Category Archive : Dünya

Avrupa’da koronavirüs hızla yayılmaya ve can almaya devam ediyor

Madrid

Avrupa‘da Kovid-19‘dan en fazla etkilenen ülke İtalya olurken, son resmi verilere göre burada ölü sayısı 148, tedavisi devam eden virüsün bulaştığı kişi sayısı da 3 bin 296 olarak biliniyor.

Kovid-19, İtalya’nın öncelikli olarak kuzeyini etkilese de başkent Roma da özellikle turizm sektöründe zor günler geçiriyor. Her yıl milyonlarca turistin ziyaret ettiği Roma’da tarihi İspanyol merdivenleri, dünyaca ünlü markaların olduğu Condotti ve Corso caddeleri, Venedik Meydanı, Fori Imperiali Bulvarı ve Roma’nın simgesi Kolezyum ile Aşk Çeşmesi’nin turist yoğunluğunun olağanın oldukça uzağında, altında olduğu gözlendi.

Özellikle yaşlıların ve bazı turistlerin kent merkezinde maskelerle dolaştıkları göze çarparken, restoran ve kafelerin boşluğu, sokak çalgıcıların önünde onları dinleyen kalabalıkların birikmemesi ve müşteri bulamayan taksilerin uzun kuyruklar oluşturması dikkati çekti.

Koronavirüs hastalarından Avrupa’da ölümlerin en fazla görüldüğü ikinci ülke ise 7 ölü ile Fransa oldu.

Vaka sayısının 423’e ulaştığı Fransa’da koronavirüse yakalananların arasında merkez sağ Cumhuriyetçiler’den (LR) milletvekili Jean-Luc Reitzer ve Ulusal Meclis’teki bir çalışan da bulunuyor. Reitzer’in 25 Şubat’ta Ulusal Meclis’te toplantılara katıldığı belirtiliyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, mevcut durumda 2 seviyesinde olan koronavirüse karşı ulusal alarm seviyesinin gelecek günlerde salgının daha fazla yayılmasıyla 3’üncü seviyeye çıkarılabileceği uyarısında bulundu.

Macron, özellikle genç Fransızlardan yaşlı insanları ziyaret etmemesini istedi.

Fransa Eğitim Bakanı Jean-Michel Blanquer ise ülkede koronavirüs salgınının etkili olduğu bölgelerde tedbir alıcıyla 150 okulun kapatıldığı, 45 binden fazla öğrencinin ve 3 binden fazla öğretmenin izole edildiğini belirtti.

Ayrıca Mulhouse’da 50’den fazla kişinin bir arada olacağı etkinlikler iptal edildi.

Fransa’nın ardından Kovid-19’un en fazla yayıldığı ülke olan İspanya’da Kovid-19 teşhisi konulan hastalarda hayatını kaybedenlerin sayısı 2 artarak 5’e çıktı.

Diğerleri gibi bugün ölen hastaların da ileri yaşta (76 ve 82 ) oldukları görüldü.

Hayatlarını kaybedenlerden ikisinin Madrid’deki bir huzurevinde kaldığı açıklanırken, aynı yerde yaşlılardan ve çalışanlardan toplam 19 kişi de koronavirüs teşhisi konulduğu bildirildi.

Diğer yandan İspanya’da koronavirüs bulaşanların sayısı, 84 ile bu zamana kadarki en büyük artışı göstererek 345’e kadar çıktı.

Madrid, 137 vaka ile İspanya’da en fazla koronavirüs vakasının olduğu özerk bölge olarak öne çıkıyor.

Bu arada koronavirüsten dolayı ülke genelinde çok sayıda ekonomik, sosyal, kültürel, sportif ve dini çok sayıda etkinlik ya iptal edildi ya da başka bir tarihe ertelendi.

Başkent Madrid ile Barselona kentlerinde gıda sektörüyle ilgili yapılması öngörülen iki önemli fuar haziran ayı sonrasına ertelendiği duyuruldu.

Ayrıca Katolik dünyasının önemli bayramı olan 5-12 Nisan arasındaki Paskalya öncesinde bazı kiliselerin geleneksel olarak organize ettiği dini etkinlikler (Hz. İsa heykelciğinin ayağının yıkanıp, öpülmesi gibi) Kovid-19’a karşı önlem gerekçesiyle iptal edildi.

Madrid’in Leganes ve Torrejon de Ardoz ilçelerindeki iki evangelist kilisede koronavirüs vakalarına rastlandığı açıklandı.

Avrupa’da koronavirüsün can aldığı diğer ülkelerden İngiltere’de 2 ölü ve 163, Hollanda’da 1 ölü ve 128 vaka, İsviçre’de ise 1 ölü 128 vaka bulunuyor.

Avrupa’da koronavirüsün bulaştığı diğer ülkeler ise şu şekilde sıralanıyor:

“Almanya’da 400, Belçika 109, Avusturya’da 50, Yunansitan’da 45, Portekiz’de 13, Çekya 12, Romanya’da 8, Macaristan 4, Polonya 1, Slovakya 1.”

Slovakya’da ilk Kovid-19 vakası

Bratislava

Slovakya Başbakanı Peter Pellegrini, düzenlediği basın toplantısında, ülkede bir kişide yapılan testlerin pozitif çıktığını bildirdi. 

Söz konusu kişinin son dönemde yurt dışına çıkmadığını ama birkaç gün önce İtalya’dan dönen oğlu ile buluştuğunu kaydeden Pellegrini, hastanın durumunun iyi olduğunu ifade etti.

Lübnan, İsrail’in sınır ihlallerini BMGK’ye şikayet etti

Beyrut

Lübnan Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail‘in Lübnan egemenliğine yönelik tekrarlanan ihlallerinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK) iletildiği belirtildi. 

Açıklamada, Dışişleri Bakanı Nasif Hitti’nin bu kapsamda, ülkenin güneyindeki gelişmeleri BM Lübnan Özel Koordinatörü Jan Kubis ile görüştüğü ifade edildi, Bakanın, Kubis ile görüşmesinde “Lübnan’ın güneydeki İsrail sınırında güven ve istikrarı sağlayan BMGK’nin 1701 sayılı kararına bağlı olduğunu vurguladığı” kaydedildi.

İsrail’e ait insansız hava araçları, savaş uçakları ve hücumbotları, sık sık Lübnan sınırlarını ihlal ediyor. Lübnanlı yetkililer her fırsatta bu ihlalleri BM’ye şikayet ediyor.

Alman hükümeti İdlib’deki ateşkesten memnun

Berlin

Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert Berlin’deki Federal Basın Merkezinde yaptığı açıklamada varılan ateşkesin şu anda uygulanmasının önemli olduğunu belirterek, ”Başkan Erdoğan ve Başkan Putin ile varılan ateşkes uzlaşmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Bu İdlib’deki siviller için iyi bir haber.” dedi.

Ateşkes ile çok zor durumda olan sivillerin bir nebze nefes alabileceğini belirten Seibert insani yardımların güvenli ve etkin bir şekilde ulaştırılmasına imkan tanınmasını umduklarını kaydetti.

Seibert ayrıca Rusya ve Türkiye savunma bakanlarının gelecek günlerde İdlib çevresindeki otoyollar konusunda bir araya geleceğini ve gelişmeleri takip etmeye devam edeceklerini bildirdi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Rainer Breul da Suriye’de siyasi sürecin mümkün hale gelebilmesi için Rusya’nın da sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Breul ayrıca İdlib üzerinde uçuş yasağı getirilmesi konusundaki bir soruya da Rusya’nın bölgede uçuşa yasak bölge konusunu kabul edeceğini düşünemediğini ifade etti.

Yunan hükümetinin sığınmacı politikasına SYRİZA’dan tepki

Gümülcine

Yunanistan’da Kiryakos Miçotakis başkanlığındaki hükümetin, sınırdaki sığınmacılara sert müdahalesine tepki gösteren ana muhalefet partisi Radikal sol İttifak (SYRİZA), ülkenin sığınmacılar değil yükselen aşırı sağ ve faşizmden kaynaklanan asimetrik tehdit altında olduğunu kaydetti.

SYRİZA’nın “Haklar Bölümü” tarafından hazırlanan ve partinin resmi internet sitesinde yayımlanan açıklamada, adalarda sığınmacılara ve uluslararası kurumlarla gönüllü sivil toplum kuruluşları (STK) çalışanlarına karşı geniş çapta “soykırım uygulandığı” iddia edildi.

Açıklamada, Avrupa’ya geçmek için sınıra gelen Suriyeli bir sığınmacının, Yunan tarafından açılan ateşle hayatını kaybettiği haberlerinin doğrulandığı belirtildi.

“Evros’ta ve adalarda ruh hastaları, tehlikeli yerli halk grupları ve yabancı Naziler parti düzenliyor. Yunan ve yabancı ülke vatandaşları tehlike altında.” ifadelerine yer verilen açıklamada, Yunanistan’ın ve Yunan halkının gerçekten bir saldırıya maruz kaldığı, asimetrik tehdit altında bulunduğu ancak bu tehlikenin sığınmacılardan değil ülkede yükselen aşırı sağ ve faşizmden kaynaklandığı vurgulandı.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Yardım depoları, otomobiller ve evler kundaklanıyor. Demokrasi, haklar ve bunları güvence altına alan kanunlar tahrip ediliyor. Adalet ortada yok. (Matteo) Salvini ve (Ludovic) Orban tarafından alkışlanan Miçotakis hükümeti, ‘kristaller günleri ve gecelerini’ teşvik ediyor. Maddi ve manevi sorumluları AB rejimi ve büyük güçler. Şimdi dayanışma barikatları kurulma zamanıdır. Faşizmin tehdit edici dalgalarına karşı dalgakıranlar inşa edilsin”.

Irkçı milletvekili Lagos sınırına geldi

Yunan medyasındaki haberlere göre, AB’nin ırkçı Yunan milletvekili Yannis Lagos, dün akşam saatlerinde, Yunan polisinin Avrupa’ya geçmek için Türk-Yunan sınırına gelen sığınmacıları engellemeye yönelik operasyonlarına destek için Evros bölgesine geldi.

Lagos, polislerle konuştu ve bölgede sığınmacı avına çıkan asker kıyafetli “gönüllü” sivillerle fotoğraf çektirdi.

Evros ziyaretiyle ilgili Twitter’da paylaşımda bulunan Lagos, “Şimdi sınırlarımızdayım Akıncılarımızla (Akritaslar) birlikte. Vatanımızı işgalden koruyoruz Evros Deltası’nda.” ifadelerini kullandı.

Yunan polisinin, Türk-Yunan kara sınırındaki operasyonlarına ülkenin çeşitli yerlerinden gelen aşırı sağcı gruplar da destek veriyor.

Polisin müsamahası altında hareket ederek bölgede sığınmacı avına çıkan bu gruplar, kendi yöntemleriyle yakaladıkları sığınmacıları güvenlik birimlerine teslim ediyor.

Rus basını: Erdoğan-Putin görüşmesi İdlib’deki durumun iyileşmesine yardımcı olacak

Moskova

Rus basını, dün başkent Moskova’da gerçekleşen Erdoğan-Putin görüşmesini değerlendirdi.

Vedomosti gazetesi, “Rusya ve Türkiye İdlib’de ateşkes konusunda anlaştı” ifadesini manşete taşıyarak, iki ülkenin ortak belge üzerinde mutabık kaldığını öne çıkardı.

İzvestiya gazetesi, zirveyi “Ateşkes süreci: Rus ve Türk lider yeni belge üzerinde anlaştı” başlığıyla haberleştirdi. Haberde, “Görüşme, bölgedeki durumun iyileşmesine yardımcı olacak.” ifadeleri kullanıldı.

Rossiyskaya Gazeta, görüşmenin yaklaşık 6 saat sürdüğüne dikkati çekerek, iki liderin İdlib meselesine dair yaptığı anlaşmanın barış sürecini sağlayacağını kaydetti.

Rus haber ajansı TASS, “Rusya ve Türkiye İdlib’deki duruma çözüm buldu” başlığıyla verdiği haberde, iki ülkenin de Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması gerektiğine bağlı kaldığını ifade etti.

İsveç’te sığınmacı evinden kovulan Filistinli açlık grevinde

Stockholms Lan

İsveç‘in Vanersborg kentinde sığınma evinden kovulan ve mülteci aylığı kesilen Filistinli Ahmet Mahlawi, hava sıcaklığının sıfırın altında altıya kadar düştüğü kentte, Göçmenler Ofisi binasının önünde uyuyor. Açlık grevinin de etkisiyle zaman zaman sağlığı bozulan 32 yaşındaki Mahlawi’ye tıbbi müdahalede bulunuluyor. 

Mahlawi, İsveç’teki Filistinlilerin Mülteci Hakları Derneğinin (Palestinian Refugees Rights in Sweden) Facebook sayfasından “Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ofisinin tanımladığı şekilde mülteci statüsünde olmama rağmen İsveç’e sığınma başvurum kabul edilmedi sokağa atıldım.” paylaşımında bulundu.

Gidecek bir vatanı olmadığı için sınır dışı edilemediğinin altını çizen Mahlawi, “Sığınmacı evinden kovdular, mülteci aylığıma da son verdiler. Bu şartlarda nasıl yaşayacağım. Bu duruma çözüm bulunması lazım.” ifadelerini kullandı.
İsveç’te aynı durumunda yüzlerce Filistinli sığınmacı bulunduğunu vurgulayan Mahlawi, onların da haklarını aramak için açlık grevi yaptığını kaydetti.

“Filistinlerin bu dünyada yer yok mu?”

Mahlawi, “Kendi ülkem Filistin’de mülteci olarak doğdum, oğlum da İsveç’te mülteci olarak doğdu. Dedem mülteciydi, babam mülteciydi, dört kuşaktır mülteciyiz. İsveç gibi hak hukuk savunan bir Batı ülkesinde bu durumdayız, bizim bu dünyada gidecek yerimiz yatağımız yok mu, bu nasıl insan hakları.” değerlendirmesinde bulundu.

Göçmenler Ofisi Sözcüsü Robert Haecks de Filistinlilerin İsveç’te genel mülteci statüsünün olmadığını ve sığınma başvurusu yapan Filistinlilerin durumlarını ayrı ayrı değerlendirdiklerini söyledi.

Göteborg’de çatırda açlık grevi

Mahlawi’nin ile aynı durumda olan aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu Filistinli mülteciler, Göteborg’nin Gustav Adolfs Meydanı’nda her gün protesto gösterisi düzenlerken bazı göstericiler de kurulan çadırda açlık grevi yapıyor.

5 milyonu aşkın Filistinli mülteci statüsünde

İsrail’in kurulduğu 1948’den bu yana topraklarını önemli oranda kaybeden Filistin halkının büyük çoğunluğu halen hem ülke içinde hem de ülke dışında mülteci statüsünde ve birçok haktan mahrum yaşamaya devam ediyor.

UNRWA verilerine göre, beşte ikisi kadarı bizzat Filistin topraklarında olmak üzere kayıtlı 5,4 milyonu aşkın Filistinli mülteci bulunuyor. Ancak bu sayı, sadece 1948’deki göçler sırasında kayıt altına alınan mültecileri ve onların sonraki nesillerini içeriyor.

İran otomotiv ithalatını serbest hale getirmeyi planlıyor

Tahran

İran Meclisinin Birleştirme Komisyonu tarafından görüşmeleri devam eden 2020-2021 bütçe tasarısının, Anayasayı Koruyucular Konseyi (Nigehban) tarafından onaylanması halinde hafif ve ağır araçların ithalatı serbest hale gelecek. 

Bütçe tasarısının 7. ek maddesinde hibrit otomobiller başta olmak üzere hafif ve ağır araçların da ithalatına izin veriliyor.

ABD’nin uyguladığı yaptırımlar, büyük otomotiv şirketlerinin ambargolara uyarak ülkeden çekilmesi, İran’da otomobil ithalatının yasaklanması ve doların yükselmesi İran otomotiv sektörünün krizle karşı karşıya kalmasına neden olmuştu.

Yaptırımlara uyan Hyundai, Renault, Peugeot, Citroen, Mazda, Lifan, Great Wall, MG, Brilliance, BYD ve Volvo’nun da aralarında olduğu birçok otomotiv şirketi, İran’daki yatırımlarını durdurarak ülkeden çekilmişti. Diğer yandan İran hükümeti de otomotiv başta olmak üzere birçok ürüne ithalat yasağı getirmişti.

ABD’nin sektöre getirdiği yaptırımların yanı sıra İran’ın Temmuz 2018’den itibaren yerli üretimi desteklemek amacıyla uyguladığı ithalat yasakları da araç fiyatlarının astronomik düzeylere çıkmasına neden olmuştu.

İran’da koronavirüs salgınının bilançosu ağırlaşıyor

Ankara

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını İran‘da başta başkent Tahran olmak üzere hızla yayılırken virüs şu ana kadar üst düzey isimlerin de aralarında bulunduğu 124 kişinin ölümüne yol açtı.

Koronavirüs, ilk ortaya çıktığı Çin’den sonra en çok kaybın yaşandığı İran’da 19 Şubat’ta Kum kentinde tespit edildi. Ardından neredeyse ülkenin tamamına yayılan koronavirüse yakalananların sayısı 4 bin 747’ye ulaştı. Kovid-19 teşhisi konulanlardan 913 kişi de iyileşerek hastanelerden taburcu edildi.

En çok vaka 1413 ile Tahran eyaletinde görülürken ülkede virüsün ilk tespit edildiği Kum’da 523, Gilan’da 424, İsfahan’da 388, Elburz’da 302, Mazenderan’da 301, Merkezi’de 228 ve Kazvin’de 176 kişinin enfekte olduğu açıklandı.

Salgının nispeten daha az yayıldığı eyaletlerden Semnan’da 114, Gülistan’da 104, Rezevi Horasan’da 89, Loristan’da 80, Fars’ta 81, Doğu Azerbaycan’da 75, Huzistan’da 63, Yezd’de 57, Zincan’da 50, Kürdistan’da 42, Erdebil’de 40, Kirmanşah’ta 27, Kirman’da 25, Hemedan’da 23, Sistan-Beluçistan’da 21, Hürmüzgan’da 19, Güney Horasan’da 18, Kuzey Horasan’da 15, Çeharmahal-Bahtiyari’de 14, İlam’da 13, Batı Azerbaycan’da 11, Kohgiluye-Buyer Ahmed’de 6 ve Buşehr’de 5 kişiye Kovid-19 teşhisi konuldu.

İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Masume İbtikar, bazı bakan ve bakan yardımcılarıyla 24 milletvekiline de koronavirüs bulaştı.

İran’da koronavirüsten hayatını kaybeden 124 kişi arasında ise eski Vatikan Büyükelçisi, ülkenin önde gelen din adamlarından Hadi Hüsrevşahi, Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Üyesi Muhammed Mirmuhammedi ve İran’ın eski Şam Büyükelçisi Hüseyin Şeyhulislam da yer aldı.

Halk yönetimi ihmalkarlıkla suçluyor

Son dönemlerde ABD ile gerginlik ve ekonomik sorunlarla mücadele eden İran yönetimi koronavirüs salgınının hızla yayılmasıyla zor günler geçiriyor. İran, hızlı yayılan ve neredeyse büyün eyaletlerini etkisi altına alan virüsün tespit edildiği ilk günlerde sert tedbirler alamadı ve virüsün ilk çıktığı Kum kentini karantina almaktan kaçındı.

Bu süreçte hem ekonomik zararlar hem de can kayıplarıyla ödenen ağır bir bedel ortaya çıktı. Buna karşılık hızla yayılan salgın, halk arasında da panik havası oluşturdu.

Hükümetin salgına karşı gerekli önlemleri almadığını ve ihmalkar davrandığını düşünen halk ile ülke yönetimi arasında güvensizlik oluştu. İran Meclis Başkan Yardımcısı Mesud Pezeşkiyan, hastalığı ilk günlerde ciddiye almadıkları öz eleştirisinde bulundu.

Büyük kentlerin girişlerine kontrol noktaları kuruldu

İlk günlerde gerekli tedbirleri almamakla eleştirilen İran, daha sonra sert önlemler almaya başladı. Büyük kentlerin girişlerinde halkın seyahatlerini kısıtlamak amacıyla kontrol noktaları oluşturuldu.

Ülke genelindeki ilk ve orta dereceli okullar ile üniversiteler, spor ve sanatsal faaliyetler koronavirüs tedbirleri kapsamında 20 Mart’a kadar iptal edildi.

Yetkililer, halka toplu taşıma araçlarını kullanmama çağrısında bulunurken, başkent Tahran’da metro kullanımı normal zamanlara göre yüzde 70 azaldı.

Devrimden sonra ilk kez cuma namazları iptal edildi

İran Cuma İmamları Politika Belirleme Konseyi Başkanı Hacı Ali Ekberi, Kovid-19 ile mücadele kapsamında ülkedeki tüm eyalet merkezlerinde bu haftaki cuma namazlarının iptal edildiğini duyurdu.

Bu kararla 1979’daki devrimden sonra ülkede ilk kez eyalet merkezlerinde cuma namazı kılınmadı.

300 bin kişilik ekiple koronavirüse karşı ulusal seferberlik

Sağlık Bakanı Said Nemeki, hastalığın ilk tespit edilmesinden yaklaşık 2 hafta sonra “Koronayla Ulusal Mücadele Seferberliği” adı verilen plan kapsamında virüsün en çok görüldüğü eyaletlerde asker ve gönüllülerin katılımıyla 300 bin kişilik ekiple sağlık taramasına başlandığını duyurdu.

Ekiplerin teşhis ve tedavinin yanı sıra halkı salgına karşı bilinçlendirme faaliyetlerinde bulunacağını açıklayan Nemeki, ülke genelinde 17 bin sağlık ocağı ve 9 bini aşkın tam teşekküllü sağlık merkezinin organize bir şekilde plan kapsamında çalışacağını belirtti.

Hükümet yetkililerinin ülke dışına seyahatleri yasaklandı

Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı İshak Cihangiri, Kovid-19 salgınının daha fazla yayılmasını önleme amacıyla hükümete bağlı kurumlarda çalışanlar için bir talimatname yayımladı.

Söz konusu talimatnamede, Dışişleri Bakanlığı çalışanları hariç tüm yetkililerin uluslararası konferans ve etkinliklere katılmak için ülke dışına çıkışlarına ikinci bir duyuruya kadar izin verilmeyeceği belirtildi.

Tüm hükümet kurumlarına tebliğ edilen talimatnameye göre, yetkililer yalnızca Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı’nın izni ile ülke dışına çıkabilecek ve ülkeye dönüşlerinde de gerekli sağlık kontrollerinden geçirilecek.

Çin ve Avrupa ülkelerinden İran’a sağlık yardımı

ABD’nin bankacılık yaptırımları nedeniyle ilaç ve sağlık malzemelerinin ithalatında sorunlarla karşılaşan İran’a salgınla mücadele için ilk destek virüsün ortaya çıktığı Çin’den geldi. Çin, İran’a 25 bin koronavirüs tespit kiti ve 250 bin maske ve uzman sağlık ekipleri gönderdi.

Çin Dışişleri Bakanlığı dün de ABD’ye İran’daki salgınla mücadeleyi kolaylaştırmak için bu ülkeye yönelik tek taraflı yaptırımlarını kaldırma çağrısında bulundu.

Bunun dışında İngiltere, Almanya ve Fransa da İran’a salgınla mücadeleye destek için tıbbi malzeme yardımında bulundu.

Ruhani’den ABD’ye “ilaç yaptırımlarını kaldırın” çağrısı

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, önceki gün kabine toplantısında yaptığı konuşmada, salgının neredeyse bütün eyaletlere yayıldığını ancak sağlık personelinin çabaları ve halkın iş birliğiyle mümkün olan en kısa sürede en az kayıpla krizi aşacaklarına dair söz verdi.

ABD’nin ilaç ve sağlık malzemeleri konusunda uyguladığı yaptırımları kaldırmasını isteyen Ruhani, Washington yönetiminin yardım teklifine ilişkin, “Onlar (ABD) merhamet maskesi takarak ‘İran halkına yardım edelim’ diyorlar. Siz eğer samimiyseniz en azından ilaç yaptırımlarını kaldırın. İran ulusuna karşı hata yaptığınızı, özür dilediğinizi ve ilk adım olarak ilaç ithalatı için bankacılık faaliyetleri ile sağlık ve gıda alanındaki taşımacılık yaptırımlarını halkın üzerinden kaldırın.” diye konuştu.

Halka “kağıt para kullanmayın” tavsiyesi

Ruhani ayrıca, halka zorunlu olmadıkça kalabalık ortamlardan uzak durma çağrısında bulunarak, ülkedeki eğitimin, alışveriş ve bankacılık işlemlerinin de elektronik ortamlardan sürdürülmesini istedi.

Sağlık Bakanı Nemeki de tedbir amacıyla halka kağıt para kullanılmaması çağrısında bulundu.

Zarif, salgına karşı bölgesel iş birliği istedi

Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ise Twitter hesabından paylaştığı mesajında, salgınla mücadele için bölgesel iş birliği çağrısında bulunarak, “Terör dahil olmak üzere diğer tüm virüsler gibi Kovid-19 da sınır tanımıyor, etnisite ya da inanç ayrımı yapmıyor. Onunla mücadele için biz de ayrım yapmamalıyız.” ifadelerini kullandı.

Stokçular virüsle mücadeleyi baltalıyor

İranlı yetkililer, Kovid-19 salgını ile mücadele edilen ülkede son günlerde onlarca depoda yapılan denetimlerde karaborsacılar tarafından stoklanmış milyonlarca koruyucu maske ve koruyucu eldiven ele geçirildiğini duyurdu.

Halkın salgınla mücadelede ihtiyaç duyduğu maske ve dezenfekte edici malzemeler gibi sağlık ürünlerini stoklamakla suçlanan 22 kişi gözaltına alındı.

Vatandaşların öfkesini çeken stokçulara karşı idam çağrıları yükselirken Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi, sağlık malzemelerini stoklayan kişilerin en ağır şekilde cezalandırılacağını açıkladı.

Esed rejimine bağlı paralı askerler, Hafter safında savaşmak için Libya’ya geldi

Paris

Le Monde gazetesinin askeri kaynaklara dayandırdığı haberde, Libya‘da Esed rejimi ile Hafter‘in ittifak kurduğu belirtildi. 

Esed rejiminin, Libya’nın Şam Büyükelçiliğini Hafter yanlısı sözde hükümete verdiği ifade edilen haberde, Esed rejimi ile Hafter’in, Türkiye ve Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde tanınırlığı olan Libya Ulusal Mutabakat Hükümetine (UMH) karşı birleştiği kaydedildi.

Haberde, Hafter’in Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan ve Rusya tarafından da desteklendiği vurgulandı.

Esed rejimi ile Hafter arasında 2018’den bu yana yakın ilişkilerin bulunduğuna işaret edilen haberde, Esed rejimine bağlı paralı askerlerin Hafter saflarında savaşmak için Libya’ya geldiği belirtildi.

Üç gün önce Libya’nın Şam Büyükelçiliğini, Hafter yanlısı sözde hükümete teslim eden Esed rejimi, “Hafter’i resmi olarak tanıyan ilk yönetim” oldu.