Yazar: kocaeliajans

Aliağa Petkimspor Kritik Maça Hazır

Ligin son sıralarını yakından ilgilendiren karşılaşma 10 Mayıs 2021 Pazartesi günü saat 17.00’de Akatlar Spor ve Kültür Kompleksinde oynanacak. Sporseverler karşılaşmayı TİVİBU Spor 2 ekranlarından canlı olarak izleyebilecek.

 

ALİAĞA PETKİMSPOR LİGDE KALMA MÜCADELESİNE ÇIKIYOR

Eksik maçı kalmayan ve ligde 37 puana sahip OGM Ormanspor Süper Lige veda ederken 38 puana sahip Aliağa Petkimspor, Bahçeşehir Kolejini yendiği takdirde Süper Ligde kalacak. Aliağa Petkimspor karşılaşmadan galibiyetle ayrılamazsa 37 puana sahip Lokman Hekim Fethiye Belediye Sporun deplasmanda HDI Sigorta Afyon Belediyesine mağlup olmasını bekleyecek. 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Beşiktaş Kadın Futbol Teknik Direktörü Bahar Özgüvenç, D-Smart’ın Spor Smart kanalında yayınlanan Bol’ca Futbol programında Emre Bol ve Seçil Menteş’in konuğu oldu.

Paris – Saint Germain akademiden Beşiktaş'a geçiş süreci hakkında açıklamalarda bulunan Bahar Özgüvenç, ''Beşiktaş, hayallerimin gerçekleştirdiği nokta. Beşiktaş'tan teklif geldiğinde bir sohbete çağırılmıştım ve bu 15 saniye sürdü. Beşiktaş gibi büyük bir camiadan bir kadın teknik direktör olarak teklif alıyorsanız, geri çevirmemeniz gerekir. İşin öteki boyutunu hiç düşünmedim. Eğer böyle bir camia kadın teknik direktör istiyorsa senin de bunun önünü açman gerekiyor. Benden sonra beraber oynadığım arkadaşlarımdan birisi bu görevi üstlenirse çok mutlu olurum. Onları da düşündüğüm için bu süreci kabul ettim. '' ifadelerini kullandı.

Şampiyonluk hakkında konuşan Bahar Özgüvenç, ''Zorluklarla karşılaştık ama şampiyonluğu da hak ettik. Allah da yardım etti.'' dedi.

''KADIN KADINA HER ŞEY KONUŞULUYOR.''

Takımdaki birlik beraberlik duygusunu değerlendiren Bahar Özgüvenç, ''Takımdaki birçok kişiyle arkadaşız. Önceden tanışıklığımız var. Bu durum görüşmede de bana soruldu ancak arkadaşın sana saygı duyuyorsa onlar da duracağı yeri bilir. Bizde tam tersi söz konusu. Erkek hoca olduğunda sohbet ederken belli sınırlar içerisinde sohbet edebiliyorsun. ama ben onların içinden geldiğim için her şeyi biliyorum. Futbolda kadın fizyolojisini ve psikolojisini anlaman gerekiyor. Bu çizgiyi mükemmel ayarladık. Biraz duygusal bakarım ama biraz sertlik de söz konusu. Çok güzel bir takım olduk. Herkes herkesi sevmek zorunda değil ama yaptığım işe saygı duydular. Bu çok önemli. Herkes bu güvenin karşılığını sahada verdi.'' dedi.

Kadınlar Ligi'nde yılın en iyi teknik direktörlük ödülünün Fatih Vatan Spor Teknik Direktörü Efe Mehmet Aydın'a verilmesi hakkında konuşan Bahar Özgüvenç, ''Hayatımın hiçbir noktasında hiç ''ben'' demedim. Ödül verilirken de hiç takılmadım. Kadın Ligi'nde bu kadar kadın varken ödülün kadın teknik direktöre verilmesini isterdim. Hocamız da iyi, işini iyi yapmış olabilir o konuda hiçbir problem yok. Özel hayatı da beni hiç ilgilendirmiyor. Bu ödül hariç tüm ödülleri kadınlar aldı. Bu yüzden bir kadının bu ödülü almasını isterdim.'' dedi.

Kadın futbolu ile erkek futbolu arasındaki farkları gündeme alan Bahar Özgüvenç, ''Fizyoloji anlamında daha yavaş oynadığımız için sıkılıyorlar. Yurt dışı ile kıyaslıyorlar. Orada 3 ay kamp yapılırken burada arkadaşlarımız 15 gün kampa giriyorlar. Her şey amatör. 8 saat bir işe gittiğinizi düşünün. Otobüse binip antrenmana geldiğinizi ve akşam 21.00 civarı biten antrenmandan evinize döndüğünüzü düşünün. Kadın futbolundaki tüm arkadaşlarım bu işi büyük bir sevda uğruna yapıyor. Günümüzde kadın futbolu daha iyi bir noktada. Diğer kulüplerin de bu mecraya girmesi lazım.'' ifadelerini kullandı.

''BİR TEKNİK DİREKTÖR CESUR OLACAK.

Süper Lig'deki şampiyonluk yarışını değerlendiren Bahar Özgüvenç, ''Zaman zaman her takımda 3-4 oyuncu kötü performans sergilerse tüm performans aşağı çekiliyor. Bu bir gerçek. Süper Lig'de de yoğun bir fikstür söz konusu. Beşiktaş'ın teknik direktörüyüm diye konuşmuyorum ama bir teknik direktör cesur olacak. Beşiktaş, elindeki oyuncuları değerlendirdi. Larin'i kimse istemezken Larin yaratıldı.'' dedi.

''NECİP UYSAL'A BÜYÜK SAYGIM VAR.''

Necip Uysal hakkında değerlendirmelerde bulunan Bahar Özgüvenç, ''Necip Uysal'a çok büyük saygım var. Kendi takımımda da böyle oyuncular var. Hangi oyuncuyu nereye koyuyorsan ki o mevkide 100 performans sergilemeyebilir. Ama kalben ruhen bunu yapmak çok önemli. Necip'i kaleye koysan Necip ''Neden beni kaleye koydunuz?'' diye sormaz.'' dedi.

''HERKES ÖZEL OLDUĞUMUZU HİSSETTİRİYOR.''

Bahar Özgüvenç, açıklamalarına şu şekilde devam etti:

Şimdi diyeceksiniz ki transfer yapılmadığında başkana çok tepki verildi. Şu an her şeyi başkan götürüyor. Kadın takımı ilk kez turnuvaya geldi. Çıkmadan kızları mutlu etti. Uçakla ayakkabılar gönderdi. Kadına büyük saygı duyuyorlar Stadyum'un içerisine girdiğinizde, Çarşı'ya girdiğinizde o özel duyguyu hissediyorsun. Teknik direktör olmana gerek yok.Kupayı bir kenara koyalım. Güvenlik görevlisi kardeşlerimden yemekhanedeki abilerime kadar herkes özel olduğumuzu hissettiriyor ama bunu yapan başkanımız Ahmet Nur Çebi.

''EN BÜYÜK İSTEĞİM RAKİP TAKIMLARIN KADIN FUTBOL TAKIMI KURMASI''

Rakip takımların kadın futbol takımı kurması ihtimali hakkında konuşan Bahar Özgüvenç, ''En büyük isteğim Galatasaray'ın Fenerbahçe'nin ve Trabzonspor'un bir an önce Kadın Ligi'ne adım atmaları. Kendilerini davet ediyoruz. Kalite yukarı çıksın.'' dedi.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Bayram sofralarında hangi besinler tercih edilmeli

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkcü, sağlıklı beslenme açısından Ramazan Bayramı’nda önemli tavsiyeler paylaştı.

 

İlk kahvaltılarda kızartmadan uzak durulmalı

 

Bayramda kahvaltılara dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkcü sözlerine şöyle devam etti:

 

“Öncelikle insülin salınımını az uyaracak ve tokluğu pekiştirecek gıdalar tercih edilmelidir. İlk kahvaltılar kesinlikle kızartma, hamur işi ya da tatlı içermemeli. Klasik beslenme diye tabir edebileceğimiz peynir, zeytin, yumurta, bal ve bol miktarda yeşil sebzeler tercih tüketilmeli. Yine gün içerisinde klasik Türk mutfağı olarak isimlendirebileceğimiz az yağlı ve salçalı olacak şekilde zeytinyağlı yemekler, çorbalar ve sebze yemekleri tercih edilmeli. Tatlı olarak baklava börek tarzı gıdalar yerine sütlü tatlıları, meyveli dondurmalı tercih etmek gerekir. Tüm bu gıdalar gaz ve şişkinlik oluşumunu azaltacaktır. Öğle yemeğinde protein ağırlıklı, akşam ise sindirimi kolay olan düşük kalorili sebze ağırlıklı bir menü tercih edilmelidir.”

 

Tam kapanma metabolizmayı etkileyebilir

 

Yavaşlayan metabolizma hızını artırmak için öğünlerden en az 1-2 saat sonra 45 dakikalık tempolu yürüyüşlere başlanmasını öneren Örkcü, “Yürüyüşün gerçekleşmesi güç olan durumlarda zaman ayırmak için yeterli vakit olacağı için egzersiz programlarından biri takip edilerek düzenli olarak uygulanabilir. Böylece hem kilo kontrolü sağlanmış hem de yaşanabilecek hazımsızlık problemleri önlenmiş olacaktır.” dedi.

 

Oruç tutanların beslenme alışkanlıkları değişecek

 

Ramazan sonrası oruç tutan kişilerde beslenme alışkanlıklarının değişeceğini ifade eden Örkcü, “Ramazan ayı boyunca uzun süren açlık ve susuzluk hissinden sonra vücudun tekrar normal beslenme düzenine geçmesi kolay olmayabilir. Yavaşlayan metabolizma, uzun süren açlık ve 2 öğünle beslenmeye alışmış bir mide bağırsak sisteminde mide bulantısı, iştahsızlık, gaz sancısı, az tüketilen lifli besinlerden dolayı kabızlık görülebilecek başlıca sorunlardandır. Bunun yanı sıra metabolik rahatsızlığı olan kişilerde alınan yüksek kalorili besinler, ani şeker yükselmeleri, tansiyon problemleri ve kalp-damar rahatsızlıklarına neden olabiliyor. Ayrıca vücuda alınan yüksek kalorili ürünlerin ağırlık artışına neden olduğu da görülebilir.” diye konuştu.

 

Besinler yeterli ve dengeli tüketilmeli

 

Özden Örkçü; tüm besin gruplarından bir arada yemenin, yavaş ve iyi çiğnemenin, az ve sık yemenin, posa alımı için sebze ve meyveleri mutlaka tüketmenin, yağı yeterli miktarda ve doymamış yağlardan tercih etmenin yeterli ve dengeli beslenmede ana kural olduğunu söyledi. Örkçü aynı zamanda günlük en az 1.5-2 litre su içmeye, tahıllardan, kuru baklagillerden ve hayvansal besinlerden proteini yetecek miktarda almaya dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti.

 

Beslenme programı nasıl olmalı?

 

Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkçü, bayramda sabah, öğle ve akşam öğünlerinin yanı sıra ara öğünler ile sağlıklı bir öğün planlaması yapılması gerektiğini vurguluyor. Örnek öğün planlaması önerileri ise şöyle;

 

Sabah (07:00 – 08:00)

1 dilim peynir

3-4 adet zeytin veya 2-3 adet ceviz

1 tatlı kaşığı pekmez veya bal

1-2 dilim tam buğday ekmeği

Söğüş domates-salatalık

Engel olabilecek herhangi bir hastalık yoksa haftada en az 3 kez yumurta

 

Ara: (10:00 – 10:30)

1 porsiyon meyve veya 1 avuç kadar kuru meyve

 

Öğle: (12:30 – 13:00)

90 gr ızgara et/balık/tavuk

5-6 kaşık bulgur pilavı veya kepekli makarna

Bol salata

 

Ara: (16:00 – 16:30)

1 porsiyon meyve + 1su bardağı süt (laktozsuz olabilir) veya 1 kase sütlü tatlı

 

Akşam: (19-20:00)

1 kase çorba

1 porsiyon sebze yemeği

Salata

Yarım kâse yağsız yoğurt

1-2 dilim tam buğday ekmeği

 

Ara: 1-2 fincan ıhlamur ya da ada çayı, melisa çayı (Böbrek yetmezliği gibi kronik bir hastalık yoksa)

 

Son ara öğün: Yarım kâse yoğurt veya 1 su bardağı tarçınlı süt veya 1 su bardağı sade kefir + 2 adet ceviz (açlık hissine göre tercih edilebilir)  

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

3 büyükler şampiyonluk özel programı

Salı akşamı 22.00’de Aykut Aydın, Melih Şendil ve Melih Gümüşbıçak, 3 Büyükler Şampiyonluk Özel programında önemli futbol adamlarıyla şampiyonluk yarışının tüm heyecanını izleyenlere aktaracak.

 

3 Büyüklerde forma giymiş önemli futbol adamları Ulvi Güveneroğlu, Engin Verel ve Yalçın Ayhan’ın stüdyo konuğu olacağı 3 Büyükler Şampiyonluk Özel programı Salı akşamı 20.30’da oynanacak tüm maçların değerlendirmesi, canlı bağlantılar ve maç sonu açıklamalarla sizi Süper Lig’e doyuracak. 3 Büyükler Şampiyonluk Özel programı Salı 22.00’de canlı yayınla D-Smart 77. Kanal Spor Smart’ta ekrana gelecek.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Ülker’den yerli bisküvilik buğday için yeni proje

Aliağa Bisküvilik Buğdayı’yla tarım sektörüne yerli, milli, kuraklık, hastalık ve iklim değişikliğine dayanıklı, yüksek verimli, kaliteli ve Türkiye’de ilk olan bir buğday türü kazandıran Ülker, yeni bisküvilik buğday çeşitleri için Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü’yle birlikte “Bisküvilik Buğday Geliştirme Programı” başlattı. Bu programla yeni bisküvilik buğday çeşitleri geliştirilecek.

 

Türkiye’nin önemli tarımsal ham madde alıcıları arasında yer aldıklarını belirten Ülker CEO’su Mete Buyurgan, “Faaliyetlerimizin sürekliliği, ürünlerimizin kalitesinin devamlılığı için tarımsal ürünlerin sürdürülebilir tedariki öncelikli konularımız arasında yer alıyor. Sürdürülebilir tarım ve ham madde tedariki konusunda projeler geliştiriyor, araştırmalara destek oluyoruz. Birlikte başarıyla gerçekleştirdiğimiz Aliağa Bisküvilik Buğday projesinden sonra, şimdi de yeni bisküvilik buğday çeşitleri geliştirmek için yine Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü’yle birlikte Bisküvilik Buğday Geliştirme Programı’nı hayata geçiriyoruz” dedi.

 

Sürdürülebilir üretim

Yerli ve milli tohumculuk, iklim değişikliği, kuraklıkla mücadele, sürdürülebilir üretim, hastalık-zararlılara dayanıklılık, verim ve kalitenin artırılmasına yönelik Ar-Ge faaliyetlerine katkıda bulunmayı hedeflediklerini belirten Buyurgan, programla ilgili şu bilgileri verdi: “Programla, yeni bisküvilik buğday çeşitleri geliştirilerek, çiftçilerimize iklim ve toprak yapısına göre en yüksek verimi alabilecekleri çeşitler arasında tercih yapma fırsatını sunacağız. Böylece bisküvilik buğdayların daha geniş bir coğrafyada ekilmesi, dolayısıyla bisküvilik buğday üretiminin devamlılığı sağlanmış olacak. Bu programın hem tarım sektörü hem de ülke ekonomisine farklı iklim ve arazilere uygun yerli tohum kazandırmasının yanı sıra, rekolte artışı, çiftçiye daha fazla gelir getirmesi gibi katkılar sağlayacağına inanıyoruz.” 

 

İlk ekimi, 2019 yılı Kasım ayında Konya ve Ankara’da 700 dönüm arazide gerçekleştirilen Aliağa Bisküvilik Buğdayı’nın ilk hasadının da 2020 yılının Temmuz ayında yapıldığını hatırlatan Buyurgan, “Bu hasatta yaklaşık 300 ton tohum üretimi hedefimizi yakaladık. Bu tohumları, 2020 Kasım ayında Konya, Ankara, Kırıkkale, Yozgat ve Kırşehir’de tekrar toprakla buluşturduk. Gelişim sürecini yakından takip ediyoruz. Önümüzdeki dönemde sözleşmeli ekim sistemiyle üretimin ve ekim alanlarının da artırılmasını planlanıyoruz. Bu sayede Aliağa Buğday’ı bisküvi endüstrisinde sadece Ülker’in değil diğer paydaşların da kullanımına hazır hale gelecek. 2023 yılında bisküvilik buğday ihtiyacımızın yarıdan fazlasını Aliağa Buğdayı’yla karşılamayı hedefliyoruz” değerlendirmesinde bulundu. 

 

 “Tarım sektörü için çok önemli”

Ülker ile birlikte Bisküvilik Buğday Geliştirme Programı’nı hayata geçiren Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Fatih Özdemir ise şu bilgileri aktardı: “Buğdayın anavatanı olan bu bereketli topraklara Aliağa isimli verimli bisküvilik buğday türünü kazandırmamızın ardından, yeni çeşitlerin üzerinde çalışmaya başlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Aliağa Bisküvilik Buğdayı’nın uzun gelişim sürecinde verilen emek ve yapılan çalışmalar bugün ülkemizin yerli ve milli bisküvilik buğdayının ortaya çıkarılmasına katkı sağladı. Yeni “Bisküvilik Buğday Geliştirme Programı” sayesinde farklı iklimler ve arazilerde yetişebilen yerli tohumlar elde edeceğiz. Proje kapsamında 2020-2021 ekim döneminde, yaklaşık 2 bin çeşit aday buğdayın tarla sonuçları izlenecek ve performanslarıyla ön plana çıkanlar tespit edilip ıslah çalışmaları bu çeşitler üzerinden yürütülecek. 5 yıllık süreçte en uygun buğday türünün geliştirilmesi için sulu ve kuru arazilerde, farklı iklimlerde ekim gibi birçok teknik çalışma yapılacak. Ortaya çıkan buğday çeşidi için tıpkı Aliağa’da olduğu gibi Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Müdürlüğü’ne başvuracağız.” 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Metro Türkiye Konya Mağazası’nda engelsiz alışveriş deneyimi resmen tescillendi!

10 – 16 Mayıs arasında Türkiye de dâhil tüm dünyadaki engelli bireyleri daha iyi anlamak ve bu konuda engelleri kaldırmak adına kutlanan bu haftada, Metro Türkiye’nin Konya Mağazası’ndan oldukça anlamlı bir haber geldi.  Metro Türkiye Konya Mağazası, engelli bireylerin daha kolay alışveriş yapabilmeleri için yaptığı örnek çalışmalar neticesinde, Konya İli Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonu tarafından yapılan denetimden geçerek market sektöründe “Erişilebilirlik Belgesi” almaya hak kazanan ilk mağaza oldu.

 

 

Her yıl mayıs ayının ikinci haftasında kutlanan Dünya Engelliler Haftası başladı. 10 – 16 Mayıs arasında Türkiye de dâhil tüm dünyadaki engelli bireyleri daha iyi anlamak, farkındalık oluşturmak ve engelleri kaldırmak adına kutlanan bu anlamlı haftada engelli bireyleri sevindirecek bir haber Metro Türkiye’nin Konya Mağazası’ndan geldi. 30 yıldır müşterilerine güvenilir bir alışveriş deneyimi sunan Metro Türkiye’nin Konya Mağazası bir ilke imza atarak Erişilebilirlik Belgesi aldı. Konya İli Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonu tarafından yapılan inceleme sonucu verilen belge ile Metro Türkiye Konya Mağazası’nın mağaza içinde ve dışında engelleri ortadan kaldırdığı uygulamaları ile engelli bireylere uygun bir alışveriş deneyimi sunduğu tescillenmiş oldu.  

 

Metro Türkiye Konya Mağazası geçtiğimiz yıldan bu yana görme, işitme ve bedensel engelli bireylere yönelik çalışmalar yapan Konya’daki üç dernekle yaptığı görüşmeler sonucunda engelli bireyler için uygulamalar hayata geçiriyordu. Bu kapsamda mağaza personeline işaret dili eğitimi verildi. İşitme engelliler için mağazada balıktan kasalara, mağaza girişinden içecek bölümüne kadar her departmanda en az bir kişi yaklaşık iki ay süren işaret dili eğitimi gördü ve ilk etapta 18 personel Halk Eğitim Merkezi’nden belgelerini aldı. Yine mağazanın Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Yönetmeliği’ne bağlı Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Formlarına göre mağaza altyapısı kontrol edildi. Ayrıca Erişilebilirlik Belgesi almak için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İl Müdürlüğü’ne başvuruda bulunuldu ve mart ayı itibarıyla “Erişilebilirlik Belgesi” almaya hak kazandı.

 

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Metro Türkiye Konya Mağazası Müdürü Serkan Dalgıç“Metro Türkiye olarak kuruluşumuzdan bu yana insan odaklı yaklaşımla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Müşterilerimizin mutluluğu için çalışırken sosyal sorumluluk çalışmalarımızı da projelerden ziyade uzun soluklu sosyal değişimler yaratabilecek bir alan olarak görüyoruz. Engelli vatandaşlarımız için hayata geçirdiğimiz uygulamalarla da onların kendi başlarına alışveriş yapıp sosyalleşmelerini sağlamayı hedefledik ve engelleri tek tek ortadan kaldırdık. Engelli vatandaşlarımızın zorlanmadan alışveriş yapabilecekleri uygulamalarımızın neticesinde almış olduğumuz Erişilebilirlik Belgesi’nden büyük mutluluk duyuyoruz. Bu belge bugüne kadar bu konuda yapmış olduğumuz çalışmaların doğruluğunu da teyidi niteliğinde.” dedi.

 

Görmeyenleri Koruma Derneği Konya Şubesi Başkanı Veli Özoğan da şunları söyledi: “Metro Türkiye’nin bu belgeyi almasından dolayı engelli camiası olarak büyük bir mutluluk duyuyoruz. Kaliteli işletmecilik anlayışıyla, yüksek nitelikli, vizyoner yapısıyla, başta Konya’da olmak üzere ülkemizde erişebilir market olma yönünde göstermiş oldukları çalışmaları oldukça değerli buluyoruz. Yapılan çalışmalardan dolayı Metro Türkiye Konya Mağazasını, üyelerimiz ve ilimizde yaşayan engelliler adına yürekten tebrik ediyorum.” 

 

Konya İşitme Engelleri Derneği Başkanı Abdullah Sevinç ise, "Metro Türkiye’nin bu çalışması bizleri çok memnun etti. Bizlerin toplum içindeki varlığını kabul edip, bizlerle iletişim kurabilmek için Türk İşaret Dilini öğrenmelerinden ötürü ayrıca teşekkür ederiz.” şeklinde konuştu.

 

Türkiye Sakatlar Derneği Konya Şubesi Başkanı Ahmet Mıhçı ise açıklamasında, “Metro Türkiye Konya mağazasının engelliler için yaptığı çalışmaları çok değerli buluyoruz. Bu çalışmalar neticesinde Erişilebilirlik Belgesini almaları bizleri de oldukça mutlu etti. Geleceğe umutla bakmamıza yardımcı oldukları için bu konuda emeği geçen herkese teşekkür ederiz.” dedi.

 

Mağazada engelliler için yapılan diğer dikkat çekici çalışmalardan öne çıkanlar:

  • Mağazadaki her departmanda işaret dili bilen en az 1 personeli mevcut. 
  • Tekerlekli sandalye kullananların alışverişlerini kolay yapabilmeleri için (üst raflardan ürün almak gibi) yengeç aparatı satın alındı ve müşteri girişinde talep eden müşterilere verildi. 
  • Mevcut soyunma kabinlerinin yanına tekerlekli sandalye ile gelen müşterilerin de kullanabileceği genişlikte yeni bir soyunma kabini kurulumu yapıldı.
  • Mevcut engelli tuvaletlerinde kapı yönü, ayna eğimi ve yüksekliği gibi düzenlemeler gözden geçirildi. 
  • Giriş ve iade kasası gibi mağazanın gerekli alanlarındaki banko boylarında tekerlekli sandalye ile gelen müşterilerin erişim sağlayabileceği şekilde iyileştirme yapıldı. 
  • Otoparktaki engelli araç park sayısı artırıldı ve yenilendi. 
  • Mağazada akülü tekerlekli sandalye şarj istasyonu ve engelli, yaşlı ve hasta misafirler için refakatçi eşliğinde kullanabilecekleri akülü transfer hizmete sunuldu.
  • Mağaza girişindeki bankamatiklerin engellilere uygun olanları ile değiştirilmesi için bankalar ile görüşmeler de devam ediyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Aéropostale’ın yeni koleksiyonu sıcak bir yaz macerasına çağırıyor

Türkiye'de sadece Boyner mağazalarında satışa sunulan Aéropostale, İlkbahar-Yaz Koleksiyonu ile gençlere ve kendini genç hisseden herkese konforlu bir o kadar da özgün ve stil sahibi bir görünüm vadediyor.   Aéropostale’ın yeni sezon koleksiyonunda kadın ve erkekler için yazın pozitif enerjisinden ilham alan ürünler yer alıyor.

Safari esintileriyle kent modasının muhteşem uyumu

Aéropostale’ın İlkbahar-Yaz Kadın Koleksiyonu üç tema ile kadınların beğenisine sunuluyor. Ana renkleri lila ve turuncu olan Saturated Tones temasının renklerine leopar siyah-beyaz baskı desen eşlik ediyor. Desenli elbiseler, etek ve bluzlar bu temaya eşlik ediyor. Oversize kesimli sweatshirtler ve sweatpantler temanın dikkat çekici parçaları arasında yer alırken yüksek bel skiny jeanler bu sezonun da favori parçalarından oluyor. 

Somon ve mavi renklerinin ağırlıklı yer aldığı Lively Pastels teması safari havası ile günümüz modasının muhteşem harmanlanmasını bir arada sunuyor. Denim şortlarla kombinlenecek vatkalı ve omuz detaylı farklı tişört kalıpları da temada öne çıkıyor.

Aéropostale’ın İlkbahar-Yaz Kadın Koleksiyonu’nun bir diğer teması Sun-Washed Colors’ın öne çıkan renkleri arasında soft pembe ve sarı yer alıyor. Bu temada sıcak yaz günleri için çiçek desenli tişörtler, elbiseler ve etekler genişçe yer alıyor. Crop tişörtler, sweatshirtler ve sweat şortlar ile oluşturacağınız kombinler dikkat çekiyor. Denim ceketlerle kombinlenecek yazın vazgeçilmezi çiçek desenli uçuş uçuş elbiseler ise günün her anına şıklık katıyor.

Sahillerin ılık esintilerini hissettiren parçalar

Aéropostale’ın erkeklere trendy bir görünüm vadeden İlkbahar-Yaz koleksiyonu üç farklı temadan oluşuyor. 

Turuncu ve mor uyumunun hâkim olduğu Action Colors temasında graffitinin ön planda olduğu baskılı sweatshirt ve t-shirt grupları ön plana çıkıyor. Denim ve kargo pantolonlar, şortlar bu gruba eşlik ediyor.

Boya sıçratma efektli baskıların ön planda olduğu Liquid Splashment temasında, canlı renk paleti ile oluşturulan ürünler sizleri hareketli bir gezintiye çıkarıyormuş hissi veriyor.

Marin havasının ön planda olduğu New Nautical temasında, mavi ve laciverte bu grupta somon ve gri renkleri eşlik ediyor. Denim ve non-denim şortlarla kombinlenecek tişörtlerin baskılarında kumsal havası hissediliyor. 

Aéropostale’ın yazın enerji ve coşkusunu taşıyan yeni koleksiyonunu Boyner mağazaları ve boyner.com.tr’de keşfedebilirsiniz.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Hayatınızdaki en önemli erkekler için

Tüm zamanların en lüks markası L'Occitane'ın Bois Flotte ve Olivier Onde’si hayatınızdaki en önemli adama uyacak kadar klasik erkeksi kokulardan oluşuyor. Asla modası geçmeyecek zamansız ikonlardan günümüzün çağdaş klasiklerine uzanan notalarıyla L’Occitane erkek parfümleri her erkeğin gardırobunda olması gereken kokuların başında geliyor. 

 Ferahlatan deniz yosunu

Akdeniz’in sabah esintilerinden esinlenen Bois Flotté Eau de Parfum, ferahlatıcı ve canlandırıcı kokulardan hoşlanan erkekler için bire bir.

Biberiye ve gevrek yaprakların aromatik kokusuyla başlayan, deniz yosunu notalarıyla  kısa sürede yerini deniz esintili notalara bırakan parfüm dalgaların karaya vurduğu ağaç dalları ve deniz tuzu kokusu ve hindistan cevizi kokularını hissettiriyor. Son notalarında ise sedir ağacı, burbon vetiver ve yosun notaları ile teninizde kalıcılık sağlıyor.

Bois Flotté Eau de Parfum 75 ml 745 TL

 

 

Zamansız yakışıklılar için

Uzun yağmurlu bir sonbahar öğleden sonrasının ardından güneş ışınlarının uyandırdığı nemli doğanın kokusundan ilham alan Olivier Ondé Eau de Parfum, güçlü ve kendinden emin bir stile sahip erkeklere yakışan taze ve topraksı kişiliğe sahip sofistike bir odunsu koku.

 

Turunçgil yeşili okaliptüs ve misket limonu ve bir miktar yıldız anason notaları ile açılan koku kısa sürede yerini yeryüzünün kalbine bırakıyor.

Zeytin ağacı ıtır kokusu ile karışır. Odunsu kokusunu ise reçineli selvi notalarından alır. Dip notalarında ise taze  menekşe  yaprakları ve burbon vetiver, sedir ağacının temiz ve odunsu kokusu  ile buluşur.

 

Olivier Ondé Eau de Parfum 75 ml  745 TL

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Azerbaycan’a e-ticaret satışları 60 arttı!

Bu kategorilerde bazı markaların bir önceki yılın aynı dönemine göre satışlarında 110’u aşan oranlarda bir artış yaşandığı da gözlemlendi. Brendfoni İş Geliştirme Direktörü Nicat Ahmadov, nisan ve mayıs aylarıyla birlikte e-ticarette yaşanan hareketlenmenin, hem yaza hazırlık kapsamında yapılan alışverilerden hem de Anneler Günü özelinde markalardan gelen indirim kampanyalarına yönelen Azeri tüketicilerin yoğun ilgisinden kaynaklandığını açıkladı.

 

Pandeminin de etkisiyle dünya genelinde e-ticaret günlük hayatın ve alışverişlerin önemli bir parçası olarak kayda değer yükselişini sürdürüyor. Yapılan çalışmalar, insanların alışveriş alışkanlıklıklarının büyük oranda dijitale taşındığını ve e-ticarette yaşanan bu yükselişlerin önümüzdeki yıllarda da artarak devam edeceğini öngörüyor. 

 

Yaza hazırlık ve Anneler Günü doping etkisi yarattı

Nisan ve mayıs aylarıyla birlikte e-ticarette hareketlenmenin artığını ve yoğun siparişlerin yaşanmaya başladığını belirten Brendfoni İş Geliştirme Direktörü Nicat Ahmadov, “Pandemi sebebiyle çok sayıda ülkede olduğu gibi Azerbaycan’da da tüketiciler online alışverişe yöneldi. Türkiye’den Azerbaycan’a uzanan bir e-ihracat köprüsü olan Brendfoni raporlarında son 4 haftalık periyota baktığımızda satışlarda bir önceki 4 haftalık döneme göre 60’ın üzerinde bir artışın yaşandığını gözelemledik. Bu rekor artış, hem yaza hazırlık kapsamında yapılan alışverilerden hem de Anneler Günü özelinde markalardan gelen indirim kampanyalarına yönelen Azeri tüketicilerin yoğun ilgisinden kaynaklanıyor” dedi.

 

E-ihracatla sınırları aşan markalar kazanıyor

Nicat Ahmadov konuya ilişkin yaptığı açıklamasını şöyle sürdürdü: “Tüketicilerin yeni alışveriş alışkanlıkları edinerek uygun fiyatlı ve kolay alışverişlere yöneldiği bu dönemde fiziki satış yapan bir çok marka dijitale yönelmiş durumda. Bu eksende ayrıca Brendfoni olarak markalara ülke içine satış yapmakla kendinizi sınırlamayın diyoruz. Türkiye’deki e-ticareti sınır ötesine taşıyarak önemli bir misyon üstlenmiş durumdayız. Brendfoni üzerinden e-ihracat yapan markalar kazanmayı sürdürüyor. Son yaptığımız rapora göre satışlarda 60 artışı kapsayan yeni bir rekor geldi. Yaza hazırlık ve Anneler Günü özelinde Azerbaycan müşterisi Türk markalarının en çok ayakkabı, çanta, tekstil, takı ve aksesuar kategorilerini tercih etti.  Bu kategorilerde bazı markaların bir önceki yılın aynı dönemine göre satışlarında 110’u aşan oranlarda bir artış yaşandığı da gözlemledik. Anneler günü özelinde Türkiye’den Azarbeycan bölgesine olan e-ihracat satışlarındaki rekor artışa bakıldığında e-ihracatın Türk markaları için büyük bir potansiyel taşıdığı net biçimde karşımıza çıkıyor. Bu kapsamda Brendfoni olarak 2021 yılı itibarıyla Türkiye’deki perakende markalarını e-ihracat odağında yıllık 2 milyar liralık potansiyele sahip Azerbaycan pazarıyla buluşturmayı sürdüreceğiz. Ayrıca, 2022 yılında Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Gürcistan, Rusya, Beyaz Rusya ve Ukrayna’yı kapsayan Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) bölgesine hızlıca açılarak ilgili ülkelerde kuracağımız ofislerle ve güçlü e-ticaret lojistiği altyapımızla gelişmeye açık bu pazarlarda da lider konuma gelmeyi hedefliyoruz. 2023 sonuna kadar Türkiye e-ticaret satıcılarını 300 milyon nüfusa sahip BDT bölgesi ile buluşturmayı amaçlıyoruz.”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Türk start-up’lar katlanarak büyüyor

KPMG Türkiye, 212 iş birliği ile hazırladığı 2021 yılının ilk çeyreğine ilişkin ‘Türkiye Start-up Yatırımları Raporu’nu açıkladı. Pandeminin olumsuz etkilerine rağmen Türkiye’de start-up yatırımları ciddi anlamda artış gösterdi. İlk çeyrekte Türk start-up’lar toplamda 508,5 milyon dolar yatırım aldı. Yılın başında 428 milyon dolar yatırım alarak değerlemesini 2,6 milyar dolara çıkaran Getir, Peak Games’ten sonra Türkiye’nin ikinci unicorn’u oldu. 

KPMG Türkiye, 212 iş birliği ile ‘Türkiye Start-up Yatırımları Raporu’nun üçüncüsünü açıkladı. Girişim ekosisteminin 2021 yılının ilk çeyreğindeki performansını ortaya koyan rapora göre Türkiye girişim ekosistemi bu çeyrekte, 508.5 milyon yatırım hacmine sahip 60 işlemle, 2020 yılındaki toplam yatırım tutarının 3,5 katından fazlasına erişerek tüm zamanların en yüksek yatırım miktarına ulaştı. Getir, iki farklı işlemde elde ettiği 428 milyon dolarlık yatırım ile toplam hacmin yüzde 84’ünü oluşturdu.

KPMG Türkiye Birleşme ve Satın Alma Danışmanlığı Lideri Gökhan Kaçmaz, pandemiyle artan dijital platformlara ilginin devam ettiğini söyledi. Kaçmaz, “Türkiye yatırım ve start-up ekosistemi, geçen yıl tarihinin en yüksek yatırım faaliyetine tanık olmuştu. 2021’in ilk üç ayındaki işlemlerle yeni rekorlar kırıldı. İlk çeyrekteki yatırımlar girişim ekosisteminin büyümeye devam edeceğini gösteriyor. Başlangıç seviyesi işlemleri işlem adedi bazında çoğunluğu oluştursa da, Getir’in son turda aldığı toplam 300 milyon dolarlık yatırım, geç dönem VC yatırımlarında da Türk girişimlere ilgiyi teyit etmesi açısından önemli” dedi.

212’nin kurucu ortağı Ali Karabey, start-up yatırımlarına ilişkin, “2021’in ilk çeyreğinde 60 girişimin aldığı toplam yatırım, 2020 senesinde alınan yatırımın yaklaşık 3,5 katına çıktı ve son 10 yılın rekorunu kırarak 509 milyon dolara ulaştı. Getir, 2021'in ilk çeyreğinde 428 milyon dolarlık yatırım aldı ve Türkiye'nin ikinci unicorn'u oldu. Ekosistemin hızla büyüdüğünü görmek umut verici” değerlendirmesinde bulundu.

Rapora göre ilk çeyrekteki önemli hareketler şöyle:

  • Getir, Ocak 2021'de Cranckstart Vakfı önderliğindeki B Serisi turunda 128 milyon dolar ve Mart 2021'de dünyaca ünlü Sequoia Capital ve Tiger Global Management liderliğindeki C Serisi'nde 300 milyon dolar topladı. Toplam 428 milyon dolarlık bu iki işlem, Türkiye’deki girişim yatırımlarının yüzde 84’ünü oluşturdu. 2,6 milyar dolar değerlemeye ulaşan Getir, en çok yatırım yapılan Türk şirketi ünvanını alarak unicorn oldu.

Oyun sektörü popüler 

  • 2021’in ilk çeyreğinde en fazla yatırım çeken ana Getir işlemlerinin de etkisiyle teslimat&lojistik olurken, en çok işlemin gerçekleştiği dikeyler ise oyun, fintech, medya ve SaaS (hizmet olarak yazılım) oldu.
  • İlk çeyrekte gerçekleşen 10 işlemden üçü oyun sektöründe yapıldı. Dream Games, Şubat 2021'de İngiltere ve ABD merkezli kurumsal yatırımcılardan gelen 50 milyon dolarlık Seri A yatırımı topladı.
  • Satın almada mega çıkışlar olmasa da işlem hacmine göre en büyük 10 işlemden dördü satın alma tarafında gerçekleşti. Bu çeyrekte gerçekleşen en büyük satın alma işlemi medya şirketi BluTV’nin yüzde 35,09’luk hissesinin, Discovery Communications Europe tarafından 20 milyon dolara satın alınması oldu. 
  • Türkiye, işlem hacmi büyüklüğü açısından Avrupa'da 10’uncu, MENA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika) bölgesinde ise ikinci sırada yer aldı. Ayrıca İstanbul, işlem hacmi büyüklüğüne göre Avrupa şehirleri arasında yedinci sırada yer aldı.
  • Başlangıç seviye işlemleri, 2021 yılının ilk çeyreğinde 54 işlem sayısı ile ekosisteme hakim oldu. Öte yandan geç dönem VC işlemleri, Getir işleminin etkisiyle işlem hacmini sıralamasında ilk sırada yer aldı.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı