kolayca görülebilir ve okunabilir şekilde taşımasını temin edecek. Ürünün boyut veya doğasının buna elverişli olmadığı durumlarda ise bu bilgilerin ürünün ambalajında veya ürüne eşlik eden bir belgede yer almasını sağlayacak.

Mevzuatın gerektirdiği hallerde ismini, kayıtlı ticari unvan veya markasını ve kendisine ulaşılabilecek açık adresi ürünün üzerinde, bunun mümkün olmadığı durumlarda ürünün ambalajında veya ürüne eşlik eden bir belgede belirtecek.

Ürünün taşıyabileceği risklere karşı gereken tedbirleri alacak ve bunlardan sakınabilmeleri için nihai kullanıcılara gerekli bilgileri sağlayacak.

Ürün veya ambalajının üzerinde veya ürüne eşlik eden belgelerde yer alan bilgilerin ve montaj, kullanım ve bakım talimatları ile güvenlik kurallarının Türkçe olmasını sağlayacak.

Piyasaya arz ettiği bir ürünün uygun olmadığını öğrendiği veya bilmesi gerektiği hallerde ürünü uygun duruma getirmek ve gerektiğinde ürünün piyasaya arzını durdurmak, ürünü piyasadan çekmek veya geri çağırmak için gerekli düzeltici önlemleri ivedilikle alacak. Ürünün risk taşıdığı durumlarda özellikle sağlık ve güvenlik bakımından risk teşkil eden hususlar ile alınan düzeltici önlemler ve sonuçları hakkında ayrıntılı bir şekilde ve ivedilikle yetkili kuruluşu bilgilendirecek.

Piyasaya arz ettiği ürünlerin taşıdığı risklerin ortadan kaldırılması amacıyla yapılan faaliyetlerde yetkili kuruluşun talimatlarını yerine getirecek ve ürünlerin uygunluğunu gösteren gerekli tüm bilgi ve belgeleri yetkili kuruluşa Türkçe veya yetkili kuruluşun kabul edeceği diğer bir dilde sağlayacak.

İlgili teknik düzenlemenin gerektirdiği hallerde ve öngördüğü usuller çerçevesinde resmi kayıt işlemlerini yapacak veya yaptıracak.

Numunenin imalatçı dışındaki gerçek veya tüzel kişiden alınması durumunda numune bedeli, imalatçı tarafından numunenin alındığı gerçek veya tüzel kişiye ödenecek.

Yetkili temsilcinin yükümlülükleri

Yasaya göre yetkili temsilcinin yükümlülükleri şu şekilde:

İmalatçı, devrettiği yetki ve görevlerin mahiyetini, varsa koşullarını ve sınırlarını yazılı olarak ve açık bir biçimde belirlemek suretiyle yetkili temsilci atayabilecek.

Yetkili temsilci, imalatçının kendisine verdiği ve mevzuatın sınırlamadığı görevleri yerine getirecek. Ancak, görevlendirme belgesinde belirtilmese dahi yetkili temsilci, teknik düzenlemenin gerektirdiği ve ürünün uygunluğunu gösteren belgeleri teknik düzenlemede belirtilen süre, süre belirtilmediği hallerde ürünün piyasaya arz edildiği tarihten itibaren en az 10 yıl boyunca muhafaza edecek ve talebi halinde yetkili kuruluşa Türkçe veya yetkili kuruluşun kabul edeceği diğer bir dilde sağlayacak. Ürünün taşıdığı risklerin ortadan kaldırılması amacıyla yapılan faaliyetlerde yetkili kuruluşun talimatlarını ivedilikle yerine getirecek.

İthalatçının yükümlülükleri

Kanuna göre, ithalatçıların yükümlülükleri ise şunlar olacak:

Piyasaya ancak teknik düzenlemesine veya genel ürün güvenliği mevzuatına uygun ürünleri arz edecek.

Ürünü piyasaya arz etmeden önce, ürünün uygunluk işareti veya işaretlerini taşıdığını, ürüne gerekli belgelerin eşlik ettiğini ve imalatçının yükümlülükleri yerine getirdiğini teyit edecek.

Ürünün uygun olmadığını bildiği veya bilmesinin gerektiği durumlarda, uygun hale getirilmeden ürünü piyasaya arz edemeyecek ve ürünün risk taşıdığı her durumda imalatçıyı ve yetkili kuruluşu bilgilendirecek.

Mevzuatın gerektirdiği hallerde ismini, kayıtlı ticari unvan veya markasını ve kendisine ulaşılabilecek açık adresini ürünün üzerinde, bunun mümkün olmadığı durumlarda ürünün ambalajında veya ürüne eşlik eden bir belgede belirtecek. Bu yükümlülüğü imalatçı tarafından belirtilen zorunlu veya ürün güvenliğine ilişkin bilgilerin görünürlüğünü engellemeden yerine getirecek.

Ürünün taşıyabileceği risklere karşı gereken tedbirleri alacak ve bunlardan sakınabilmeleri için nihai kullanıcılara gerekli bilgileri sağlayacak.

Ürün veya ambalajının üzerinde veya ürüne eşlik eden belgelerde yer alan bilgilerin ve montaj, kullanım ve bakım talimatları ile güvenlik kurallarının Türkçe olmasını sağlayacak.

Ürün kendi sorumluluğu altındayken, depolama ve nakliye şartlarının ürünün teknik düzenlemesine genel ürün güvenliği mevzuatına uygunluğuna halel gelmemesini sağlayacak.

Taşıdıkları muhtemel risklerle orantılı olarak piyasada bulundurulan ürünlerinden numune alarak test edecek, inceleme yapacak, şikayetlerin, uygun olmayan veya geri çağrılan ürünlerin kaydını tutacak ve yaptığı izleme faaliyetleri hakkında imalatçı ve dağıtıcıları bilgilendirecek.

Piyasaya arz ettiği bir ürünün uygun olmadığını öğrendiği veya bilmesi gerektiği hallerde ürünü uygun duruma getirmek ve gerektiğinde ürünün piyasaya arzını durdurmak, ürünü piyasadan çekmek veya geri çağırmak için gerekli düzeltici önlemleri ivedilikle alacak. Ürünün risk taşıdığı durumlarda özellikle sağlık ve güvenlik bakımından risk teşkil eden hususlar ile alınan düzeltici önlemler ve sonuçları hakkında ayrıntılı bir şekilde ve ivedilikle yetkili kuruluşu bilgilendirecek.

Mevzuatın gerektirdiği ve ürünün uygunluğunu gösteren belgelerin bir örneğini teknik düzenlemede belirtilen süre, süre belirtilmemiş ise ürünün ithal edildiği tarihten itibaren en az 10 yıl boyunca talebi halinde yetkili kuruluşa Türkçe veya yetkili kuruluşun kabul edeceği diğer bir dilde sağlayacak.

Piyasaya arz ettiği ürünlerin taşıdığı risklerin ortadan kaldırılması amacıyla yapılan faaliyetlerde yetkili kuruluşun talimatlarını yerine getirecek.

İlgili teknik düzenlemenin gerektirdiği hallerde ve öngördüğü usuller çerçevesinde resmi kayıt işlemlerini yapacak veya yaptıracak.

Numunenin ithalatçı dışındaki gerçek veya tüzel kişiden alınması durumunda numune bedeli ithalatçı tarafından numunenin alındığı gerçek veya tüzel kişiye ödenecek.

Dağıtıcının yükümlülükleri

Yasada dağıtıcının yükümlülükleri de şu şekilde yer aldı:

Ürünü piyasada bulundurmadan önce uygunluk işareti veya işaretlerini taşıdığını, uygunluğu gösteren belgelere sahip olduğunu, talimatların ve güvenlik kurallarının ürüne Türkçe olarak eşlik ettiğini ve imalatçının yükümlülüklerini yerine getirdiğini doğrulayacak. Ürünün veya ambalajının üzerine koyacağı etiket, fiyat, uyarı ve benzeri bilgilerin, imalatçının veya ithalatçının koyduğu zorunlu veya ürün güvenliğine ilişkin bilgilerin görünürlüğünün engellenmesini önleyecek.

Ürünün uygun olmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği durumlarda, uygun hale getirilmeden ürünü piyasada bulunduramayacak ve risk taşıdığı her durumda imalatçı veya ithalatçıyı ve yetkili kuruluşu ivedilikle bilgilendirecek. Ürün kendi sorumluluğu altındayken, depolama ve nakliye koşullarının teknik düzenlemesine veya genel ürün güvenliği mevzuatına uygunluğuna halel gelmemesini sağlayacak. Piyasada bulundurduğu ürünün uygun olmadığını öğrendiği veya bilmesi gerektiği hallerde, ürünü uygun duruma getirmek, piyasadan çekmek veya geri çağırmak için gerekli düzeltici önlemlerin imalatçı veya ithalatçı tarafından alındığını teyit edecek ve risk taşıdığı durumlarda imalatçı veya ithalatçıyı ve özellikle sağlık ve güvenlik bakımından risk teşkil eden hususlar ile alınan düzeltici önlemler ve sonuçları hakkında yetkili kuruluşu ivedilikle bilgilendirecek.

Piyasada bulundurduğu ürünlerin taşıdığı risklerin ortadan kaldırılması amacıyla yapılan faaliyetlerde ilgili iktisadi işletmeci ile iş birliği yapacak, ürünlerin uygunluğunu gösteren tüm bilgi ve belgeleri yetkili kuruluşa sunacak ve yetkili kuruluşun talimatlarını ivedilikle yerine getirecek.

Yükümlülük ve sorumluluk tazminatının iktisadi işletmecilere uygulandığı durumlar 

Kanunla, imalatçının yükümlülüklerinin ve ürün sorumluluğu tazminatının diğer iktisadi işletmecilere uygulandığı durumlar da düzenleniyor.

Buna göre, ürünü kendi isim veya ticari markası altında piyasaya arz eden veya piyasada bulundurulan ürünü, teknik düzenlemesine veya genel ürün güvenliği mevzuatına uygunluğunu etkileyecek şekilde değiştiren ithalatçılar ile dağıtıcılar, imalatçı sayılacak ve imalatçının yükümlülüklerini yerine getirmekle sorumlu olacak.

Ürünün imalatçısı, yetkili temsilcisi veya ithalatçısının tespit edilemediği durumlarda, yetkili kuruluşça yapılan bildirimin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 10 işgünü içinde imalatçı, yetkili temsilci veya ithalatçısının isim ve irtibat bilgilerini, bu bilgilere sahip değil ise tedarik zincirinde yer alan bir önceki iktisadi işletmecinin isim ve irtibat bilgilerini bildirmeyen dağıtıcı, bu kanun kapsamında imalatçı olarak kabul edilecek.

Üründen kaynaklanan tazminat sorumluluğuna ilişkin olarak ürünün imalatçısı, yetkili temsilcisi veya ithalatçısının belirlenemediği durumlarda, zarara uğrayan kişiye bu iktisadi işletmecilerin isim ve irtibat bilgilerini, bu bilgilere sahip değil ise tedarik zincirinde yer alan bir önceki iktisadi işletmecinin isim ve irtibat bilgilerini, bu talebin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde bildirmeyen dağıtıcı, bu kanun kapsamında imalatçı gibi tazminattan sorumlu tutulacak.

İzlenebilirlik

Yasaya göre iktisadi işletmeciler, tedarik zincirinde yer alan bir önceki ve varsa bir sonraki iktisadi işletmecinin ismi, ticari unvanı veya markası ve irtibat bilgileri ile ürünün takibini kolaylaştıracak diğer bilgilerin kaydını düzenli bir şekilde tutacak, ürünü piyasaya arz ettikleri veya piyasada bulundurmaya başladıkları tarihten itibaren en az 10 yıl boyunca muhafaza edecek ve talebi halinde yetkili kuruluşa sunacak.

Bu yükümlülükler, bir ürünü elektronik ortamda piyasaya arz eden veya bulunduranlar, başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan aracı hizmet sağlayıcıları ile radyo ve televizyon gibi medya hizmet sağlayıcıları için de geçerli olacak.

Uygunluk

Ürünün piyasaya arz edilebilmesi, piyasada bulundurulabilmesi veya hizmete sunulabilmesi için teknik düzenlemede, bu ürüne ilişkin öngörülen zorunlu uygunluk değerlendirme işlemlerinin tamamlanması ve olumlu sonuçlanması gerekecek.

Bir teknik düzenlemenin gerektirdiği ürünlere ilişkin her türlü uygunluk işareti ve belgesi, test raporları ve diğer belgeler, gerçeğe aykırı şekilde düzenlenemeyecek, kullanılamayacak, tahrif veya taklit edilemeyecek.

Uygunluk işaretleri, sadece teknik düzenlemelerin bu işaretlerin konulmasını öngördüğü ürünlerde kullanılabilecek.

Ürünün uygunluğunu gösteren işaret ve belgeler, uygulama mevzuatında veya teknik düzenlemede belirtilen usul ve esaslara uygun olarak düzenlenecek.

Ürüne, uygunluk işaretinin anlamı ve şekli hakkında üçüncü tarafları yanıltacak başka işaretler veya betimlemeler konulamayacak. Diğer her türlü işaret ürüne ancak uygunluk işaretinin görünebilirliğini, okunabilirliğini ve anlamını bozmayacak şekilde konulabilecek.

Yetkili kuruluş, teknik düzenlemenin gerektirdiği hallerde, uygulama mevzuatında ve teknik düzenlemede belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde onaylanmış kuruluşlar dahil olmak üzere uygunluk değerlendirme kuruluşlarını görevlendirebilecek.

Görevlendirme olsun veya olmasın, uygunluk değerlendirme kuruluşları, teknik düzenleme kapsamındaki faaliyetlerinden dolayı bu teknik düzenlemeyi yürüten yetkili kuruluşa karşı sorumlu olacak.

Uygunluk değerlendirme kuruluşları, uygulama mevzuatında ve teknik düzenlemelerde yer alan usul ve esaslara uyacak, bağımsız, tarafsız ve şeffaf bir şekilde hizmet verecek. Faaliyetleriyle ilgili her türlü belge ve kaydı, teknik düzenlemede belirtilen süre, süre belirtilmediği durumlarda ise bu belge ve kayıtların düzenlendiği tarihten itibaren en az 10 yıl boyunca muhafaza edecek, talebi halinde yetkili kuruluşa sunacak.

Yetkili kuruluş, yetki alanına giren uygunluk değerlendirme kuruluşlarının uygulama mevzuatında ve teknik düzenlemelerde belirtilen nitelikleri karşılamaya devam edip etmediğini, sorumlulukları yerine getirip getirmediğini ve faaliyetleri öngörülen koşullara uygun olarak sürdürüp sürdürmediğini izleyecek, denetleyecek.

Uygunsuzlukların düzeltilmesi için makul süre verilecek

Yetkili kuruluş, izleme ve denetleme faaliyetinin sonuçlarının olumsuz çıkması halinde, bu uygunsuzlukların düzeltilmesi için uygunluk değerlendirme kuruluşuna acil haller dışında makul bir süre verebilecek.

Yetkili kuruluş, nihai kararını verene kadar uygunluk değerlendirme kuruluşunun uygunsuzluğa konu faaliyetini askıya alabilecek veya kısıtlayabilecek. Yetkili kuruluş, verilen sürede uygunsuzluğun giderilmemesi halinde uygunluk değerlendirme kuruluşunun teknik düzenleme kapsamındaki faaliyetlerini, uygunsuzlukla orantılı olarak süreli veya süresiz kısıtlayabilecek veya tamamen durdurabilecek; bu uygunluk değerlendirme kuruluşu bir onaylanmış kuruluş ise bu statüsünü geri çekebilecek.

Uygunluk değerlendirme kuruluşlarından faaliyeti kısıtlanan, askıya alınan, faaliyetine son verilen veya kendi isteğiyle faaliyetine son verenler, uygunluk değerlendirme işlemleriyle ilgili belge ve kayıtları, uygunluk değerlendirme işlemini devam ettirmek üzere başka bir uygunluk değerlendirme kuruluşuna veya yetkili kuruluşa teslim edecek veya yetkili kuruluşun talebi halinde sunmak üzere muhafaza edecek.

Kanuna göre, Türkiye’de yerleşik uygunluk değerlendirme kuruluşlarının akreditasyonunu kamu kuruluşu olan ulusal akreditasyon kuruluşu yapacak. Uygunluk değerlendirme kuruluşları, ulusal akreditasyon kuruluşunun akreditasyon hizmeti vermediği alanlarda AB üyesi ülkelerin bu alanda akreditasyon hizmeti veren ulusal akreditasyon kuruluşlarına başvurabilecek.

Yetkili kuruluş, yetki alanına giren ürünlerin teknik düzenlemelere veya teknik düzenlemenin bulunmadığı veya insan sağlığı, güvenliğine ilişkin hükümler içermediği durumlarda, bir ürünün güvenli olup olmadığına yönelik genel ürün güvenliği mevzuatına uygunluğu doğrulamak amacıyla denetim yapacak.

Belirtilen denetim, ürünün piyasaya arzından nihai kullanıcıya ulaştığı aşamaya kadar piyasa gözetimi ve denetimi yoluyla gerçekleştirilecek. Ancak teknik düzenlemelerin gerektirdiği hallerde ve öngördüğü koşullarda denetim, ithalat, ihracat, montaj, hizmete sunum veya bir mal veya hizmet sağlanması sürecinde veya kullanım aşamasında da olabilecek.

Denetim, yetkili kuruluşun görev ve sorumluluğunda bulunacak. Denetim yetkili kuruluş tarafından yapılacak veya gerektiğinde bu görev denetim yapma kapasitesine sahip diğer bir yetkili kuruluşa devredilebilecek. Yetki devri kanunda düzenlenen yaptırımları uygulama ve önlemleri alma yetkisini de içerebilecek.

Yetkili kuruluş denetim görevini orantılılık ve tarafsızlık ilkelerine uyarak yapacak.

Yetkili kuruluş, ürün denetiminin etkili ve hızlı yapılması için gerekli idari ve teknik yapıyı oluşturacak, plan ve programı hazırlayacak ve gerektiğinde diğer yetkili kuruluşlarla iş birliği gerçekleştirecek.

Yetkili kuruluşlar arasında ortaya çıkabilecek görüş ayrılıklarının giderilmesine ilişkin koordinasyon bakanlık tarafından sağlanacak.

Bir ürünün teknik düzenlemeye veya genel ürün güvenliği mevzuatına uygunluğunu gösteren belgelere veya işaretlere sahip olması, yetkili kuruluşun, ürünü denetlemesini, uygun olmayan ürün hakkında gerekli önlemleri almasını veya ilgililere yaptırım uygulamasını engellemeyecek.

Denetlenen ürünün test veya muayene sonucunda uygun olmadığının tespiti halinde numune, test veya muayene ve bunlara ilişkin diğer giderler imalatçı veya ithalatçı tarafından karşılanacak.

Dış ticarete konu ürünlerin uygunluk denetimlerine ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca belirlenecek.

Bilgi ve kayıtlar istenebilecek

Kanuna göre, yetkili kuruluş; piyasaya arz edilmesi hedeflenen, piyasaya arz edilen, piyasada bulundurulan veya hizmete sunulan ürünleri depoda, nakil aracında, iş yeri ve üretim tesisi de dahil olmak üzere gerekli görülen yerlerde denetleyebilecek ve iktisadi işletmecilerden denetime ilişkin gerek duyduğu belge, bilgi ve kayıtları isteyebilecek.

Yetkili kuruluş, ürünleri belirli bir program dahilinde yeterli ölçek ve sıklıkta, işaret veya belge kontrolü veya duyusal inceleme yaparak ve gerektiğinde numune alarak ya da yerinde muayene veya test yoluyla denetleyecek, bu işlemleri kayıt altına alacak. Kuruluş, denetimler veya aldığı bilgi, ihbar veya şikayetler neticesinde bir ürünün risk taşıdığına dair yeterli gerekçe bulunduğuna kanaat getirirse risk değerlendirmesi yapacak.

Ürünün ciddi bir risk taşıyıp taşımadığına ilişkin nihai karar, riskin doğurabileceği tehlikenin niteliği ve gerçekleşme ihtimali göz önünde bulundurularak yapılan bu risk değerlendirmesine dayanacak.

Daha yüksek bir güvenlik seviyesinin olabilirliği veya piyasada daha düşük riskli ürünlerin varlığı bir ürünün güvenli olmadığı veya ciddi risk taşıdığı anlamına gelmeyecek.

Ürüne ilişkin uygunluk işareti veya teknik düzenlemenin gerektirdiği teknik dosya, etiket ve talimatların bulunmaması, eksik veya yetersiz olması veya yanlış kullanılması halinde yetkili kuruluş risk değerlendirmesini yapmak için yeterli gerekçenin bulunduğunu varsayabilecek.

Risk değerlendirmesinin sonucundan bağımsız olarak yetkili kuruluş, tespit ettiği uygunsuzlukların giderilmesini, bunun gerçekleşmemesi halinde iktisadi işletmeciden öngörülen önlemlerden uygun ve gerekli gördüklerinin alınmasını isteyecek. Bu uygunsuzlukların devam etmesi halinde yetkili kuruluş, ürünün piyasaya arzının yasaklanması veya kısıtlanması için gerekli tüm önlemleri alacak veya piyasada bulunan ürünün geri çağrılmasını veya piyasadan çekilmesini sağlayacak.

Ürünün ciddi risk taşıdığı haller dışında yetkili kuruluş, önlemlere ilişkin nihai kararı almadan önce iktisadi işletmeciye savunma yapabilmesi için 10 iş gününden az olmamak üzere makul bir süre verecek.

İktisadi işletmeci, düzeltici önlemlerden uygun ve gerekli olanları orantılılık ilkesine riayet ederek zamanında ve etkili olacak şekilde alacak.

Aksi takdirde ürünün taşıdığı risk ve alınan düzeltici önlemlerle sonuçları hakkında yetkili kuruluş eksiksiz ve ayrıntılı bir şekilde bilgilendirilecek.

Riskler Türkçe uyarılarla işaretlenecek

Yasayla, uygun olmayan bir ürünün uygunluğunu sağlamak için gerekli önlemler alınacak.

Belli durumlarda veya belli kişiler bakımından risk taşıyabilecek ürünler, riskler hakkında uygun, açık ve kolayca anlaşılabilir, Türkçe uyarılarla işaretlenecek. Bu riskler, ürüne eşlik eden belgelerde yer alan montaj, kullanım ve bakım talimatları ile güvenlik kurallarında açıkça belirtilecek veya piyasaya arzının uygunluğunu temin edecek ön koşullara tabi tutulacak. Risk altındaki kişiler, riskler hakkında ivedilikle ve uygun şekillerde uyarılacak.

Hakkında ciddi risk taşıdığına dair belirtilerin bulunduğu ürünlerin piyasaya arzı, piyasada bulundurulması, önerilmesi veya teşhir edilmesi, gerekli değerlendirmeler ve kontroller için ihtiyaç duyulacak zaman süresince geçici olarak durdurulacak.

Ciddi risk taşıyan ürünlerin piyasaya arzının ivedilikle durdurulması, piyasada bulundurulmasının önlenmesi, piyasadan çekilmesi ve geri çağrılması, dağıtıcıların bu kararlardan haberdar olmaları ve kararlara uymalarını sağlamak amacıyla gerekli tedbirler alınacak. Söz konusu ürünün taşıdığı riskler hakkında nihai kullanıcılar uyarılacak, ürünlerin uygun koşullarda imhası veya işlevsiz hale getirilmesi, öneri ve teşhirinin durdurulması sağlanacak.

İşletmeci tarafından alınan önlemler, piyasaya arz ettiği ve önleme konu her bir ürün için etkin bir şekilde ve eksiksiz uygulanmış olduğu yetkili kuruluşa bildirilecek.

Yetkili kuruluş, gerekli gördüğü veya teknik düzenlemede yer alan diğer önlemlerin alınmasını iktisadi işletmeciden isteyebilecek veya bu önlemleri kendisi alabilecek. İktisadi işletmecinin aldığı düzeltici önlemler ile kendi aldığı önlemleri kendi internet sitesinde veya gerekli gördüğü diğer uygun yöntemlerle ivedilikle ilan edecek.

Gerektiğinde şikayetlerin ulaştırılabileceği veya bilgi alınabilecek ürün güvenliği yardım masası oluşturulacak, bu birimin görev alanına giren konularla irtibat bilgilerini uygun bir şekilde duyuracak.

Yetkili kuruluşlar tarafından düzenlenen eğitime katılarak piyasa gözetimi ve denetimi sertifikası almış olan personele, fiilen piyasa gözetimi ve denetimi için görevlendirilmeleri halinde, Harcırah Kanunu’na göre hak ettikleri gündeliklerin bir buçuk katı tutarında gündelik ödenecek. 

İnternet, radyo ve TV’den satılan ürünlerin denetimi

Düzenlemeye göre, piyasaya arz edilen veya piyasada bulundurulan uygun olmayan bir ürünün internet üzerinden tanıtım ve satışının yapılması halinde, yetkili kuruluş aracı hizmet sağlayıcıya içeriğin çıkarılması için internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler üzerinden elektronik posta veya diğer iletişim araçlarıyla bildirimde bulunacak.

Söz konusu içeriğin 24 saat içerisinde aracı hizmet sağlayıcı tarafından çıkarılmaması halinde yetkili kuruluş uygun olmayan ürüne ilişkin içeriğe erişimin engellenmesine karar verecek ve bu kararı uygulanmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna bildirecek.

İnternet sitesinin doğrudan iktisadi işletmeciye ait olması durumunda aynı uygulama yapılacak. 

Uygun olmayan bir ürünün televizyon veya radyo üzerinden tanıtım ve satışının durdurulması medya hizmet sağlayıcı kuruluştan istenecek. Medya hizmet sağlayıcı kuruluş, tanıtım ve satışın durdurulması için yetkili kuruluşla iş birliği yapacak. Yetkili kuruluş, satışın durdurulması kararını Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna (RTÜK) bildirecek.

Yetkili kuruluşun görevlendirdiği gerçek veya tüzel kişi tarafından piyasa gözetimi ve denetimi amacıyla kimliği açıklanmadan ve internet, radyo ve televizyon gibi uzaktan iletişim aracı üzerinden satın alınan ürünler denetimlerde numune olarak esas alınacak. 

Ürünlerin riskleri duyurulacak

Kanuna göre, risk taşıyan ürünlerle ilgili kendiliğinden veya yetkili kuruluşun talebi üzerine gerekli önlemleri alan iktisadi işletmeci, bu önlemler ve ürünün içerdiği riskler hakkındaki bilgileri etkili olacak şekilde duyuracak ve duyurunun kapsamına göre engellilerin erişebilirliğini dikkate alacak.

Duyuruda, ürünü tanıtacak marka, model veya cins ismi veya diğer ayırt edici özellikler, mümkünse ürünün fotoğrafı veya resimli tasviri, alınan önlem, önlemi gerektiren sorunun açık ve anlaşılır tarifi; sorumlu iktisadi işletmecinin isim, adres ve diğer iletişim bilgileri; riskten sakınmak veya sorunu gidermek için önerilen yöntemler yer alacak.

Yetkili kuruluş, duyuruyu veya duyuru şeklini uygun bulmaz veya yetersiz görürse, duyurunun daha uygun bir şekilde ve yöntemlerle tekrar edilmesini talep edebilecek.

Dağıtıcılar, iktisadi işletmecinin ürüne ilişkin riskler ve önlemler hakkında kendilerine bildirdiği bilgileri, varsa tedarik zincirindeki bir sonraki dağıtıcıya iletmek ve birinci fıkrada belirtilen duyuruyu müşterilerinin kolaylıkla görebileceği veya ulaşabileceği yerlere koyacak.

Nihai kullanıcıya geri çağrılan ürün için seçenek sunulacak

Kanuna göre, alınan diğer önlemlerin riskin ortadan kaldırılmasında yetersiz kalması durumunda, işletmeci kendiliğinden veya yetkili kuruluşun talebi üzerine ürünü geri çağıracak.

İşletmeci geri çağırma önlemini, riskli ürünlere yönelik duyuruda bulunması gerekenlere, ürünün teslim alınacağı veya onarılacağı adres ve irtibat noktaları ile nihai kullanıcıya sunulan teklif ve seçenekleri de ekleyerek duyuracak.

İktisadi işletmeci ürünü teslim eden nihai kullanıcıya “ürünün geri çağrılmasına yol açan sorunun giderilmesi”, “ürünün teslim tarihindeki perakende satış değerinin ödenmesi” veya “ürünün, teknik düzenlemesine uygun, güvenli, eş değer bir ürünle değiştirilmesi” seçeneklerinden en az birini sunacak.

Ürünün geri çağrılmasıyla ilgili tüm masraflar ürünü geri çağıran işletmeci tarafından üstlenilecek. İktisadi işletmeci, nihai kullanıcıya ek bir maliyet yüklemeden ürünü zamanında ve kolaylıkla teslim edebilmesi için gerekli koşulları sağlayacak.

TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanun Teklifi’ne göre, teknik düzenlemelerin veya genel ürün güvenliği mevzuatının ürün güvenliğine ilişkin hükümlerine aykırı hareket edenlere 50 bin liradan 500 bin liraya kadar, ürün güvenliği dışındaki hükümlere aykırı hareket edenlere 20 bin liradan 200 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak.

Yetkili kuruluşun denetimle görevli çalışanlarının görevlerini yapmalarına engel olanlara 5 bin liradan 50 bin liraya kadar idari para cezası verilecek.

İdari para cezaları, idari önlemlerin uygulanmasına engel teşkil etmeyecek ve tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde ödenecek.

Kanuna göre verilen idari para cezaları uygulanırken cezaya konu aykırılığın büyüklüğü ve yaptırım uygulanacak gerçek veya tüzel kişinin ekonomik durumu dikkate alınacak. 

Usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca belirlenecek

Yasayla iktisadi işletmecilerin ürünün uygun olmadığını tespit edip yetkili kuruluşun talebi ve uyarısı olmadan uygunsuzluğun giderilmesi ve riskin ortadan kaldırılması için ürünün geri çağrılması da dahil olmak üzere gerekli tedbirleri kendiliğinden almaları ve uygunsuzluğu tamamen gidermeleri halinde idari yaptırımlar uygulanmayacak.

İmalatçı veya ithalatçı; ürünü piyasaya kendisinin arz etmediğini, uygunsuzluğun dağıtıcının veya üçüncü bir tarafın ürüne müdahalesinden veya kullanıcıdan kaynaklandığını, üründeki uygunsuzluğun teknik düzenlemelere veya diğer zorunlu teknik kurallara uygun olarak üretilmesinden kaynaklandığını ispatladığı takdirde idari yaptırımlar ve tazminat sorumluluğu kalkacak.

Zararın, üründeki uygunsuzluğun yanı sıra zarar görenin veya zarar görenin sorumluluğundaki bir kişinin kusurundan kaynaklanmış olması halinde, imalatçı veya ithalatçının ürün tazminat sorumluluğu, hal ve şartlara göre azaltılabileceği gibi tamamen de kaldırılabilecek.

Sorumluluklarını yerine getirip piyasadan çekilen ürünü teslim eden dağıtıcı, ürünün piyasadan çekilmesine yol açan sorunun giderilmesini imalatçı veya ithalatçıdan isteyecek. İmalatçı veya ithalatçı, mümkün olması halinde ürünü uygun duruma getirecek ve dağıtıcıya teslim edecek. Ürünün işlevsiz hale getirilmesi veya imha edilmesinin gerektiği hallerde, imalatçı veya ithalatçı, dağıtıcıya piyasaya arz edilen satış değerinin ödenmesi veya ürünün teknik düzenlemesine uygun, güvenli ve eşdeğer bir ürünle değiştirilmesi seçeneklerinden birini sunacak.

Yetkili kuruluş, yasayı uygularken kişisel verilere dair ticari sır niteliğindeki veya fikri ve sınai mülkiyet hakkına ilişkin bilgilerin gizliliğini korumakla yükümlü olacak ancak insan sağlığı ve güvenliğinin gerektirdiği hallerde bu bilgilerin açıklanması bu kapsamda sayılmayacak. 

Teknik düzenlemelerin hazırlanmasına ilişkin usul ve esaslar ile Avrupa Birliği teknik mevzuatını uyumlaştırmak ve piyasa gözetimi ve denetimi yapmakla yetkili kuruluşların belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca belirlenecek.

Piyasa gözetimi ve denetimi, “CE” işareti, uygunluk değerlendirme kuruluşları ve onaylanmış kuruluşlar ile bildirimlere ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulan yönetmeliklerle; uygunluk değerlendirme yöntemleri, ticarette teknik engellerin önlenmesi, teknik mevzuat uyumu, elektronik ticarette piyasa gözetimi ve denetimi, genel ürün güvenliği ve bu kanunun uygulanmasını ilgilendiren diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenecek.

Kanunla, Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun yürürlükten kaldırılıyor. Bu kanuna yapılan atıflar, Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu’na yapılmış kabul edilecek.

Cumhurbaşkanınca yeni bir karar yürürlüğe konuluncaya kadar, dış ticarete konu ürünlerin uygunluk denetimlerine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Teknik Düzenlemeler Rejimi Kararı hükümlerinin uygulanmasına devam edilecek.

Kanun, yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra yürürlüğe girecek.