Gün: 4 Mayıs 2021

TÜV Austria Turk’ün, Türkiye’nin ilk nükleer santralindeki çalışmaları devam ediyor

TÜV Austria Turk, tamamlanmasıyla Türkiye'nin ilk nükleer enerji santrali olacak 

 

Akkuyu Nükleer Santrali'nin çalışmalarına devam ediyor. Yapımına 2017 yılında Mersin Gülnar Akkuyu bölgesinde başlanan projede kullanılan ekipmanların; üretim, montaj ve kurulum süreçlerinde ve inşaat yazı denetimlerinde, Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) ve resmi teknik destek kuruluşu NÜTED A.Ş.'ye veren şirket, diğer nükleer santraller projelerinde elde edilmiş tecrübe, bilgi ve hizmet becerileri Türkiye'ye aktarıyor.

 

Ulusal ve uluslararası yetkilerini kullanarak, Türkiye'de gözetim, denetim, eğitim ve sertifikalandırma alanında faaliyet gösteren TÜV Avusturya Türk, 30 kişilik mühendis ve teknik ekibiyle Akkuyu Nükleer Santrali'nde NDK ve NÜTED adına; TSE ve TecnaTom ile birlikte kontroller gerçekleştiriyor. 

 

Sektöre özel eğitimler de veriyor

Yılda 35 milyar kilovatsaat elektrik üretecek, Türkiye'nin ilk nükleer santrali çalışanlarına eğitim hizmetleri de veren şirket, nükleer sektörde proje yöneticileri, uzman ve denetçiler ile proje ekipleri kurarak, know-how transferi gerçekleştiriyor. Şirket ayrıca, Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) ve ilgili paydaşlara nükleer teknoloji ve sektöre özel eğitimler de veriyor. 20 milyar dolarlık maliyet, 4 bin 800 megavatlık tam kapasite ile hizmet verdiğinde İstanbul'un enerji ihtiyacının odası, Türkiye'nin ise yüzde 10'unu karşılayacak santralin 2023 yılında ilk reaktörünün açılması planlanıyor.  

 

"Nükleer güvenliğin kapsamında ve sürekliliğine katkı sağlıyoruz"

TÜV AUSTRIA olarak Romanya ve İspanya'da nükleer enerji tesislerinin inşaat ve işletme dönemlerinin çeşitli aşamalarında geniş bir yelpazede hizmet verdiklerini belirten  TÜV Avusturya Türk Ülke Müdürü Yankı Ünal,  “Akkuyu Nükleer Santrali, ülkemizin enerji ihtiyacının karşılığındaki oldukça önemli bir proje olacak. Ülkemizin ilk nükleeri olması nükleer güvenlik ve sürekliliğinin üçüncü hususunda ayrıca hassasiyet göstermekteyiz. Projeye, pandemi döneminde  Türk Standartları Enstitüsü (TSE) ve Tecnatom firması ile iş birliği yapmak için girmiş bulunmakta olup bu şartlar altında tüm üretim, inşaat, kurulum ve montaj süreçlerinin kontrollerini, teknolojinin üreticisi Rusya standartlarına göre gerçekleştirmekteyiz. Nükleere özel olmayan siteler için ülkemizde kullanılan ya da kabul edilen ulusal ve uluslararası standartlarda denetimler gerçekleştirilmektedir. Projede bugüne kadar Rusya Federasyonu Dava olmak üzere Fransa, Fransa gibi taşıtlar gerçekleştirdik ”şeklinde konuştu.  

 

 "Güçlü bir know-how transferi gerçekleştiriyoruz"

Projede,  Rusya'daki Novovoronezh NPP santralinin referans alıntısı vurgulayan  Ünal, “Ülkemiz için böylesine önemli bir projede yer almaktan büyük bir mutluluk ve gurur duyuyoruz. Projede kullanılan ekipmanların; üretiminden montajına, kurulum süreçlerinden eğitimlere kadar geniş hizmet çeşitliliğiyle yer alıyoruz. Bugüne kadar Nükleer Güvenlik ve Güvenlik Kültürü olmak üzere kişisel eğitimleri gerçekleştirilmiş olup birçok teknik alt başlıkta da eğitimler planlanan takvim çerçevesinde devam etmektedir. Nükleer Düzenleme Kurumu ve NÜTED adına gerçekleştirdiğimiz denetimlerde ayrıca talip TUV Avusturya Grubu'nda ilgili diğer şirketlerimizin tecrübesinde de destek alıyoruz. Bunun için Türkiye için ilk olan önemli bir projede güçlü bir know-how transferi gerçekleştiriyoruz. ”  

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

DHL Supply Chain Türkiye, üniversite ve sanayi iş birlikleriyle, Ar-Ge merkezinde fark yaratacak yeniliklere imza atıyor.

DHL Supply Chain Türkiye, Ar-Ge merkezinin çalışmalarında üniversite-sanayi iş birliklerine yer veriyor. Nesnelerin İnterneti, Fiziksel ve Yazılımsal Robotlar, Data Analytics, AGV’ler (Automated Guided Vehicle) ve ARVR (Augmented Reality, Virtual Reality) başta olmak üzere, teknoloji konularında Ar-Ge merkezinde önemli çalışmalar yürütülüyor. Bu alanlarda, müşterilerin depo- nakliye operasyonlarında inovatif yaklaşımlarla, ürün ve süreç geliştirme projeleri çalışılıyor. DHL Supply Chain Türkiye, projelerine sıklıkla dahil ettiği üniversite iş birlikleriyle, ülkemizde eğitimini sürdüren genç beyinlere fırsatlar sunuyor.

 

Üniversite sanayi iş birliklerini farklı kurumlarla hayata geçiren DHL Supply Chain Türkiye;

VR/AR Platform’da Bahçeşehir Üniveristesi, Automated Inventory Control Robots ve Drone Development konusunda Yıldız Teknik Üniversitesi, AGV Robots ve AI Land konularında ise İstanbul Teknik Üniversitesi ile Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor.

 

Ar-Ge projeleri dışında farklı alanlarda da üniversite iş birliklerini devam ettiren DSC Türkiye   2019-2020 yıllarında düzenlediği, 2021 yılında üçüncüsünü gerçekleştireceği  Teknolojistik Fikir Yarışmasıyla, öğrencilere kendilerine gösterebilmeleri için imkan sağladı. 65 üniversiteden 441 öğrencinin katıldığı yarışma için, 60 proje başvurusu yapıldı. Ayrıca Bilkent Üniversitesi ile Layout Optimization, Sabancı Üniversitesi ile Ramp Reservation ve Koç Üniversitesi ile Yard Management Tool konularında ortak bitirme tezlerinde de yer aldı.

 

DSC Türkiye’nin önemli eğitim kollarından biri olan Lojistik Akademi kapsamında,  Boğaziçi Üniversitesi ile birlikte tedarik zinciri yönetim programı başlığında, belirlenen derslerin BÜ Endüstri Mühendisliği ve Bilgisayar Mühendisliği öğretim üyeleri tarafından verilmesi planlandı. Ayrıca Marmara ve Yeditepe Üniversiteleri’nde de “DHL Çalışanları” markalı dersler veriliyor. Üniversite–Sanayi işbirliğinde yurt dışı çalışmalarda ise, İngiltere’nin önemli üniversitelerinden University of Bath’ın; Operations, Logistics ve Supply Chain Management master programı derslerinde DSC Türkiye temsilcileri eğitim veriyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Mezem Çiçeklerinden Kartpostallık Görüntüler

Ağaçlandırma, peyzaj ve çiçeklendirme çalışmalarıyla kentin çehresini değiştiren Aliağa Belediyesi’nin geçtiğimiz yıl muhtelif noktalara diktiği Mezem Çiçekleri açmaya başladı. Kente bahar havası yaşatan ve Acem Halısı adıyla da bilinen Mezemler mor renkleriyle kartpostallık görüntüler oluşturuyor.

 

Aliağa Belediyesi park, bahçe, kavşak, meydan ve yol kenarlarını rengarenk çiçeklerle süslemeye devam ediyor. Yılın her dönemi Aliağa’nın birçok noktasını mevsimine özgü farklı türlerden binlerce mevsimlik çiçekle donatan Belediye, cadde, sokak ve parklara baharın renkleriyle yeniden hayat veriyor. Rengarenk görüntüleriyle baharın coşkusunu yaşatan çiçekler görenlerde hayranlık uyandırırken yeni yeni açmaya başlayan Mezemler mor renkleriyle ilgi çekiyor.

 

Aliağa’nın cadde ve sokaklarını rengarenk çiçeklerle donatmaya devam ettiklerini belirten Aliağa Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Adil Çağlar, “Yeni Mahalle Abdi İpekçi Caddesi, Siteler Mahallesi İstasyon Caddesi, Fatih Caddesi, 538 sokak başta olmak üzere belirli noktalara 2020 yılı içinde Mezem bitkisi diktik. Mezem çiçeği fazla su istemiyor, erozyonu önlüyor. Tüm bunlarla birlikte hoş görüntüsüyle Mayıs ayının geldiğini müjdeliyor. 2021 yılı içinde kent genelinde yapacağımız bitkilendirme ve çiçeklendirme çalışmalarıyla estetik görüntüyü artıracağız” dedi.

 

 

 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

TÜRSAK Vakfı’nın Yeni Yönetim Kurulu Üyesi Zümrüt Arol Bekçe

1991 yılında sinema, televizyon, güzel sanatlar, basın, iş ve politika dünyasında tanınmış 215 üyenin katılımıyla kurulan ve kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşu olan Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK)'nın Yönetim Kurulu’na yeni bir isim katıldı. BKM CEO'su olarak sinema, televizyon, tiyatro ve konser organizasyonu alanlarında pek çok ulusal ve uluslararası projenin yönetimini üstlenen; Televizyon ve Sinema Filmi Yapımcıları Meslek Birliği (TESİYAP) ile Türkiye Canlı Müzik ve Eğlence Sektörü Derneği (TESDER) üyesi de olan Zümrüt Arol Bekçe, vakfın yeni Yönetim Kurulu Üyesi oldu. 

 

Fono Film’in sahibi ve TAFF Pictures Kurucu Ortağı Cemal Okan’ın başkanlığını yaptığı TÜRSAK Vakfı Yönetim Kurulu’nda; BKM CEO’su Zümrüt Arol Bekçe’nin yanı sıra Avukat ve Yapımcı Burhan Gün, Yapımcı Bulut Reyhanoğlu, Yapımcı ve Inter Medya Kurucusu ve CEO’su Can Okan, Oyuncu Demir Karahan, CJ Entertainment Türkiye/COO’su Ferhat Aslan, İstanbul Vakfı Genel Müdürü Perihan Yücel ile Yapımcı ve Dijital Dönüşüm Danışmanı Uğur Şeker bulunuyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Aliağa Belediyesi Sevimli Dostların Yanında

Tam kapanma döneminde sahada görevinin başında olan Aliağa Belediyesi, bu süreçte sokakta yiyecek bulmakta zorlanan sevimli dostların da yanında olmaya devam ediyor. 

 

Kısıtlamaların yanı sıra havaların da ısınmaya başlamasıyla birlikte yiyecek ve su bulmakta zorlanan, kentin sokaklarında yaşayan sevimli dostların tüm yaşamsal ihtiyaçları Aliağa Belediyesi Veterinerlik Birimi tarafından karşılanıyor.

 

Veterinerlik Birimi, kentin çeşitli noktalarında bulunan mamamatiklere düzenli olarak mama takviyesi yapıyor. Mamamatik bulunmayan ancak popülasyonun fazla olduğu kentin muhtelif bölgelerindeki sevimli dostlara mama ve su desteği sağlıyor.

 

Vatandaşlar, sevimli dostlarla ile ilgili yaşanabilecek herhangi bir olumsuzlukta ise Hilal Masa’nın ALO 153 ve 0530 277 22 22 numaralı WhatsApp, Bip ve Telegram çözüm hattına ileterek yardım talebinde bulunabiliyor.

 

ALİAĞA BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONTROL MÜDÜRÜ OZAN TURAN: “SAHADAKİ GÖREVİMİZİ AKSATMADAN SÜRDÜRÜYORUZ”

Her zaman olduğu gibi pandemi döneminde de sevimli dostların yanında olduklarını belirten Aliağa Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Ozan Turan, “Hem yiyecek hem de su bulmakta zorlanan sevimli dostlarımıza bu zorlu süreçte de destek vermeye devam ediyoruz. Kentin muhtelif noktalarında bulunan mamamatiklerimize düzenli olarak takviyeler yapıyoruz. Mamamatik bulunmayan ancak popülasyonun fazla olduğu bölgelere giderek sevimli dostlarımızın beslenmesini sağlıyoruz. Tam kapanma döneminde de onlar için sahadaki görevimizi aksatmadan sürdürüyoruz” dedi.

 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Yeni AB Enerji Etiketi Uyumlu LG Cihazlarla Daha Sürdürülebilir Bir Yaşam

AB’nin 2030 yılına kadar enerji tüketimini yüzde 32,5 azaltma çabalarının bir parçası olarak Mart 2021’de Avrupa Birliği’nde (AB) yeni bir enerji etiketi piyasaya sürüldü (2007’de belirlenen öngörülen seviyelere göre). AB Enerji Etiketi veya E-etiketi, A +++ ila D enerji kullanımı sınıflandırma sistemini kullanmayı sonlandırırken, tüm sınıflar için enerji tüketimi kriterlerinin sıkılaştırıldığı, takip etmesi kolay A'dan G'ye sistemini kullanmaya başlıyor.

 

Tüketicilerin AB’nin yeni sistemindeki bir ürünün enerji sınıfını belirleyen ana göstergeleri görmek için cihazın E-etiketine çok dikkatli bakması gerekiyor. Bir çamaşır makinesi veya kurutucu alırken enerji tüketimi, sıkmalı kurutma verimliliği, su tüketimi ve gürültü seviyeleri dikkate alınması gereken önemli unsurlar olarak gösteriliyor. Buzdolabı satın alırken ise, tüm saklama bölmelerinin toplam hacmi ile ilgili enerji tüketimi ve gürültü seviyeleri dikkat edilmesi gereken temel faktörler. Yeni E-etiket, tüm bu temel bilgileri açıkça gösteriyor ve tüketicilerin Avrupa Komisyonu'nun veri tabanından ek ürün verilerine erişmesini sağlayan yerleşik bir QR kodu içeriyor.

 

Teknoloji liderliğinin yanı sıra, dünyamız için daha fazla sürdürülebilirlik ve daha iyi bir gelecek sağlamaya odaklanan LG Electronics (LG) ve yüksek verimli cihazları, yeni E-etiketinin daha katı standartlarını tam olarak karşılayabiliyor.

 

LG’den Dünya’ya ESG Taahhüdü

Çevre yönetimini son derece ciddiye alan LG, dünya kaynaklarını korumaya ve kirlenmesini azaltmaya yardımcı olmak için tasarlanmış bir dizi ESG (Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim Programı) uyguluyor. LG 2019'da, 2030 yılına kadar Sıfır Karbon girişimini duyurmuş ve 2030 yılına kadar tüm küresel operasyonlardan net sıfır karbon emisyonu elde etmeyi taahhüt etmişti. Şirket, tüm iş alanlarında tutarlı, sistematik bir yaklaşımla hedefine ulaşmayı planlıyor.

 

LG'nin sürdürülebilir bir gelecek arzusunu teşvik etme ve paylaşma yollarından biri olarak, kıyafet atıklarıyla ilgili çevresel sorun hakkında farkındalık yaratan #CareForWhatYouWear kampanyası gösterilebilir. Kampanya tüketicileri, dayanıklı, çevreye duyarlı giysiler satın alarak, giysileri yeniden tasarlayarak ve artık kullanılmayan eşyaları giyebilecek kişilere aktararak durumu iyileştirmek için üzerlerine düşeni yapmaya davet ediyor. LG ayrıca, #CareForWhatYouWear'ın bir parçası olarak NET-A-PORTER ile işbirliği yaparak doğal, makinede yıkanabilir malzemelerden yapılmış, düzgün bir şekilde bakıldığında uzun yıllar dayanacak sürdürülebilir bir moda çizgisi yarattı.

 

Daha Sürdürülebilir Bir Çamaşır Odası

LG’nin çamaşır yıkama çözümleri, tüketicilerin sevdikleri giysilerin ömrünü uzatmak için yalnızca kumaş hasarını2 azaltarak değil, aynı zamanda birçok rakip üründen daha az elektrik ve su kullanarak doğayla daha fazla denge kurulmasına yardımcı oluyor.

 

Örneğin, AI DD™1 içeren çamaşır makinesi, kumaşların ağırlığını ve yumuşaklığını algılayıp, çamaşırları temizlemek için en uygun yıkama programını seçerken giysilerin ömrünü uzatmak için yüzde 18 daha fazla kumaş koruması da sunuyor. TurboWash™ 3603 ile makine, performanstan veya kumaş bakımından ödün vermeden enerji tüketimini yüzde 28, çevrim sürelerini ise yüzde 38 (geleneksel çamaşır makinelerine kıyasla) azaltıyor4.

 

Şirketin DUAL Inverter Heat Pump özellikli kurutucusu, gereksiz aşınma ve yıpranmayı önlemek için düşük sıcaklıkta kurutma kullanarak giysilerin iyi durumda tutulmasına da yardımcı oluyor. Ek olarak bu cihaz, minimum çevresel etkisinin tanınmasıyla dünyada TÜV Rheinland’dan5 Yeşil Ürün sertifikası alan ilk kurutucu oldu. LG’nin kendi Eco Hybrid™ teknolojisi6 ile donatılan kurutucu, enerji kullanımını yüzde 15 (Enerji modu) azaltıyor, sürelerini yüzde 18’e kadar kısaltıyor (Zaman modu).

 

Bu arada, LG Styler giysi yönetimi gardırobu, hassas bakıma ihtiyaç duyan ferahlatıcı giysiler için ideal çözüm sunuyor. Saf buhar parçacıkları kullanarak kokuları nazikçe gideriyor, kırışıklıkları7 azaltıyor ve ev tozu akarlarının, bakterilerin ve virüslerin8 yüzde 99,9'undan fazlasını gideriyor. Çevre bilincine sahip bir ürün olan benzersiz Styler, çalışma sırasında hiçbir kimyasal madde kullanmadan yalnızca su kullanıyor. LG’nin Inverter Heat Pump™ özelliği sayesinde mükemmel enerji verimliliği sağlıyor ve kabin içinde üretilen sıcak, nemli havadan ısıyı geri dönüştürerek enerji tüketimini azaltıyor.

 

Daha Yeşil Bir Mutfak İçin Enerji Tüketimini ve Gıda İsrafı En Az Seviyede

LG ayrıca yüksek kaliteli, E-etiketli buzdolapları ile tüketicilerin mutfakta daha sürdürülebilir bir yaşam tarzının keyfini çıkarmalarına yardımcı oluyor. Verband Deutscher Elektrotechniker (VDE) tarafından 20 yıldır9 çalıştığı doğrulanan Inverter linear Compressor™ özelliğine sahip olan LG’nin gelişmiş buzdolapları, enerji tüketimini yüzde 32'ye10 kadar düşürürken olağanüstü dayanıklılık sunuyor.

 

LG’nin InstaView ™ Door-in-Door™, LINEARCooling™ ve DoorCooling+™ sistemleri yiyecekleri daha uzun süre korumaya yardımcı oluyor, tazeliği artırıyor ve ailelerin evdeki gıda israfını azaltmalarına ve aynı zamanda market faturalarından tasarruf etmelerine yardımcı oluyor. LINEARCooling yiyeceklerin bozulmasının ana nedeni olan sıcaklık dalgalanmalarını en aza indiriyor11. Aynı zamanda DoorCooling+, stratejik olarak konumlandırılmış12 bir havalandırma deliğinden güçlü hava akışı dağıtarak buzdolabının kapı alanına hızlı soğutma sağlıyor ve kapı raflarında saklanan herhangi bir şeyin vaktinden önce bozulmasını önlüyor.

 

LG, iyi ESG yönetimi ve verimli ürün ve teknolojilerin geliştirilmesiyle desteklenen küresel bir strateji aracılığıyla, gezegeni korumak ve gelecek nesiller için daha iyi bir yarın sağlamak için üzerine düşeni yapıyor.

 

 

 

1 AI Direct Drive işlevi üç programda mevcuttur (Pamuklu, Karışık Kumaş, Kolay Bakım)

2 Mart 2019'da Intertek tarafından, 2 kg iç çamaşırlı Pamuk programı ile LG geleneksel Pamuk programı karşılaştıran test edilmiştir (F4V9RWP2W ve FC1450S2W). Sonuçlar, yük kompozisyonuna ve çevresel faktörlere bağlı olarak değişebilir.

3 TurboWash39 programında mevcut

4 IEC 60456: sürüm 5.0'a göre Intertek tarafından test edilmiştir. TurboWash ile geleneksel Pamuk programına kıyasla 5 kg IEC yüklü TurboWash39 programı (F4V9RWP2W vs. FC1450S2W). Sonuçlar, gerçek kullanım koşullarında farklılık gösterebilir.

5 TUV Yeşil Ürün sertifikası: Yeşil Ürün Markası gereksinimleri, sosyal uygunluk, ürün güvenliği, tehlikeli maddelerin kısıtlanması ve kaynakların sürdürülebilir kullanımından oluşur.

– Uygulanabilir kurutucular yalnızca R290 kullanır.

6 Eco Hybrid: Intertek tarafından test edilmiştir, 9 kg IEC standart yük, R290 soğutucu kullanan bir kurutucuda Pamuk programı, Zaman ve Enerji Modu arasındaki karşılaştırma.

7 Yenileme dprogramı kullanmadan önce ve sonra karşılaştıran Kore Giyim Test ve Araştırma Enstitüsü (KATRI) tarafından onaylanmıştır.

8 Normal hijyen programı, bakteriler (Escherichia coli ve Staphylococcus aureus) ve virüsler (H3N2, H1N1, PEV, IBRV, ICHV, PEDV, MHV ve hCoV -229E) Sıhhi Ağır Hizmet döngüsü ile ev tozu akarlarının yüzde 99,9'unu azaltmak için İngiliz Alerji Vakfı (BAF) tarafından onaylanmıştır. 

9 LG invertör Lineer Kompresör FLA150NBMA ve LG pistonlu kompresör CMA121NAEM'in ortalama aşınma oranını karşılaştıran VDE testine dayanmaktadır. Test, LG’nin dahili hızlandırılmış 20 yıllık ömür testi protokolüne göre gerçekleştirildi. Aşınma oranı, her kompresör tipinin dahili bileşenlerinin boyutlarındaki ortalama aşınmanın bir sonucudur.

10 Geleneksel LG pistonlu kompresörlü buzdolabı ile karşılaştırıldığında. LG modeli GBB530NSCXE ile GBB530NSQWB arasındaki enerji tüketimini karşılaştıran VDE testine dayanmaktadır. ISO 15502 standardına dayalı enerji tüketimi testi.

11 LG'nin taze gıda bölmesinde LG modelleri Alt Dondurucu GBB72NSDFN (± 0,5C °), Fransız Kapı GF-L570PL (± 0,5C °), Yan Yana arasındaki ortalama tepeden tepeye sıcaklık dalgalanmasını ölçen LG'nin dahili test yöntemini kullanan UL test sonuçlarına dayanmaktadır. -Yan J811NS35 (± 0.5C °), Üst Dondurucu B607S (± 0.5C °) ve Üst Dondurucu B606S (± 1.0C °), yüksüz ve normal sıcaklık ayarında. Sonuçlar gerçek kullanımda farklılık gösterebilir.

12 Üst sepetteki suyun sıcaklığının DoorCooling + ve Non-DoorCooling + modelleri arasında düşmesi için gereken süreyi karşılaştıran LG'nin dahili test yöntemini kullanan UL test sonuçlarına dayanmaktadır. DoorCooling + kapı açıldığında duraklar.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

CHP Bağlar İlçe Başkanı Yavuz: “İktidar Yine Düşünmeden Milletimizi Zora Soktu”

Cumhuriyet Halk Partisi Diyarbakır Bağlar İlçe Başkanı Recep Yavuz, tam kapanma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak iktidar yine düşünmeden milletimizi zora soktu dedi.

CHP Diyarbakır Bağlar İlçe Başkanı Yavuz açıklamasında: “AKP iktidarı tam kapanma kararanı geç almakla beraber halkı, esnafı düşünmeden hareket etmiştir. Günü birlik para kazanan emekçilerimiz bu süreçte ne yapacak. Geçimini nasıl sağlayacak. Öte yandan işsizlik yüzünden 9 ay geçici işlerde çalışan vatandaşımız bu süreçte de ücretsiz izne gönderiliyor. Lebalep kongrelerin sonucunu bu millete ödetmeye ne hakkınız var? Güzel ülkemizde ekonomi yerle bir. İşsizlik rakamları almış başını gidiyor. Ama kimsenin umurunda değil.

En basit işlemleri bile yönetemeyen bir iktidar var. E-Devlet üzerinden alınan izinler sistem yoğunluğu yüzünden onaylanmıyor. Vatandaşımız mağdur. İl dışında olanlar evlerine dönemiyor. Böyle bir kararı zamanında alsaydınız milletimizde ona göre hareket ederdi. Ama tek adam rejimi burada da boy gösteriyor. İlk seçimde bu millet size yaşadığının hesabını soracaktır. Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidara taşıyacaktır” dedi.

 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir İl Başkanı Serkan Sarı: ‘Halkın kaynakları nasıl zayi ediliyor?’

Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir İl Başkanı Serkan Sarı, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nin, halkın kaynaklarının zayi edildiği çalışmalarını kamuoyuyla paylaştı.

Başkan Sarı, Sokağa çıkma kısıtlamasını fırsat bilen Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nin gizli saklı gece saatlerinde yıkım yaptığını açıkladı.

Konuya ilişkin olarak olay yerinde konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir İl Başkanı Serkan Sarı açıklamasında: "Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nin,Başçeşme Mezarlığının girişinde kendi yapmış olduğu tadilatı yıktığı haberi geldi. Dün yaptığını bugün yıkan Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin,yaptığı plansız yatırımlar sonucundaBalıkesir’in kaynaklarını nasıl zayi ettiğini hep birlikte görüyoruz. Bu yıkımı, sokağa çıkma yasağını fırsat bilerek gece saatlerinde yapmış olmaları da yıkımı halktan gizleme telaşı içinde olduklarını göstermektedir.

Başkan Sarı: "Kimin Aklı İle Yapıldı? Kimin Aklı İle Yıkıldı?"

Aylardır süren tadilatla yapılan düzenlemeler kimin aklı ile yapıldı, kimin aklı ileve niçin yıkıldı? Hangi amaçla yapıldığı ve hangi amaçla yıkıldığı belli olmayan; programsız, vizyonsuz yatırımların sonucunu halkımız bilmelidir. Şehrin kaynaklarını zayi etmek konusunda ısrar eden Balıkesir Büyükşehir Belediyesi için “21. İlçe Belediyesi” dediğimizde kızıyorlar ama bu, bir ilçe belediyesi düzeyinde bileprogram yapamayan, yatırımlarını planlayamayan, halkın kaynaklarını hesapsız bir şekilde ziyan eden bir yönetim ile karşı karşıya olduğumuz gerçeğini değiştirmez. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim yapmış olduğumuz açıklamalardan sonra, Büyükşehir Belediyesinin ihale ettiği Başçeşme Mezarlığı Revizyon Projesi ile ilgili olarak Karesi İlçe Belediye Başkanı Dinçer Orkan açıklama yapmış ve burada herhangi bir kamu zararı olmadığını beyan edip, müteahhitin bu zararı karşıladığını dile getirmiştir. Bu yeterli değildir; biz, bu konuda ihaleyi yapan ve projenin sorumlusu olan Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz'dan daha açıklayıcı bir bilgi paylaşmasını talep ediyoruz. Bu proje 29.03.2021 tarihinde teslim edilmesi gereken bir proje neden hala teslim edilmiş değil ? Çizilen projeye bakıldığında planlamanın doğru olmadığı konun uzmanları tarafından net bir şekilde anlaşılabilmektedir, buna rağmen çizilen projeyi uygulayan müteahhitin hatasıymış gibi lanse edilmesi ne kadar doğrudur ? Şehrimizi yap boz tahtası gibi vizyonsuz bir şekilde yönetilmesinin sonuçlarını hep birlikte görüyor ve bedelini birlikte ödüyoruz. Bölgede yıllardır var olan ağaçları da keserek yok edilmesi de ayrı bir tartışma konusudur.  Konu hakkında ayrıntılı açıklama yapılarak kamuoyunun bilgilendirileceğini umut ediyoruz. Daha önce de Turan Caddesi üzerinde yapılan yol çalışmalarında yağmur drenaj hattı yapmayı unutmuşlar ve bu vizyonsuzluk sebebiyle bütün kaldırımlar kırılarak yeniden yapılmıştı; o zaman da yine müteahhit firmanın bu zararı karşıladığı! dile getirilmişti. Buradan anlaşıldığı üzere müteahhit firmalar ile öyle bir “yüksek kar marjı” ile çalışılıyor ki bütün proje yıkılarak yeniden yapılıyor ama firma zararı doğmuyor!  Yapmış olduğumuz açıklamalar hiç kimsenin arasına fitne sokmak amacı ile yapılmış açıklamalar değildir. Açıklamalarımızın amacı, Balıkesir’in kaynaklarının ve halkın vergilerinin nerelerde, nasıl zayi edildiğinin hesabının verilmesini sağlamaktır.

Sormaya Devam Edeceğiz

 Bugün çarşıdaki esnafımız,fabrikadaki işçimiz, sokaktaki emekçimiz,market market dolaşıp indirim takip eden emeklimiz, üniversite bitirip iş bulamayan gençlerimiz bir dilim ekmek derdi ile mücadele ederken,kaynaklarını bu kadar müsrifçe ziyan eden bir yönetim herhalde Türkiye'nin başka bir yerinde yoktur. Yapılan plansız, programsız yatırımları eleştirmek ve bunları Balıkesir kamuoyuyla da paylaşmak bizim görevimizdir. Bundan sonra kentimizi yönetenler belki en azından halkın görüşlerini alır; ahbap çavuş ilişkileri ile değil, alanlarında uzman kişilerle çalışarak plan ve program dâhilinde yatırımları planlarlar. Bu yönetim tarzı ile sadece şu “tadilat yap-yık-yeniden yap” tipi iş yapış belki on binlerce, belki yüz binlerce lira kaybedilmiş durumda. Bu paralar; halkımızın parasıdır, Balıkesirlilerin kaynağıdır; bu kaynakları zayi edenlerden hesap sormaya devam edeceğiz.” dedi.

 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Blablacar, Mobilize, Ratp ve Uber, sürdürülebilir mobilite için güçlerini birleştiriyor

"Mobilite360" projesi için iş birliğine giden BlaBlaCar, Mobilize (Renault Grubu’nun mobilite markası), RATP ve Uber, (Boston Consulting Group desteğiyle) şehir içi mobilite için yeni bir manifestoya imza attı.  Şirketler, bu manifesto ile sürdürülebilir mobilitenin geliştirilmesine dönük ortak vizyon, yöntem ve kararlılıklarını paylaşırken, kullanıcıların, şehirlerin ve operatörlerin ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor. 

 

Günümüzde yeni mobilite hizmetlerinin kullanımının yaygınlaşması ve servis sağlayıcılar ile kamu arasındaki diyalog eksikliği de göz önünde bulundurulduğunda, bu dört ana mobilite aktörü, dört temele dayanan yeni bir şehir içi mobilite vizyonu ortaya koydu:
 

  • Ulaştırma sistemlerinden kaynaklanan kirliliği ve hizmet filolarının ve operasyonlarının karbon ayak izini azaltarak çevresel etkiye olumlu katkı sağlamak
  • Kamusal alanların optimum kullanımı ve daha az yoğunluğa sahip şehirleri teşvik ederek yaşam kalitesini iyileştirmek
  • Uygun ve erişilebilir teklifler geliştirerek herkesin mobiliteden faydalanabilmesinin sağlanması
  • Emniyetli, güvenilir ve kullanımı kolay bir ulaştırma sistemi sunarak kullanıcı deneyimini iyileştirmek 

 

Geniş bir uzmanlık yelpazesini bir araya getiren “Mobilite360” üyeleri, yeşil ve paylaşımlı ulaşımın benimsenmesini teşvik etmek için yeni altyapıların oluşturulması ile ilgili çalışmalar yapmayı planlıyor. Üyeler aynı zamanda ilk kilometreden son kilometreye talebe bağlı paylaşımlı mobilite hizmetlerini ve tamamlayıcı hizmetleri keşfederek yoğunluğun olmadığı saatlerde, gece de dahil olmak üzere hizmet sürekliliğini sağlamak istiyor. “Mobilite360” üyeleri kısa vadede, şehirde çeşitlilik içeren, daha esnek ve daha yeşil bir mobilite imkânı sunan bir deneyim başlatmak istiyor.

 

“Mobilite360” proje üyeleri amaçlarını gerçekleştirmek için, operatörler ve kamu yetkilileri arasında daha yaygın ve organize bir diyaloğa dayanan daha iş birlikçi bir yaklaşım getiriyor. Bu yaklaşım aynı zamanda bilgi ve uzmanlığın teşvik edilip denetimli paylaşılması ile inovatif mobilite çözümlerinin ortak inşası temel alıyor. 

 

Şehir içi mobilite manifestosu ile 4 üye, mevcut mobilite sistemlerinin dönüşümü ve kamu yetkilileriyle iş birliği içerisinde tüm yolcular için zengin ve inovatif bir teklifin gelişimi için birlikte çalışma kararlılığı hayata geçiyor. Manifestoyla birlikte karbon içermeyen refah seviyesi yüksek ve daha kapsayıcı şehirler hedefleniyor.

 

Mobilize Genel Müdürü Clotilde Delbos: “Otomotiv dünyası değişiyor. Kullanıcılar daha esnek mobilite çözümleri arıyor ve şehirler otomobillerin ayak izini azaltmak istiyor. Mobilize, sektörde kendini bu dönüşüme adamış olan bir aktör. Ayrıca “Mobilite360” projesine katılmak ve bir yandan sürdürülebilir otomobil kullanımını destekleyerek optimize ederken, diğer yandan da çevresel etkisini azaltmak amacıyla ortaklarımızla çalışmak için sabırsızlanıyoruz.”

 

Uber Fransa Genel Müdürü Laureline Serieys: “Birlikte şehir içi mobilitenin enerji dönüşümünü hızlandırmak, ‘Mobilite360’ projesinin kurucu temellerinden biridir. Bu kolektif proje sayesinde Uber şehirlere ve kullanıcılara yeni çözümler sunabilecek. Bu proje sürdürülebilirlik stratejimiz ve bundan birkaç ay önce duyurmuş olduğumuz 2025 itibarıyla elektrikli araçlarımızın oranını yüzde 50’ye çıkarma planımız ile tamamen örtüşüyor.”

 

BlaBlaCar kurucu ortağı ve CEO’su Nicolas Brusson: “Koltukları boş bir şekilde seyreden otomobiller inanılmaz bir potansiyel içeriyor. Her gün 17 milyon sürücü tek başına yollarda seyahat ediyor ve bu da 40 milyon boş yer demek! 'Mobilite360' projesi ile, otomobil paylaşımını büyük ölçekte gerçek bir paylaşımlı ulaşım seçeneğine dönüştürmek istiyoruz.”

 

RATP Grubu Strateji, İnovasyon ve Gelişim Başkanı Marie-Claude Dupuis: “Bugün deklare etmekte olduğumuz manifesto, RATP Grubu’nun kendini akıllı, insancıl ve sürdürülebilir şehirler için tercih edilen, yeni fikirlere açık ve kentsel modellerde gerekli değişiklikleri yapmaya özen gösteren bir ortak olarak konumlandırma yaklaşımıyla uyumlu. İşte bu yüzden kamu yetkililerine şehirleri daha sürdürülebilir, kapsayıcı ve keyifli hale getirecek tüm araçları sağlamak için uzmanlık bilgimizi sunuyoruz.”

 

“Mobilite360” projesi hakkında

“Mobilite360” projesi şehir içi mobilitenin dört ana aktörü tarafından oluşturulmuş bir fikir ve çalışma grubudur: BlaBlaCar, Mobilize, RATP Grubu ve Uber (Boston Consulting Group desteğiyle).

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Türkiye 7 saat 29 dakika ile Dünya ortalamasının üzerinde internet kullanıyor

Dünyada internet kullanımı yıllar içinde daha fazla yaygınlaşırken, 2020 yılında bu sayının 4 milyar 538 milyona ulaştığı kaydedildi. 2015 yılı verileri incelendiğinde ise internet kullanıcılarının 2 milyar 831 milyon olduğu gözlendi.

Ajans Press’in, WeAreSocial verilerinden elde ettiği bilgilere göre, globaldeki internet kullanıcı sayıları belli oldu.2020 yılındaki internet kullanıcılarının 4 milyar 538 milyon olduğu kaydedildi. İnternet kullanımı yıllar içinde daha fazla yaygınlaşırken, 2015 yılında ise bu rakam 2 milyar 831 milyon, 2018 yılında 3 milyar 753 milyon olduğu kaydedildi. İnternette geçirilen günlük sürenin dünya ortalaması ise 6 saat 43 dakika olurken, Türkiye’de bu sürenin 7 saat 29 dakika olduğu gözlendi. Böylelikle Türkiye’de internette geçirilen günlük süre dünya ortalamasının üzerinde yer aldı. En çok internette vakit geçiren ülke ise 9 saat 45 dakika ile Filipinler oldu. Telefondan internete girenlerin oranı da bir hayli yüksekken; 4 milyar 18 milyonun mobil internet kullandığı saptandı.

Medya takip kurumu Ajans Press, internet ile alakalı basına yansıyan haber adetlerini inceledi. Ajans Press’in dijital basın arşivinden derlediği bilgilere göre 2020 başından itibaren internet ile alakalı basına 217 bin 442 haber yansıdığı tespit edildi. Oldukça yoğun haber çıkışı görülürken, COVİD-19 ile birlikte birçok şeyin online şekilde ilerlemesi internetin ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu. Böylelikle e-ticaret siteleri ile alakalı çıkan haber adedi ise 24 bin 895 olurken, online alışverişlerle birlikte hayatımızda son 1 yıldır büyük önem taşıyan kuryelerin basında yer alma adedi ise 5 bin 186 olarak görüldü.

 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı